Memduh Güney-EGE TELGRAF- Zamların her bir aileyi farklı şekilde etkilediği bugünlerde kreş ücretleri çocuklu aileler ve çalışan anneleri derinden yaralıyor. Kreş ücretlerin yaşanan artıştan sonra çalışan kadınlar büyük bir ikilem içerisinde. İstihdamın içerisinde yer alan çalışan anneler iş bulmak ve çalışma hayatında aktif olmak için çabalarken şimdi de artan kreş fiyatlarını düşünüyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Cumhuriyet Kadınları Derneği Konak Şube Başkanı Özlem Göktoğan kreş ücretlerinin asgari ücretle yarıştığını ve kadının iş hayatının tehlikede olduğunu söyledi. Açıklamada konuşan Göktoğan, ekonominin yandığını, ekonomiyle birlikte toplumun da yandığını, her afette her felakette olduğu gibi annelerin iki defa yandığını söyledi.
“FİYATLAR ASGARİ ÜCRETLE YARIŞIYOR”
Kreşlerin gelir artışının üzerinde zamlandığın belirten Göktoğan, özel kreş fiyatlarının asgari ücretle yarıştığını söyledi. Göktoğan, “Türkiye’de işçilerin yüzde 50’den fazlası asgari ücretle çalışmaktadır. Maalesef emekçi sınıf üzerindeki sömürü bu boyutlara ulaşmıştır. İki asgari ücretin girdiği bir hanede tek çocuğun dahi kreşe verilmesi artık imkânsızdır. Bazı belediyelerde bulunan kreşlerin de kontenjanları çok sınırlıdır. Bakacak aile büyüğü de yoksa kadın için tek çare işini bırakmaktır. Şundan eminiz; bu kreş zamlarıyla birlikte, küçük çocukları olan dar gelirli hanelerde şu anda annenin işi bırakması üzerine hesaplar yapılmaktadır. Kadının çalışma hakkının gaspıdır bu” ifadelerini kullandı.
“KADIN İSTİHDAMINDA EN ALT SIRALARDAYIZ”
Göktoğan, kadın istihdamında OECD ülkeleri arasında en alt sırada olduğumuzu belirterek “Ev işleriyle meşgul’ kadın nüfusumuz 11 milyondur. Kadın için daha konforlu sayılan kamu sektöründe dahi çalışanların ancak dörtte biri kadındır. Büyük ekonomik açmazımız içinde, sosyal bir yara olmaya doğru ilerleyen kreş sorununa piyasa sisteminin neden olmaktadır. Serbest piyasa ekonomisi en büyük darbeyi kadına indirir. Atatürk’ten sonra gelen iktidarların devletin ekonomideki gücünü tasfiye etmesi ve ülkemizi emperyalist kapitalizmin piyasa ekonomisine teslim etmesiyle emekçi kesimler üzerindeki sömürü artmış, kadın da iyice ezilmiştir. ‘Devlet ne kadar itilirse kadın o kadar ezilir’ gerçeği yine hükmünü sürdürmüştür” dedi.
“ÇÖZÜMÜN ADRESİ DEVLET”
Kreş sorununda çözümün adresinin devlet olduğunu söyleyen Göktoğan, “Derneğimizin düzenlediği ‘Üretim ve İstihdamda Kadın Zirvelerinden çıkan sonuçların başında, kadınlarımızın yaşadıkları her zorluğa rağmen çalışma hayatında kalmak istedikleri geliyor. Bunun için devletten, başta kreş olmak üzere güçlü destek bekliyorlar.” Devlet görevini yapmadığı için ülkemizde kreşlerin büyük bölümü özeldir. Devletimiz yıllardır yok saydığı bu sorumluluğunu artık yerine getirmeli, yurdun her köşesinde nitelikli, güvenilir, ucuz kreş ve çocuk bakımevleri açmalıdır. Devletin kreş ve çocuk bakımevlerinde yarının güçlü Türkiye’sinin yurttaşlarını yetiştirme hedefiyle bilimsel çocuk gelişim programları uygulanmalı, çocuk bakımı en kaliteli düzeyde verilmelidir. İşi gereği geç saatlere kadar çalışan anneler için kreş saatleri esnek tutulmalıdır” diye belirtti.
“GÜÇLÜ TOPLUM GÜÇLÜ AİLE İLE MÜMKÜN”
Güçlü toplum güçlü aileyle mümkündür ve ailenin güçlenmesi kadının toplum yaşamına katılarak mümkün olur diyen Göktoğan, “Kadın istihdamı ekonomik büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olmasında belirleyicidir. Kadın ve erkeğin eşit düzeyde ekonomide var olması halinde ülkemizin yüzde 30 zenginleşeceği hesaplanmaktadır. Kadınları ve aileleri kıskacına alan fahiş fiyatlı kreş sorunu şu anda ve derhal çözüme kavuşturulmak zorundadır. Yukarıda önerdiğimiz çözümler bir süreç gerektirmektedir, oysa durum çok acildir. Hükümet çalışan ailelere, son zamları karşılayacak düzeyde kreş desteği vereceğini açıklamalı ve aileleri, özellikle de işinden ayrılma kaygısı içindeki çalışan anneleri rahatlatmalıdır. Cumhuriyetimizin 100. yıla erişmesi mutluluğunu dar gelirli ailelerimizden esirgemeyelim.”





