Memduh GÜNEY-EGE TELGRAF- Arkadaşlarıyla eğlenmek için Çeşme’ye tatile giden Veli Eren Atay, 15 Temmuz’da Karşıyaka’daki evinden çıktı. Anne Ebru Atay, gece saat 01.00’de en son kendisiyle konuştuklarını ve bir daha haber alamadıklarını söyleyerek, “Eren’in arkadaşları Eren’den gece gittikleri eğlence mekanında ayrıldıklarını ve belki başka biriyle vakit geçirmiş olabileceklerini söylüyor. Eren’in en son görüntüsü sabah saat 04.20’de. Sabaha karşı eğlence mekanından değil, Unique adası diye adlandırılan bir adadan çıkarken tek başına görüntüleniyor. Daha sonra Delikli Koy’da görülmüş. Sabaha karşı Delikli Koy’da gören arkadaşları ise oraya birlikte gitmediği Eren’i Karşıyaka’dan tanıyan arkadaşları. Bir arkadaşına telefonunu aradığını söylemiş ve birlikte aramışlar. Daha sonra arkadaşı ayaklarının ağrıdığını söylemiş ve çadır tarafına geçmiş. Eren ise orada kalmış. Arkadaşları daha sonra tekrar görmediklerini ifade ediyorlar. Farklı bir arkadaşı da en son sabah gördüğünü bir daha görmediğini söylüyor. Yani çocuğumu kimse görmüyor orada olduğunu bilen var ama ondan sonra ne olduğunu bilen yok” dedi.


SIR OLDU GİTTİ

Anne Ebru Atay piknik yapan bir ailenin Eren’i gördüğünü ifade ettiğini söyleyerek, “O ailede gidip ifade vermiş. O ailede Eren’in biraz etrafta dolandığını görmüş ama bir daha görmemişler. Yani benim çocuğum nereye gitti, birinin arabasına mı bindi, yeni birisiyle mi tanıştı, benim çocuğum kendinde değildi aldı kendini dağlara taşlara mı yürüdü, otostop mu çekti gitti kimse nasıl görmez? Hiçbir şey bilmiyoruz. Sır oldu gitti oğlum, kuş muydu uçtu, yer mi yarıldı içine girdi benim evladım?” diye belirtti.

BİZ ÇOCUĞUMUZU BULAMADIK

Sıradan bir aile olduklarını ve bu olayı anlatmanın bile çok zor olduğunu ifade eden Ebru Atay, “Elimiz kolumuz nereye uzanabilir? Emniyet güçleri bizim için gerçekten çok çalıştı. Kendi evlatlarını arar gibi aradılar ama benim çocuğum hakkında bir tane ipucu yok. Biz istiyoruz oradan bir aile ‘biz senin çocuğunu gördük, ben senin çocuğunu arabama aldım, çocuğunla konuştum’ desin. Ama öyle bir şeyde yok. Elimde fotoğrafları onları okşayıp öpüyoruz bulacağız diyoruz ama biz çocuğumuzu bulamadık” ifadelerini kullandı.

BÖLGEDE MOBESE KAMERASI YOK

Konuyla ilgili konuşan baba Mehmet Atay, konumla ilgili olarak “Yan yana zaten, aralarında ufacık bir yamaç gibi bir şey var koyları ayıran. Az önce eşimde bahsetti en son bir aile görüyor ardından orada başka bir kişi su da veriyor iki üç kişi oğlumuzu orada görüyor. Daha sonra köpekle yapılan aramalarda Eren’in kokusunun tespit edildiği söyleniyor anayolda. O noktadan sonrasını bilmiyoruz. Mobese kamerası da yok” dedi.

Alaçatı köprüsüne kadar bir tane bile kamera olmadığını söyleyen Mehmet Atay, “Kamera yok, lambada yok hiçbir şey yok. Bomboş bir yol orası. Yani zaten kamera ya da başka bir şey olsa bu olay çoktan çözülmüştü. Emniyet hala şehir içindeki bütün kameraları inceliyor. İzmir’den takviye bile geldi kameralar çok fazla olduğu için” diye belirtti.

NİYE KİMSE KONUŞMUYOR?

Çalılıkların, ormanın, denizin günlerce arandığını söyleyen Ebru Atay, “Her yer arandı ama bize bir kişinin demesi lazım ‘bu çocuğu şu arabaya binerken gördüm’ ya da ‘bu çocuğu şunu yaparken gördüm’ diye… Bize canlı bir şahit lazım. Emniyete yardımcı olacak canlı bir tanık lazım. Niye kimse konuşmuyor” diyerek sitem etti. Koya giderken ya da öğlen çıkarken birilerinin mutlaka görmüş olması gerektiğini söyleyen Mehmet Atay, “16 Temmuz’da oraya giden ailelere biz soruyoruz onlarda gördüklerini söylüyorlar. Öğlen yemeği vaktiydi diyorlar bu saat 11.00’de olabilir. O saatlerde o yoldan geçenler koya gidenler veya Ovacık yönüne gidenler görmüş olabilir. Ovacık yönünden Alaçatı’ya gidenler de görmüş olabilir. O saatlerde yüzlerce araba geçmiştir oradan çok kullanılan bir yol” dedi.

KİMSENİN GÖRMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Ebru Atay, Eren’in kaybolduğu pazar günü o bölgede birçok genç olduğunu belirterek, “Kimsenin görmemesi mümkün değil. Birileri mutlaka gördü. Biz herkesin emniyete ihbarda bulunmasını istiyoruz. Benim ve eşimin telefonu her yerde var. Biz mutlaka bir haber almak istiyoruz en ufak bir bilgi kırıntısı bile bize yeter. Devlet büyüklerine sesleniyoruz, Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz, bize yardımcı olacak herkese sesleniyoruz. 19 yaşındaki oğlum otuz gündür kayıp” dedi.

HER YERDE PAYLAŞILMASINI İSTİYORUZ

Dünya’nın çok büyük olduğunu ama bir o kadar da küçük olduğunu söyleyen Mehmet Atay, “Ankara’da her yerde olabilir. Mesela dün eşim İstanbul’un çok büyük bir yer olduğunu düşünerek oradaki tanıdıklarımızın da paylaşım yapmasını istedi. Birkaç kişi tarafından yanlış anlaşıldı bu durum. İstanbul’da kaybolduğu düşünüldü keşke öyle olsa. Biz sadece her yerde paylaşılmasını istiyoruz” diye belirtti.

EVDE KAÇMA DURUMU YOK

Evden ayrıldığı günü anlatan Ebru Atay, “O gün kahvaltımızı ettik bir ara fikri değişti ‘gitmeyeceğim’ dedi. Ondan sonra arkadaşlarıyla tekrar iletişim kurdu gitmeye karar verdi. Keşke gitmeseydi. Bir şort, bir mayo ve havlusuyla çıktı evden. Öyle valiz hazırlayayım evden kaçayım gibi bir durum yok evden öyle çıkmadı benim evladım” diyerek evden kaçtı iddialarına yönelik açıklamalara cevap verdi.

İHBAR MESAJLARINA FOTOĞRAF EKLEYİN

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de yardımcı olduğunu söyleyen Mehmet Atay, “Tunç Soyer geçen Twitter’da paylaşımda bulundu. Özellikle toplantılar yapıldı görüşmeler gerçekleştirildi. Tunç Soyer de Çeşme’ye geldi. AFAD ekipleri tekrar bakılmayan yerlere baktılar. Akşam aradılar herhangi bir gelişme olmadığını belirttiler” dedi. Emniyetle sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Mehmet Atay, “Bazen onlar kendileri arıyor bazen de biz arıyoruz. Biz bir ihbar aldığımı zaman kendilerine mutlaka iletiyoruz keza onlarda aynı şekilde yapıyor. İnsanlar benzetiyor bir şekilde yardımcı olmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde eşim belirtti mümkünse fotoğraf çekin diye. Fotoğraf olduğu zaman daha çabuk iletişim sağlayabiliriz diye düşündük. Tabi üç gün önce gören üç gün sonra arıyor mesela ona bir şey diyemem. Ama halk bize yardımcı olacak diye düşünüyorum” dedi.

İŞİNİ SEVİYORDU

Ebru Atay işini Eren’in işini sevmiyordu yorumlarına da cevap verdi. Ebru Atay, “’İşini sevmiyordu’ gibi yorumlar çıkıyor. İşini de seviyordu. Diş protez laboratuvarında çalışıyordu. Başlayalı üç dört ay olmuştu severek gidip geliyordu. Vaktinde kalkıyor, gidiyor ve geliyordu severek yapıyordu işini” dedi.

İHBARLAR GELECEĞİNE İNANIYORUM

Hiç kimseyi yargılamadıklarını söyleyen Ebru Atay, “Evladımın başına her ne gelmiş olursa olsun her ne kullanmış olursa olsun o benim evladım ve ben evladımın bulunmasını istiyorum. Onun haricinde hiçbir şey umurumda değil. Benim evladım bulunacak evladımı kimseye unutturmayacağım. İhbarlar gelecek inanıyorum hiçbir şey umurumda değil o bizim evladımız” dedi.

Muhabir: Yazar Silinmiş