ABD'de 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilecek ara seçimlerde milyonlarca seçmen, Başkan Donald Trump'ın ilk iki yıllık yönetiminin ardından Kongre'nin yeni dağılımını belirlemek için sandık başına gidiyor. Başkanlık döneminin ortasında yapılan seçimlerde Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı, Senato'daki 100 sandalyenin ise 35'i için yarış yürütülüyor. Mevcut durumda Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 218, Senato'da 53 sandalyeyle çoğunluğu elinde tutuyor. Demokratların Senato kontrolünü alabilmesi için en az 51 sandalyeye ulaşması gerekiyor. Demokratların Kongre'nin iki kanadından herhangi birinde çoğunluğu kazanması halinde yasa tekliflerini gündeme getirme, Trump yönetimi hakkında soruşturma başlatma ve başkanın yasama girişimlerini engelleme imkanları artabilecek. Eski Güney Carolina Kongre üyesi Joe Cunningham, The U.S. Sun gazetesine yaptığı değerlendirmede Cumhuriyetçilerin seçimlerde çift haneli sayılarla sandalye kaybedebileceğini öngördü. Böyle bir sonuç, Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu ele geçirmesinin önünü açabilir. The Sun yazarı Harry Cole'un değerlendirmesine göre Michigan'da Demokrat aday Abdul El-Sayed, siyahi ve Müslüman seçmenlerin yanı sıra Yahudi seçmenlerin desteğini almaya çalışıyor. 11 Eylül saldırıları ve antisemitizm tartışmaları kampanyanın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Maine'de Cumhuriyetçi senatör Susan Collins koltuğunu korumayı hedeflerken Demokratlar, Washington'daki iki partili uzlaşma siyasetinin önde gelen isimlerinden Collins'i yenmek istiyor. Teksas'ta Demokrat James Talarico ile Cumhuriyetçi Ken Paxton arasındaki yarışın başa baş geçtiği belirtiliyor.

Kansas'ta yükselen akaryakıt fiyatları seçmenlerin gündeminde yer alırken Demokratların adayı eski Cumhuriyetçi ve papaz Adam Hamilton, görevdeki senatör Roger Marshall'ı hedef alıyor. Iowa'da Demokratlar Cumhuriyetçilerin elindeki koltuğu kazanmak istese de temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Cumhuriyetçi aday Ashley Hinson ise Trump'la açıkça ters düştü ve seçilmesi halinde kendisi için "diken" olacağını söyledi. Ohio'da Demokrat Sherrod Brown, teknoloji şirketlerini hedef alan söylemleriyle Senatoya dönmeye çalışırken Silikon Vadisi'nin bu ihtimali engellemek için çaba gösterdiği belirtiliyor. Görevdeki senatör Jon Husted de koltuğunu korumak için yüksek miktarda harcama yapıyor. Alaska'da Cumhuriyetçi Dan S. Sullivan ile aynı adı taşıyan bağımsız aday Dan J. Sullivan'ın yarışa katılması için yürütülen girişim Demokratların tepkisini çekti. Güney Carolina'da Senatör Lindsey Graham'ın yaz aylarında hayatını kaybetmesinin ardından yarış yeniden şekillendi. Graham'ın kız kardeşi aday olurken Beyaz Saray'ın desteğini aldı. Kuzey Carolina'da ise eski Demokrat vali Roy Cooper, Cumhuriyetçilerin elindeki Senato koltuğunu kazanmayı hedefliyor. Cooper'ın siyasi kariyerinde henüz seçim kaybetmediği belirtiliyor.

EKONOMİ, İRAN SAVAŞI VE GÖÇ POLİTİKALARI

Cumhuriyetçiler, ekonomi ve ABD'nin İran savaşına müdahil olmasının yol açtığı endişelere rağmen seçmen katılımının sonuçları değiştirebileceğini düşünüyor. Ulusal kamuoyu yoklamalarının eyaletlerdeki ve seçim bölgelerindeki siyasi dengeleri tam olarak yansıtmayabileceğine dikkat çekiliyor. Yerel sorunlar, adayların kampanya performansı ve sandığa katılım oranları ülke genelindeki eğilimlerden farklı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Demokratların hükümetten memnun olmayan bütün seçmenlerin sandığa gideceğini varsayamayacağı da belirtiliyor. Michigan ve Teksas başta olmak üzere Senato yarışlarının çekişmeli geçtiği eyaletlerde son hafta belirleyici önem taşıyor. Ekonomi ise seçim kampanyalarının temel başlıkları arasında bulunuyor. Enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi, ABD-İran savaşı ve Trump'ın gümrük tarifeleri politikası fiyat artışlarıyla ilişkilendiriliyor.

Ekonomik sıkıntı yaşayan seçmenlerin, mevcut koşulları iyileştiremediğini düşündükleri iktidar partisine tepkilerini sandıkta gösterebileceği değerlendiriliyor. Göç politikaları da seçim gündeminin önemli başlıklarından biri. Sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve düzensiz göçmenlere yönelik operasyonlar tartışılırken Cumhuriyetçiler, İç Güvenlik Bakanlığı verilerine dayanarak sınırda yakalanan göçmen sayısının önceki yönetime kıyasla yüzde 95 azaldığını belirtiyor. Parti, bu veriyi göç politikalarının başarısı olarak sunuyor. Yapay zekâya ilişkin endişeler de seçim sürecinde gündeme geliyor. Her iki partiden siyasetçiler, bu alanda düzenleme yapılması gerektiği konusunda görüş birliği içinde bulunuyor.

ABD Başkanı Trump: İran’la savaş yakında sona erecek
ABD Başkanı Trump: İran’la savaş yakında sona erecek
İçeriği Görüntüle

SEÇİM SONUÇLARI DÜNYA EKONOMİSİNİ ETKİLEYEBİLİR

ABD'deki ara seçimlerin sonuçları, ülkenin dış politikası ve küresel piyasalar üzerindeki etkileri nedeniyle uluslararası alanda da takip ediliyor. Özellikle İran savaşı nedeniyle enerji üretimi ve taşımacılığında yaşanan aksaklıklar petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açıyor. Ham petrol, benzin ve motorin üretiminin temel girdilerinden biri olduğu için petrol fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt maliyetlerini artırabiliyor. Bu artış, nakliye giderleri üzerinden mal ve hizmet fiyatlarına da yansıyabiliyor. Süpermarketlerin taşıma maliyetlerinin yükselmesi, gıda fiyatlarında da artışa neden olabiliyor. Trump, şubat ayında başlayan savaş kapsamında saldırıları başlatmadan önce Kongre'den onay almamıştı. Demokratların seçimlerde başarı elde ederek Kongre'de çoğunluğu kazanması halinde Trump üzerindeki savaşı sona erdirme baskısının artabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, Kongre'deki olası güç değişiminin savaşın sona erdirilmesi konusunda ne ölçüde sonuç vereceğine ilişkin belirsizliklere dikkat çekiyor. Seçimlerde ortaya çıkacak tablo, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu koruyup koruyamayacağını ve Demokratların yasama sürecindeki etkisinin ne ölçüde artacağını belirleyecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