Yozgat’ın Çandır ilçesinde, özellikle dere kenarlarında ve sulak alanlarda yetişen gilaburu meyvesinde hasat sezonu başladı. Çandır’ın yanı sıra Çayıralan ve Boğazlıyan ilçelerinde de yetiştirilen meyve, sonbaharda olgunlaştıktan sonra üreticiler tarafından toplanıyor. Hasat edilen gilaburular önce temizlenerek yabancı maddelerden arındırılıyor, ardından bidonlara doldurulup üzerlerine su ekleniyor. Kendine özgü buruk bir tada sahip olan meyve, tüketilmeye hazır hale gelmesi için yaklaşık iki-üç ay bekletiliyor. Üretici Bekir Tuna, hasadın ekim ayının 1’inden başlayarak ayın 10-15’ine kadar sürdüğünü belirtti. Geçen yıl 8 kilogramlık bir bidonu 900 TL’den sattığını söyleyen Tuna, bu yıl aynı miktardaki ürünü 1.000 TL’den satışa sunduğunu ifade etti. Ürünler, çevre ilçelerin yanı sıra talep doğrultusunda farklı şehirlere de gönderiliyor.
GİLABURU NASIL HAZIRLANIYOR?
Gilaburu alımı yapan işletme sahibi Mustafa Kır, bölgedeki çiftçilerden topladıkları meyveleri temizleyip ayıkladıktan sonra bidonlara doldurduklarını ve özel mahzenlerde muhafaza ettiklerini anlattı. Kır, meyvenin yaklaşık iki-üç ay bekletildikten sonra tüketime uygun hale geldiğini, hem meyve hem de meyve suyu olarak satışa sunulduğunu belirtti. Meyvenin buruk tadı nedeniyle hasat döneminde herkes tarafından tercih edilmediğini ifade eden Kır, bu nedenle olgunlaşma sürecinin ardından satış yaptıklarını söyledi. Ürünlerin özellikle şehir dışından talep gördüğünü aktaran Kır, siparişleri kargoyla istenilen adreslere gönderdiklerini kaydetti. Gilaburunun Çandır, Çayıralan ve çevredeki dere boyları gibi sulak bölgelerde yetiştiğini belirten Kır, geçen yıl meyvenin az olduğunu, bu yıl ise hasadın daha verimli geçtiğini dile getirdi.
HASAT VE FİYAT DETAYLARI
Üretici Bekir Tuna, gilaburunun hazırlanma sürecini ve satışını anlatırken, “Biz bunları isteyenlere satıyoruz. Genellikle böbrek hastaları gelip alıyorlar. Taş düşürmeye, böbreklerinde rahatsızlık olanlara, kum dökmeye rahatsızlık olanlara veriyoruz. Bana mesela İstanbul'dan geliyor bir tane. Şahsın çocuğu rahatsızmış. Her yıl ona veriyorum. Suyunu da içiyor. Kendisi o şekilde öyle yaşamaya çalışıyor. Bu haliyle yıkarız biz. Bidonlara koyarız. Biz öyle satarız. Sonra da suyunu koyarız. Ama bu iki ay, üç ay sonra olgunlaşır. Ondan sonra suyunu sıkıp rahatça içilebilir. Kimileri şeker de atıp içiyor. Kimileri de şekersiz içiyor. Ben fiyatını uygun veriyorum. 1.000 liradan veriyorum. Bir bidonu 8 kilo. Geçen sene 900 liradan vermiştim. Bu sene de 1.000 liradan veriyorum. Su yoktu. Bu, su olmadığı zaman olmaz. Bir de soğuk alma durumu oluyor kış şartlarında. Hasat 10. ayın bir ile 10'una kadar, 15'ine kadar devam eder” dedi. İşletme sahibi Mustafa Kır ise ürünün hazırlanması ve satış süreci hakkında, “Biz bu bölgede yetişmiş olan gilaburularımızı bu şekilde çiftçilerimizden, arkadaşlarımızdan topluyoruz. Topladıktan sonra böyle temizliyoruz, ayıklıyoruz. İçindeki pisliklerini, yani yabancı maddelerini ayırdıktan sonra bu şekilde bidonlara dolduruyoruz. Bu bidonları bidonlara doldurduktan sonra suluyoruz. Bizim özel mahzenimiz var. O mahzenlere koyuyoruz. İki ay, üç ay sonra yemeye hazır ve suyunun içilmesine hazır bir şekilde kullanıma sunuyoruz. Şu anda bu gilaburu yenir mi? Yenir. Ama bilen yer, adı üstünde buruk gilaburu. Buruk bir tadı olduğu için çok insanlar beğenmiyor bu mevsimde. Onun için biz iki ay gibi bir süre beklettikten sonra satışa sunuyoruz. Su olarak da sunuyoruz. Böyle meyve olarak da sunuyoruz. Ağırlıklı şehir dışından bilenler bizi arıyorlar. Kargoyla, kargo halinde istedikleri yere gönderiyoruz. Bu bölgede aşağı yukarı Çandır, Çayıralan, Kozan, gibi bu bölgelerde olan, Dere boyunda olan yerlerde, sulak yerlerde yetişir, geçen sene hiç yoktu. Bu sene çok şükür var. Bu sene meyve bol. İnşallah fiyat da ona göre uygun olacaktır. Arkadaşlara tavsiye ederim. Bu ne dostu? Şeker hastalarına, efendime söyleyeyim, böbrek rahatsızlığı geçenlere, böbrek taşlarını, kumlarını dökmeye yarayan bir ürün. Sağlık açısından, C vitamini açısından çok, çok faydalı ürün” şeklinde konuştu.





