BİRSU KOÇ-EGETELGRAF/ Yeni Parti İzmir İl Örgütü Cumhuriyet Meydanı’nda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla çelenk bırakma töreni düzenlendi. Törene Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve Yeni Partili Belediye Başkanları,Yeni Parti temsilcileri ve çok sayıda İzmirli katıldı. Çelenk sunma töreninin ardından Saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın anlam önemine ilişkin açıklamalarda bulunan Çağatay Güç 30 Ağustos'un bağımsızlık ve millet iradesinin simgesi olduğuna dikkat çekerek, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durumu değerlendirdi. YENİ Parti’nin milletin isteği doğrultusunda ortaya çıktığını savunan Güç, partinin Türkiye’nin geleceği ve gençlerin umudu olduğunu dile getirdi.
“BASKILARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin konuşan Güç, yerel seçimlerle başlayan süreçte ülkesini seven insanlara yönelik baskıların arttığını öne sürerek, “Yerel seçimler süreciyle başlayan, bizlere olan, ülkesini seven insanlara olan baskının bugünlere geldiğine hepimiz şahitlik ettik. O dönemlerde kazanacağımız zafer, bizlerin kazanacağı zaferler sonrasında birileri tarafından yapılan planla birlikte ilk önce Cumhurbaşkanı adayımıza büyük bir baskı ve iftiralarla süreç yürütüldü” ifadelerini kullandı. Söz konusu girişimlerin sonuç vermemesi üzerine belediye başkanları üzerinden yeni bir süreç yürütüldüğünü iddia eden Güç, “Baktılar ki bu iş de yürümüyor, sonra belediye başkanlarımızı baskıyla, tehditle değişmeye, oradan da onların yerel gücüyle o değişime çalıştılar yine olmadı” diye konuştu.

“YENİ PARTİ MİLLETİN İSTEĞİYLE OLUŞTU”
Güç, yaşanan sürecin AK Parti hükümeti ve adli makamlarla bağlantılı şekilde yürütüldüğünü savunarak CHP yönetimine yönelik de eleştirilerde bulunan Güç, “AK Parti hükümeti tarafından, adli makamlarca beraber bir darbe girişimi ve maalesef CHP mutlak yönetimi tarafından ele alındı. AK Parti aparatlığı yapan, AK Parti'nin temsilciliğini yapan, ülkeye hiçbir faydası olmayan ve AK Parti ne derse onu yapan mutfak yönetimi tarafından ele alındı” dedi. YENİ Parti’nin ortaya çıkışının milletin talebiyle gerçekleştiğini söyleyen Güç, “YENİ Parti milletin isteğiyle oluşmuştur. YENİ Parti ülkenin geleceğidir, gençlerin umududur, YENİ Parti umuttur” ifadelerini kullandı.
“30 AĞUSTOS, BİR MİLLETİN KADERİNİ REDDETMESİDİR”
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güç, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak zaferin bağımsızlık mücadelesindeki önemine vurgu yaptı. Güç, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; milletimizin bağımsızlık iradesini tarihe altın harflerle yazdırdığı 30 Ağustos Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünü büyük bir gurur ve minnetle kutluyoruz” dedi. 30 Ağustos’un yalnızca askeri bir zafer olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güç, “30 Ağustos; bir milletin kendisine biçilen kaderi reddetmesidir. 30 Ağustos; esarete karşı bağımsızlığın, teslimiyete karşı cesaretin, umutsuzluğa karşı inancın zaferidir ve 30 Ağustos, bütün imkansızlıklara rağmen; ‘Bu vatan bizimdir, bu milletin kaderine yine bu millet karar verecektir’ diyenlerin zaferidir” diye konuştu.
“MİLLETİN İNANCI, İMKANSIZLIKLARIN ÖNÜNE GEÇTİ”
Büyük Taarruz’un başladığı dönemde Anadolu’nun uzun yıllar süren savaşların ardından yorgun durumda olduğunu, imkanların kısıtlı bulunduğunu ve ülkenin birçok bölgesinin işgal altında olduğunu ifade eden Güç, buna rağmen bağımsızlık mücadelesinin sürdürüldüğünü söyledi. Güç, “Büyük Taarruz başladığında Anadolu yıllardır savaşın içindeydi. Millet yorgundu. İmkânlar sınırlıydı. Memleketin dört bir yanı işgal altındaydı. Ama Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının elinde, bütün bunlardan çok daha güçlü bir şey vardı: Milletine olan sarsılmaz inancı” ifadelerini kullandı. Güç, Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlandığını belirterek mücadelenin İzmir’in kurtuluşuna uzanan sürecin de önünü açtığını belirtti
“MİLLETİN İRADESİNE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”
30 Ağustos’un 104 yıl sonrasında da taşıdığı mesajın önemini koruduğunu ifade eden Güç, milletin geleceğine başkalarının karar veremeyeceğini söyledi. Güç, “Bu milletin geleceğine başkaları karar veremez! İşte bugün, 104 yıl sonra, bize düşen görev yalnızca o büyük zaferi kutlamak değildir. Bize düşen; 30 Ağustos'un ruhunu anlamak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara taşımaktır” diye konuştu. 30 Ağustos’un temelinde milletin bağımsızlık iradesinin bulunduğunu belirten Güç, bugün de aynı iradenin korunması gerektiğini dile getirdi.
