Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın ev sahipliğinde ve ABD Başkanı Donald Trump’ın davetiyle gerçekleştirilen “Barış İçin Şarm el-Şeyh Zirvesi” sonrası dönüş yolunda uçakta açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Gazze’deki insani durum, görev gücünün yapısı ve uluslararası destek sürecine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
GAZZE’DE GÖREV GÜCÜ VE MEHMETÇİK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmetçik’in Gazze’ye gidip gitmeyeceğine dair soruya yanıt verirken, görev gücünün yapısına dair değerlendirmelerin devam ettiğini belirtti:
“Görev gücünün yapısına dair değerlendirmeler şu anda devam ediyor. Gazze'de yapılması gereken çok kritik işler var. Gerek inşa gerek ihya konuları önemli. İnşa işleri ile ilgili ‘Kimler bizimle beraber rol üstlenebilir?’ konusunu ele aldık. Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz. İhya olayında da ‘Neleri birlikte yapabiliriz?’ konusunu da liderlerle yaptığımız ikili görüşmelerde konuştuk. Aldığımız ilk izlenimler fena değil. Onlar da ‘Biz burada rolümüzü üstleneceğiz’ diyorlar. İnşallah verilen sözler yerine gelir. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın başta olmak üzere arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşecek. Ben de liderlerle temas halinde olacağım. ‘Bu süreci nasıl işletebiliriz?’ bunun üzerinde duracağız. Şu anda orada çadırlar var. Herhalde bu insanların sürekli çadırlarda yaşayacak halleri yok. Arkadaşlarıma da söyledim. ‘Elimizdeki mevcut konteynerleri gerekirse biz bölgeye sevk edelim.’ dedim. Bu kış mevsiminde bu konteynırlarla onları çok daha farklı bir imkana kavuşturmuş olalım diye düşünüyoruz. AFAD'ımız bu konuda büyük bir yükü sırtlanmış olacak. Türkiye, barışın yanında ve bu süreci de öyle işletecek. Gazze'de bir barış düzeninin kurulması için fevkalade heyecanlıyız. Burada Dışişleri Bakanım, İstihbarat Başkanım özellikle bölgedeki muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. Beraber ne yaparız, nasıl yaparız bunun çalışmalarını sürdürüyorlar.”

ULUSLARARASI DESTEK VE İNSANİ YARDIM
Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’ye insani yardımları hakkında da bilgiler verdi: “Gazze’deki görev sürecinde Türkiye büyük devlet olmanın ötesinde aslında insanlığın vicdanıdır. Bizim elimiz dünyanın neresinde bir mazlum varsa oraya uzanır. İsrail saldırıları devam ederken bile yardımlarımızı biz bölgeye sevk ettik. Mısır’daki depoları doldurduk, beklemedik. Ateşkesin başladığı günden bu yana toplam 350 tırımız Gazze’ye girdi. Biz oraya sadece gıda, su, ilaç göndermiyoruz. Aynı zamanda kardeşliği gönderiyoruz, umudu gönderiyoruz. İlaç, barınma malzemeleri hızlıca bölgeye sevk ediliyor. AFAD’ımızla 10 bin civarında çadırı depolamış durumdayız. Gazze'nin yeniden imarı son derece önemli. Kış gelmeden Gazzelilerin barınma ihtiyaçlarını gidermek için canla başla çalışacağız. Tabii burada Türk Kızılayı'na teşekkür ediyorum. AFAD'ımıza, TİKA'mıza, Sağlık Bakanlığımıza hepsine teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte koordineli bir şekilde çalışmalarına devam ediyoruz. Oralarda tedavilerini yapıyoruz; Ankara veya İstanbul’daki şehir hastanelerimiz de bu süreçte hazırdır.”
ORTA DOĞU’DA BARIŞ SÜRECİ VE TRUMP’IN ROLÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şarm el-Şeyh Zirvesi’nin önemine değinerek: “ABD Başkanı Sayın Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Sisi, Katar Emiri Sayın Al Sani ve şahsım dörtlü bir imza uygulaması yaptık. Attığımız bu imzalar sıradan değil. Bu işin birinci derecede takipçisi Sayın Trump olacak. Bu ortak tavrı Mısır’daki zirvede bir kez daha gördük. İnşallah bu hassasiyet içerisinde devam edeceğiz ve huzur iklimi için ne gerekiyorsa yapacağız.”
FİLİSTİN ÇÖZÜMÜ VE İKİ DEVLETLİ VİZYON
Erdoğan, Filistin davasının çözümü hakkında: “Varılan mutabakat özü itibarıyla bir ateşkes düzenlemesidir. Bize göre Filistin davasının yegane çözümü 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Türkiye olarak bunun için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzde çetin bir süreç var. Evvela İsrail hükümetinin verdiği sözleri tutması temin edilmelidir.”
İÇ POLİTİKA VE CHP ELEŞTİRİSİ
Erdoğan, CHP ve Avrupa’daki girişimlerini eleştirerek şunları söyledi: “Arkadaşlar CHP bizi şaşırtmıyor. Bunlar CHP için alıştığımız şeyler. Geçmişte de kendi halkından bulamadığı karşılığı hep yaban ellerde arardı. CHP yönetiminden bu konuda bir açıklama, bir düzeltme gelmedi. Madem Brüksel'e gittin, en azından bunun için bir özür dile. Sayın Özel bu erdemi göstermediği gibi; yoldaşlarına Türkiye Cumhurbaşkanını yuhalatarak çok daha büyük bir skandala imza attı. Gerçekten çok yazık. Onlar Brüksel’de laf üretirken biz Anadolu’da eser üretiyoruz. Bu hafta sonu 4 gün oralarda dolaştık. Rize’mizin derelerini dolaştım, bütün mekanları gözden geçirdik. Ülkemizi sürekli dolaşarak halkımızla bütünleşmeye devam edeceğiz.”
BELEDİYELER VE YOLSUZLUKLAR
Cumhurbaşkanı, belediyelerdeki yolsuzluk ve yetki tartışmalarına dair: “Zaten yasalarımızda bu tür yolsuzluklar, çalma, çırpma durumlarıyla ilgili gerekli düzenlemeler var. Yargı tarafından verilmiş herhangi bir yakalama kararı vesaire olduğu anda gereği yapılır. Belediyeler doğrudan millete hizmet için vardır; rant, yolsuzluk, israf için değil.”
(GERÇEKGÜNDEM)





