İrem Buse Kırkkayalı/EGE TELGRAF- UNESCO miraslarımız arasında yer alan ve hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle hepimizin iftihar ettiği Bergama’da vatandaş şu sıralar oldukça dertli. Bergama’nın daha önceleri köy olan Sağancı Mahallesi’nde, vatandaş büyük bir ulaşım sıkıntısı yaşıyor. Kullanabilecekleri bir toplu ulaşım olmadığını ve en yakın yere varabilmek için dahi yaklaşık 4 kilometrelik bir yol yürümek zorunda kaldıklarını ileri süren vatandaş, “Mağduruz, artık biri bizim sesimizi duysun” çağrısı yaptı.

Ege Telgraf’a ulaşarak yaşadıkları mağduriyeti anlatan Bergama Sağancı Mahallesi sakinlerinden Sevda Ersöz, “İlçemize araçla gitmeye kalktığımızda 10 dakikalık bir mesafedeyiz. Şu anda mahallemizde 240 kişi yaşıyor. Acil durumlarda ambulans, itfaiye gibi araçlar geliyor ancak normalde kullanabileceğimiz bir araç maalesef yok. Bir yere ulaşım sağlamak için yaklaşık 4 kilometrelik bir mesafeyi yürümemiz gerekiyor. Dikili’de araca ulaşıp Bergama’nın merkezine ancak bu şekilde gelebiliyoruz. Eskiden köyümüzde özel hizmet veren dolmuşlar vardı. Yaklaşık 6 ila 7 tane. Zamanla genç nüfus köyleri terk etmeye başlayınca bu dolmuşlar da azaldı ve ulaşımdan kalktı. Bu da bizi her anlamda perişan etti. Şu anda ne pazara ne de hastaneye gitme olanağımız var. Belediye araçları da mevcut değil” dedi.

‘CEVAP ALAMADIK’

Köydeki nüfusun çoğunun emekli olduğuna da dikkati çeken Ersöz, “Şimdi köyümüze bir sanayi bölgesi yapıldı. Sadece birkaç alanda faaliyet yürütülüyor. Karı koca aşçı bir çiftiz. Ancak köyümüzde ulaşım sorunu yaşanması nedeniyle işimize gidemiyoruz. Şu anda kurulu bir düzenimiz olsa da çalışmak zorunda olduğumuz için eşimle birlikte yatılı bir iş arıyoruz. Herkesin şahsi aracı olacak diye de bir şey yok ki… Mesela bizim kendimize ait özel bir aracımız yok. Zaten şahsi araçları olanlar da mevcut ekonomik şartlarda benzin parası bulamıyor. Biz araç istiyoruz, köyümüze ulaşım istiyoruz. Hangi kapıyı çalsak bir cevap bulamadık, artık çıkıp meydanlarda pankart açmayı bile düşünüyoruz. Muhtarımız gitti, gerekli yerlere müracaat etti. Müracaat sonucu köyümüze okul servisi tahsis edildiğini bu nedenle de araç göndermedikleri bilgisini aldık. Okul servisleri de vatandaşı taşımıyor, yasak. Ya bu servislere vatandaşı taşıma yetkisi de verilsin ya da köyümüze yeni araçlar gönderilsin” ifadelerini kullandı.

‘MAĞDURUZ, ÇOK MAĞDURUZ’

“Geçtiğimiz gün 4 kilometrelik yolu yürürken bir servis aracına denk geldik. Yürüyemediğimizi ve bizi de almasını söylediğimizde ‘Bizim alma yetkimiz yok’ diye cevap verdi” sözleriyle konuşmasını sürdüren Ersöz, “Onlara da ısrar edemiyoruz. Şu anda köyümüzde ne toplu ulaşım aracımız var ne de sağlık ocağımız. Bir alışveriş merkezi dahi yok. Ya mahalle bakkalından alışveriş yapacağız ya da 4 kilometrelik yolu yürüyerek alışveriş merkezine ulaşacağız. O zaman da kendimizi taşısak aldıklarımızı taşıyamıyoruz. Birimiz hastaneye gidecek olsak araçları olanlardan rica edip bizi götürmelerini istiyoruz. Zaten biliyorsunuz ki artık burası köy de değil, mahalle. Biz 2024 yılında İzmir gibi bir yerde yaşıyoruz ama halimiz çöldekilerden beter. Evde kullandığımız sularımız pis, mahalle çeşmelerinden evlerimize su taşıyoruz. Belediyeye sularımızın çamurlu olduğunu da bildirdik, yine bir çözüm bulamadık. Evet adımız mahalle ama mağduruz çok mağduruz. ‘Mağdurum da mağdurum’ şarkısını yeniden besteleyip bütün köy olarak okuyacağız. Diğer köylerde de benzer sorunlar yaşadığını duyuyoruz. Yetkililerin sesimizi duymasını istiyoruz. Köyde yaşıyor dahi olsak biz de bu ülkenin birer vatandaşıyız, haklarımızı kullanmak istiyoruz” dedi.

Yaşananlarla ilgili bir çağrı da Sağancı Mahallesi Muhtarı Ali Şahinkoç’tan geldi. Belediyeye daha önce dilekçe verdiklerinin altını çizerek açıklamalarda bulunan Şahinkoç, “Malum bizim köyde taşımalı servisler var okullar için. Yerel yönetimlerle ile görüştük, sorunu birim amirlerine ilettiklerini söylediler. Köyde öğrenciler var. ESHOT hiç gelmedi fakat bir an önce gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Kaynak: EGE TELGRAF