“CUMHURİYET ADALETİN VE LİYAKATİN TEMİNATIDIR”
Cumhuriyetin yalnızca bir yönetim biçimi olarak görülmemesi gerektiğini savunan Güç, Cumhuriyetin adalet, hukuk, liyakat, eşitlik ve millet iradesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Güç, “Milletimizin bağımsızlık iradesiyle kurulan Cumhuriyetimiz ise; yalnızca bir yönetim biçimi değil, adaletin, hukukun, liyakatin, eşitliğin ve millet iradesinin en güçlü teminatıdır” dedi. Türkiye’nin güncel sorunlarına da değinen Güç, milyonlarca vatandaşın ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Güç, “Bugün ülkemizin yaşadığı sorunlar karşısında bizim sorumluluğumuz tam da burada başlamaktadır. Çünkü bugün milyonlarca vatandaşımız yoksulluğa mahkûm edilmiş durumda. Emekçilerimiz, borç içinde yaşamaya mahkûm ediliyor. Emekliler ise sefalet içinde yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. Çiftçilerin ekonomik sorunlar yaşadığını ve üretim araçlarını satmak zorunda kaldığını savunan Güç, adalete duyulan güvenin de zarar gördüğünü belirtti.

“YOKSULLUĞA VE UMUTSUZLUĞA MAHKUM BİR TÜRKİYE’Yİ KABUL ETMİYORUZ”
Türkiye’de yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunların kabul edilemez olduğunu dile getiren Güç, gençlerin de umutsuzluğa mahkum edilmemesi gerektiğini söyledi. Güç, “Biz milletimizi yoksulluğa, adaletsizliğe ve umutsuzluğa mahkûm eden böyle bir Türkiye’yi kabul etmiyoruz! Çünkü bu millet yoksulluğa mahkûm değildir” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin herhangi bir kişi, makam veya siyasi anlayışın mülkü olmadığını vurgulayan Güç, “Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir kişinin, hiçbir makamın, hiçbir siyasi anlayışın mülkü değildir. Türkiye Cumhuriyeti 86 milyonundur! Devlet milletindir. Vatan milletindir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELEMİZ CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN”
YENİ Parti’nin kuruluş amacının Cumhuriyet’e ve millet iradesine sahip çıkmak olduğunu belirten Güç, çocuklara umutla bakabilecekleri bir Türkiye bırakmayı hedeflediklerini söyledi Güç, “Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir. Bizim mücadelemiz; Cumhuriyetimize sahip çıkmak, milletimizin iradesini savunmak ve çocuklarımıza yeniden umutla bakabilecekleri bir Türkiye bırakmak içindir” diye konuştu. YENİ Parti’nin bu sorumluluk anlayışıyla kurulduğunu ifade eden Güç, Türkiye’nin yeniden üretim ve kalkınma gücüne kavuşabileceğine inandıklarını belirten Güç Biz YENİ Parti'yi işte bu sorumlulukla kurduk. Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabileceğine inanıyoruz. Türkiye'nin yeniden üretebileceğine, yeniden kalkınabileceğine, adaletin yeniden tesis edilebileceğine, gençlerimizin yeniden hayal kurabileceğine inanıyoruz” dedi. Güç, partinin siyasi anlayışını ise millet, Cumhuriyet ve Atatürk üzerinden tanımladı.
“HEP BİRLİKTE AYDINLIK YARINLARA YÜRÜYECEĞİZ”
Konuşmasının son bölümünde YENİ Parti’nin hedefinin toplumun farklı kesimleriyle birlikte hareket etmek olduğunu belirten Güç, gençlerden kadınlara, emeklilerden işçilere, çiftçilerden esnaflara kadar toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu. Güç, “Bizim mücadelemiz, milletimizle birlikte çıktığımız büyük bir umut yürüyüşüdür. Bu yürüyüşte kimseyi geride bırakmayacağız. Gencimizle, kadınımızla, emeklimizle, işçimizle, çiftçimizle, esnafımızla; bu ülkenin geleceğine inanan herkesle omuz omuza yürüyeceğiz” dedi. 104 yıl önce Türk milletinin kendi kaderini değiştirdiğini hatırlatan Güç, bugün de aynı iradenin mevcut olduğunu savunarak “Çünkü 104 yıl önce bu millet nasıl kendi kaderini değiştirdiyse; bugün de değiştirecek iradeye sahiptir! Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki birbirimizden vazgeçmeyelim. Yeter ki milletimizin gücüne inanalım. Ve yeter ki Cumhuriyetimize sonuna kadar sahip çıkalım!” ifadelerini kullandı.
“İZMİR HİÇBİR ZAMAN BOYUN EĞMEDİ”
30 Ağustos mesajını İzmir’den vermenin kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Güç, kentin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çekti. Güç, “Bugün bu sözleri İzmir'de söylemenin ayrıca büyük bir anlamı vardır. Çünkü İzmir; Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz'un bağımsızlıkla buluştuğu şehirdir. İzmir, kurtuluşun şehridir. İzmir, Cumhuriyet'in şehridir. İzmir, Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürümekten hiçbir zaman vazgeçmeyenlerin şehridir” dedi. İzmir’in bundan sonra da boyun eğmeyeceğini söyleyen Güç, “Ve İzmir hiçbir zaman boyun eğmemiştir, bundan sonra da eğmeyecektir!” ifadelerini kullandı. Türkiye ve İzmir’de milletle birlikte yürütülecek “umut yürüyüşünün” ülkeyi aydınlık yarınlara taşıyacağına inandıklarını belirten Güç, “Türkiye’de ve İzmir’de, milletimizle birlikte çıktığımız bu umut yürüyüşü, ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacaktır! Buna inanıyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Ve bunu hep birlikte başaracağız!” diye konuştu. Güç, konuşmasının sonunda 30 Ağustos Zaferi’nin kazanılmasında emeği bulunan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanları andı. Güç, “Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Taarruz'un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Onların bize bıraktığı emanete sahip çıkacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.





