Obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğneleri, kilo vermek isteyen kişilerin gündemindeki yerini koruyor. Uygun kişilerde etkili kilo kaybı sağlayabilen bu tedavilerde ise gözden kaçırılmaması gereken bir konu bulunuyor: Kas kütlesinin korunması. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde rahatsızlığı bulunan kişiler için kilo kaybının nasıl gerçekleştiği büyük önem taşıyor. Çünkü eklemlerin vücut ağırlığını taşıyabilmesi ve hareketlerin dengeli şekilde yapılabilmesi için güçlü kas desteğine ihtiyaç duyuluyor. Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Fatih Karaaslan, zayıflama iğnelerinin kas ve eklem sağlığı üzerindeki etkilerini anlatarak kilo verme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı.
“TARTIDAKİ RAKAMIN AZALMASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Zayıflama iğneleriyle ilgili başvuruların son yıllarda arttığını belirten Prof. Dr. Fatih Karaaslan, tedavinin kimler tarafından kullanılabileceği ve ne kadar kilo kaybı sağlayabileceğinin merak edildiğini söyledi. Ancak kilo verme sürecinde kas gücünün korunmasının da en az kilo kaybı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karaaslan, "Son yıllarda zayıflama iğneleriyle ilgili hekimlere sıkça başvurulmakta ve bu tedavilerin ne kadar kilo verdirdiği, kimler tarafından kullanılabileceği merak edilmektedir. Ancak kilo verme sürecinde gözden kaçırılmaması gereken önemli bir konu da kas gücünün korunmasıdır. Tartıda görülen rakamın azalması tek başına sağlıklı kilo verildiği anlamına gelmemektedir. Özellikle diz ve kalça eklemlerinin vücut ağırlığını taşımasının yanı sıra hareket sırasında dengeli ve güçlü kas desteğine de ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle kilo verme sürecinde yalnızca kaç kilo kaybedildiğine değil, kişinin merdiven çıkarken, sandalyeden kalkarken veya yürürken ne kadar zorlandığına da bakılmalıdır. Kas gücünün azalması, günlük hareketleri zorlaştırabileceği gibi eklem sorunları bulunan kişilerde fonksiyonel kayıplara da neden olabilmektedir. New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan ve diz kireçlenmesi bulunan 407 kişinin yaklaşık 16 ay boyunca takip edildiği bir araştırmada, zayıflama tedavisi uygulanan kişilerde vücut ağırlığının ortalama yüzde 14 azaldığı, karşılaştırma grubunda ise bu oranın yüzde 3 civarında kaldığı bildirilmiştir. Araştırmada kilo kaybı sağlayan grupta diz ağrısında da daha belirgin azalma görülmüştür. Bu sonuçlar, fazla kilonun azaltılmasının diz eklemleri üzerindeki yükü hafifletebileceğini ve ağrı kontrolüne katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Ancak ağrının azalması, aşınmış eklem kıkırdağının kendiliğinden yenilendiği anlamına gelmemektedir. Zayıflama iğneleri her diz ağrısının tedavisi olarak değerlendirilmemeli ve cerrahi tedavinin alternatifi olarak görülmemelidir" dedi.
ZAYIFLAMA İĞNELERİ DİZ PROTEZİ AMELİYATINI ÖNLER Mİ?
Zayıflama ilaçlarının diz eklemleri üzerindeki uzun vadeli etkilerinin de araştırıldığını belirten Prof. Dr. Karaaslan, bazı geniş hasta kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde bu ilaçları kullanan kişilerde diz protezi ameliyatı oranlarının daha düşük olabildiğinin bildirildiğini aktardı. Ancak bu durumun zayıflama iğnelerinin doğrudan protez ameliyatı ihtiyacını ortadan kaldırdığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karaaslan, hastaların kilo durumu, hareket düzeyi ve eşlik eden sağlık sorunlarının da sonuçlar üzerinde etkili olabileceğini ifade etti. Karaaslan , kas kütlesinin ve fiziksel kapasitenin korunmasının önemine ilişkin "Bazı geniş hasta kayıtlarının incelendiği çalışmalarda, bu ilaçları kullanan kişilerde diz protezi ameliyatı oranlarının daha düşük olabildiği bildirilmiştir. Ancak bu sonuçlar, zayıflama iğnelerinin doğrudan protez ameliyatı ihtiyacını ortadan kaldırdığını göstermemektedir. Hastaların kilo durumu, hareket düzeyi ve eşlik eden sağlık sorunları gibi farklı faktörler de bu sonuçları etkileyebilmektedir. Bu nedenle zayıflama tedavisi gören kişilerin kas kütlesini ve fiziksel kapasitesini koruması önem taşımaktadır. Yetersiz beslenme ve kasları çalıştırmadan kilo verme, yağ dokusuyla birlikte kas kaybına da yol açabilmektedir. Özellikle ileri yaştaki ve kas gücü zaten düşük olan kişilerde bu durum daha fazla önem kazanmaktadır” dedi.
PROTEİN TÜKETİMİ VE EGZERSİZ BİRLİKTE PLANLANMALI
Kilo verme sürecinde kas kaybını azaltmanın temel yollarından birinin beslenme ve fiziksel aktiviteyi birlikte planlamak olduğunu belirten Karaaslan, yeterli protein alımının kas dokusunun korunması açısından önemli olduğunu söyledi. Ancak yalnızca protein tüketmenin kas gücünü korumak için yeterli olmadığını vurgulayan uzman, kasların düzenli çalıştırılması gerektiğine dikkat çekti. Yürüyüş, günlük hareketliliğin artırılması ve kas güçlendirme egzersizlerinin bu süreçte önemli katkı sağlayabileceğini belirten Karaaslan, diz ağrısı veya eklem rahatsızlığı bulunan kişilerin herkesle aynı egzersiz programını uygulamasının doğru olmadığını ifade etti. Egzersizlerin kişinin ağrı düzeyine, kas gücüne ve eklem sağlığına göre düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Karaaslan, kilo verme sürecinde günlük yaşam kalitesindeki değişimlerin de takip edilmesini önerdi. Zayıflama sürecinde yalnızca tartıdaki değişime odaklanılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Karaaslan, kişilerin günlük hareket kabiliyetlerini de değerlendirmesi gerektiğini söyledi.





