Nihat AK/EGE TELGRAF-Kentsel dönüşümle ilgili yeni düzenlemeler içeren ve büyük tartışmaya yol açan teklif, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Muhalefet, mülkiyet hakkının ihlal edeceği gerekçesiyle kanunu Anayasa’ya aykırı buldu. Bazı kolaylıkların getirileceğini savunan müteahhitler ise tam mutabakat sağlanması konusunda projelerin düğümleneceği endişesini taşıyor.
‘FAYDALI BULUYORUM’
Ege Telgraf Gazetesi muhabiri Nihat AK'ın haberine göre; Kentsel Dönüşüm Yasası’ndaki değişimin yararlı olduğuna dikkati çeken Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) basın sözcüsü İslam Yıldırım, “2012 yılında çıkan kanunla şu anki durumu karşılaştırdığımızda iyileştirmeler var. Kentsel dönüşüm için önceden 3’te 2’lik çoğunluk isteniyordu. Burada salt çoğunluk, yani yüzde 51 isteniyor. Binanın raporunun oluşması için artık bir mülk sahibinin başvurması yetecek. Örnek almak için gelen kişiye her katın sahibi kapısını açmakla yükümlü. Açmadığı takdirde kolluk kuvveti nezaretinde bu örnek alınacak. Eskiden riskli yapıların yıkılması için süre veriliyordu. Yıkım olmadığı takdirde yine süreler veriliyordu. Bundan böyle riskli yapıların yıktırılması için artık bu yapıların maliklerine 90 günden fazla olmamak üzere bir defalığına süre verilecek. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilecek. Başkanlık, tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini de yapabilecek. Mevcut uygulamada yargı süreçlerini uzatan bazı uygulamalar da değiştiriliyor. Buna göre, yargı sürecinin yanı sıra tebligat ve inceleme süreleri de dikkate alındığında süreci uzatan yürütmeyi durdurma kararlarına itiraz uygulamasında önemli değişikliğe gidiliyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın kurulmasını çok önemsiyorum. Bakanlık içinde bakanlık gibi olacak. Kullanacağı yetkileriyle dönüşümü kolaylaştıracak” dedi.
‘ÇOK İŞİMİZ VAR’
Kentsel dönüşüm projelerinde meslektaşlarının müteahhitlik dışında da birçok işi yapmak zorunda kaldığını vurgulayan Yıldırım, “Düzenlemedeki değişiklikler iyi, güzel, hoş ama bir noktaya geliyor yine eski sorunlarımız depreşiyor. Değişikliklerle işlerimiz kolaylaşıyor ama asıl çözüm noktasında düğümleniyor. Riskli bina yıkıldığında arazi arsa haline geldiğinde tüm kat maliklerinin yüzde yüz mutabakatı gerekiyor. Yıllarca aynı binada yaşamış, birbirleriyle husumeti olmuş, farklı sorunları olmuş kişileri aynı projede toparlayabilmek gerekiyor. Tam bu noktada bizden sadece müteahhit hizmetleri istenmiyor. Sosyal Hizmetler Kurumu gibi çalışıyoruz. Yaşlı insanların taşınmasına yardım ediyoruz. Hukuçu gibi kanunlar hakkında bilgi veriyoruz. Müteahhitimiz arabulucu, ombudsman gibi çalışıyor. Önceden aralarında husumet oluşmuş onların aralarını bulmaya çalışıyor. Finasman ve kredi buluyoruz. Artık biz müteahhitlik yapmıyoruz. Hukukçuluk, arabuluculuk pskiyatrislik yapıyoruz. Ben en az 10 kentsel dönüşüm yapmak isteyen bina toplantısına gittim. 3 buçuk 4 saat konuştum, boğazım patlayıncaya kadar. Anlatıyorum, anlatıyorum, anlatıyorum, adam ‘Bizim rögar nerede olacak’ diyor. Nasrettin Hoca misali attan düşenin halinden attan düşen anlar” ifadelerini kullandı.
UYGULAMADA GÖRÜLECEK
Yapılan değişikliklerin detaylarının yakında ortaya çıkacağını vurgulayan yüksek mimar Çağrı Çiftçi, “Deprem riski taşıyan bir coğrafyada yaşıyoruz. Yapı stoğumuzun bir an önce depreme dirençli hale gelmesi gerekiyor. Yapılan ve yapılacak yasalarda ilgili sektör temsilcilerinin fikri alınmalıdır. Yapılan değişikliklerde bazı kolaylaştırıcı unsurları görüyoruz. Ama kesin çözüm diyebilmemiz mümkün değil. Dikkatimi çeken konulara baktığımızda şunları görüyorum: Kanun kapsamındaki yapıların yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi için dava açılabilecek. Ancak bu davalar, paydaşların salt çoğunluk ile karar almasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel oluşturamayacak. Hak sahipliği çalışmaları hak sahibinin mevcut taşınmazının değeri ile yeni yapıda hak sahibine verilecek konut veya işyerinin değeri gözetilerek yapılabileceği gibi kat karşılığı, hasılat paylaşımı usulleriyle de yapılabilecek. Borçlanma bedelinin tamamı ödenmeden bağımsız birim, tapuda hak sahibine devredilmeyecek. Depremlerin etkisiyle oluşan hasarlarla bağlantılı olması kaydıyla, hak sahipliğine ilişkin işlemler hariç olmak üzere hasar tespit raporlarına dayalı olarak tesis edilen idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında 10 gün içinde ilk inceleme yapılacak ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğ edilecek” diye konuştu.



