Hüseyin DEMİR/EGE TELGRAF- Motor sporları, hız ve adrenalin denilince akla genellikle erkekler geliyor. Erkek egemen toplumda artık bu algıyı değiştiren bir isim var. 19 yaşındaki Sena Savaşer… Türkiye’nin ilk kadın Formula pilotu olarak pistlerde tarih yazıyor. Uluslararası yarışlarda elde ettiği başarılarla pistte tozu dumana katan Savaşer, sadece rakipleriyle değil, yıllardır süregelen önyargılarla da yarışıyor. “Hızın cinsiyeti yok” diyen genç pilot, Türk kadınlarını motor sporlarında gururla temsil ediyor ve kendi hikayesiyle genç kızlara ilham veriyor. Pistteki her viraj, ona “kadınlar da bu sporu yapabilir” mesajını güçlü bir şekilde veriyor. Formula ve spor dünyasında önyargıları kıran Sena Savaşer ile başarı yolculuğunu konuştuk.

Türkiye’nin ilk kadın Formula pilotu olarak ulusal ve uluslararası arenada yarışıyorsunuz. Bu deneyimle ilgili neler söylemek istersiniz?
Ulusal ve uluslararası arenada yarışmak bana hem pratik hem de perspektif kazandırıyor. Yurt dışında her şey performans üzerinden değerlendiriliyor; bu ortamda olmak teknik anlamda hızlı öğrenmeyi gerektiriyor. Türkiye’de yarıştığımda sporseverler tarafından destek ve dikkat hissediyorum. İki coğrafya arasındaki bu denge, beni hem bir sürücü hem de bir temsilci olarak olgunlaştırıyor. Genel olarak bu süreç, işimi nasıl daha profesyonelce yapmam gerektiğini öğretiyor.
MOTOR SESİYLE BÜYÜDÜM
Eski ralli pilotu babanız Fahrettin Savaşer’in kızı olarak motorsporlarıyla erken yaşta tanıştınız. Babanız sizin için bir rol model miydi? Motorsporlarındaki yetişmenizde genetik ve aile etkisi nasıl rol oynadı?

Babamın tecrübesi elbette etkili oldu. Onunla pistte olmak, temel disiplini ve işin mental tarafını erken yaşta görmemi sağladı. Ancak genetikten çok çevre ve maruziyetin daha belirleyici olduğunu düşünüyorum. Çocukken araba, motor sesi ve pistle iç içe olmak, spora erken ısınmayı kolaylaştırıyor. Aile desteği hem pratik imkanlar hem de moral açısından çok şey kattı; fakat sahada sonuçta performans konuşuyor.
ANALİTİK GÜÇ PİSTTE
Antalya Bilim Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği eğitiminizi sürdürürken Formula 1 Academy gibi hedefler peşindesiniz. Eğitim ve spor hayatınızı nasıl dengeliyorsunuz?
Programlı yaşıyorum. Haftalık bloklar hâlinde ders, antrenman ve dinlenme planları yapıyorum. Sınavlar, test günleri ve yarış haftaları için önceden esneklik yaratıp önceliklendirme uyguluyorum. Eğitim, bana analitik düşünme, veri okuma ve problem çözme becerileri kazandırıyor; bunlar pistte doğrudan karşılık buluyor. Zor ama mümkün. Doğru planlama ve destekle ikisini birlikte yürütüyorum.

İLHAM SENNA, KİMLİK SAHADA
Kadın pilot kimliğiniz ve Ayrton Senna’ya olan isim benzerliğiniz nedeniyle dikkat çekiyorsunuz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
İsim benzerliği ilgi çekici; Ayrton Senna motorsporları için çok büyük bir figür ve benim için de önemli bir ilham kaynağı olmuştur. Bu durumu hoş bir rastlantı olarak görüyorum. Pistte beni tanımlayan şey ismim değil, ortaya koyduğum performans. Kadın pilot kimliğim ise beni her zaman motive ediyor. Bu alanda var olmak yeni kapılar açıyor ve bunun sorumluluğunu taşımayı seviyorum.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI
Kariyer hedefleriniz ve planlarınız neler? Önümüzdeki yıllarda hangi adımları atmayı düşünüyorsunuz?
Kısa vadede F4 serisinde istikrarlı sonuçlar almak ve yarış başına düzenli gelişim göstermek istiyorum. Orta vadede daha üst kategorilere adım atmak, uluslararası yarış tecrübesi kazanmak ve ekip çalışmasını derinleştirmek hedeflerim arasında. Her adımı veriyle ve ekip desteğiyle planlıyorum. Aceleci değil, sürdürülebilir bir ilerleme peşindeyim.

ÖNYARGILARI FRENLİYOR!
Spordaki toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerine düşünceleriniz nelerdir? Başarılarınızla kadınlara öncülük ediyorsunuz. Bu konuda neler paylaşmak istersiniz?
Eşitsizlik halan konuşulan bir konu, ancak sahadaki gerçeklik performansla değişiyor. Kadın olmanın dezavantaj olmadığı; yetenek ve çalışmayla bu alanda yer alınabileceğini göstermek önemli. Tavsiyem; ağ kurmaları, mentör bulmaları ve sabırlı olmaları. Sonuçlar zamanla geliyor. Başarı tek başına kazanılan bir şey değil; çevre ve destekle büyüyor.
Son dönemde Türkiye’de motorsporlarına ilgi artıyor. Dijital platformların bu gelişimdeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dijital mecralar gerçekten fark yaratıyor. Üretilen içerikler görünürlüğü artırıyor ve yeni bir izleyici kitlesi kazandırıyor. Bu ilginin yatırımları ve sponsorluk bilincini harekete geçirdiğini düşünüyorum. Ancak sürdürülebilir büyüme için planlı projelere ve uzun vadeli desteğe ihtiyaç var. Yerel kulüplerin, pistlerin ve gençlik programlarının güçlenmesiyle bu ilgi kalıcı bir dönüşüme evrilebilir.
F4 araçlarını test ettiniz ve Jason Tahincioğlu’ndan tavsiyeler aldınız. Araç hakimiyeti ve denge kontrolü konusundaki deneyiminiz nasıldı?
F4 araçları oldukça hassas tepkiler veriyor; fren, gaz ve yönlendirme arasındaki denge çok ince. Jason Tahincioğlu’nun paylaştığı tavsiyeler, araçtaki küçük ayarların ve hassas farkındalıkların performansı nasıl etkilediğini anlamamda çok faydalı oldu. Testlerde dengeyi korumak ve limitleri doğru okumak üzerine çalışmak, yarışta daha net ve rahat karar almamı sağladı.

TEKNOLOJİYLE YARIŞ
Mika Hakkinen–Michael Schumacher rekabetini izlemiş bir nesil olarak, günümüzdeki modern araçlar ve pistlerle oluşan rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçmişteki rekabetler tarihe geçti, ancak bugünün yarışları da kendi dinamiğini oluşturuyor. Teknoloji, veri analizi ve aerodinamik gelişmeler rekabeti farklı bir boyuta taşıdı. Yeni pistler ve genç yetenekler sahaya taze bir vizyon getiriyor. Benim için dönemden bağımsız olarak değişmeyen şey; yarış ruhu ve takım çalışmasının önemi.
YATIRIM ŞART
Türkiye’de Formula pistlerinin sayısı sınırlı. Sizce yeniden Formula yarışları düzenlenebilir mi ve bunun etkisi ne olur?
Mümkün, ancak ciddi bir yatırım ve süreklilik gerektiriyor. Uluslararası yarışların geri gelmesi; altyapı, sponsorluk ve doğru yönetim planına bağlı. Böyle bir gelişme, genç sporcular için büyük bir motivasyon ve görünürlük sağlar. Pist sayısının artması sporcu sayısını da doğrudan artırır; bu da uzun vadede daha fazla yetenek anlamına gelir.
Spora, Formula’ya ve hayata dair gençlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Merak edin, denemekten korkmayın ve yaptığınız işi ciddiye alın. Kısa yoldan başarı beklemeyin; istikrar ve disiplin zamanla birikim sağlar. Sponsor desteği arayın, ağınızı kurun ve keyif aldığınız işi sürdürün. Sonuçlar, sabırla çalışıldığında mutlaka gelir.





