Şiirlerinde aşkı, yalnızlığı ve toplumsal meseleleri kendine özgü bir anlatımla işleyen, romanlarında Türkiye'nin yakın tarihini siyasal ve toplumsal boyutlarıyla ele alan Attila İlhan, vefatının 21. yılında eserleriyle anılıyor. İzmir'in Menemen ilçesinde 15 Haziran 1925'te dünyaya gelen İlhan, küçük yaşlarda edebiyata ilgi duymaya başladı. Divan şiiriyle ilgilenen babasının etkisiyle edebiyata yönelen yazar, ilk ve orta öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi'nde öğrenim gördüğü sırada, mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet'in şiirlerini göndermesi nedeniyle 1941'de tutuklanan İlhan, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı ve bir süre cezaevinde kaldı. Babasının hukuk mücadelesinin ardından Danıştay kararıyla 1944'te öğrenimine devam etme hakkı kazanan İlhan, İstanbul Işık Lisesi'ne geçti. Lise yıllarında "Cebbaroğlu Mehemmed" adlı şiiriyle bir yarışmada ikincilik elde eden İlhan, 1946'da liseden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydoldu. Üniversite yıllarında "Gün" ve "Yığın" dergilerinde şiirleri yayımlandı. İlk şiir kitabı "Duvar"ı 1948'de kendi imkanlarıyla yayımlayan İlhan, aynı dönemde üniversite eğitimini yarıda bırakarak Fransa'nın başkenti Paris'e gitti. Sonraki yıllarda İstanbul, Paris ve İzmir arasında yaşayan yazar, Türkiye'ye döndükten sonra gazetecilik ve edebiyat çalışmalarını sürdürdü. İzmir'de de gazetecilik yapan İlhan, babasının vefatının ardından Demokrat İzmir gazetesinde başyazarlık ve genel yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu.
ŞİİRDEN ROMANA, SİNEMADAN GAZETECİLİĞE
Attila İlhan, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmaya başladı ve aynı yıl ilk romanı "Sokaktaki Adam" yayımlandı. Şiirlerinde kendine özgü bir ses ve ritim oluşturan İlhan, halk şiiri ve gazel biçimiyle ilgilendi, Nazım Hikmet'in şiirinden etkilendi. Garip akımının şiir anlayışına eleştirel yaklaşan yazar, "Mavi" dergisi çevresinde gelişen ve "Maviciler" adıyla anılan edebiyat hareketinin öne çıkan isimleri arasında yer aldı. "Ben Sana Mecburum", "Sisler Bulvarı", "Yağmur Kaçağı", "Böyle Bir Sevmek" ve "Ayrılık Sevdaya Dahil" gibi eserleriyle farklı kuşaklardan okurlara ulaşan İlhan, romanlarında bireysel hikayeleri toplumsal ve siyasal gelişmelerle birlikte ele aldı. 1957'de Erzincan'da askerlik görevini tamamlamasının ardından sinema çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, Yeşilçam için "Ali Kaptanoğlu" takma adıyla senaryolar yazdı. "Yalnızlar Rıhtımı", "Ateşten Damla", "Şoför Nebahat", "Devlerin Öfkesi" ve "Ver Elini İstanbul" bu alandaki çalışmaları arasında yer aldı. Lütfi Akad'ın yönettiği "Yalnızlar Rıhtımı" filminde İlhan'ın kardeşi Çolpan İlhan ile Sadri Alışık başrolleri paylaştı. Biket İlhan ile 1968'de evlenen yazarın evliliği 1983'te sona erdi. Daha sonra Ankara'ya yerleşen İlhan, Bilgi Yayınevi'nde danışman olarak çalıştı ve "Yaraya Tuz Basmak", "Sırtlan Payı" ile "Fena Halde Leman" gibi romanlarını yayımladı. İstanbul'a taşındıktan sonra Gelişim Yayınları'nda görev alan İlhan, Milliyet, Güneş, Yeni Ortam, Söz, Meydan ve Cumhuriyet gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Bazı şiirlerini "Beteroğlu" takma adıyla "Yücel" dergisinde yayımlayan sanatçı, Fransız yazar Andre Malraux'nun "Kanton'da İsyan" ve "Umut" adlı eserleriyle Louis Aragon'un "Basel'in Çanları" kitabını da Türkçeye kazandırdı.
TÜRKİYE'NİN YAKIN TARİHİNİ DE ANLATTI
Attila İlhan'ın romanlarında Türkiye'nin siyasal ve toplumsal dönüşümleri, bireysel hikayelerle birlikte işlendi. "Sokaktaki Adam" ve "Zenciler Birbirine Benzemez" gibi eserlerinde toplumsal meselelere yer veren yazarın "Aynanın İçindekiler" başlıklı roman dizisinde de Türkiye'nin yakın tarihindeki gelişmeler önemli bir yer tuttu. "Bıçağın Ucu", "Sırtlan Payı", "Yaraya Tuz Basmak", "Dersaadet'te Sabah Ezanları", "O Karanlıkta Biz", "Allah'ın Süngüleri-Reis Paşa" ve "Gazi Paşa" dizinin öne çıkan eserleri arasında yer aldı. Cumhuriyet gazetesindeki yazıları ve TRT 2'de "Zaman İçinde Yolculuk" başlığıyla yayımlanan programındaki konuşmalarından derlenen kitapları da okurlarla buluştu. Edebiyat yaşamı boyunca çeşitli ödüller alan İlhan, "Tutuklunun Günlüğü" adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü, "Sırtlan Payı" romanıyla da Yunus Nadi Roman Armağanı'nı kazandı. Kalp krizi geçiren ve sonraki yıllarda sağlık sorunları devam eden İlhan, 10 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığı'na defnedilen sanatçının edebiyat alanındaki mirasını yaşatmak amacıyla 2007'de Attila İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı kuruldu. Vakıf, edebiyat alanında verdiği ödüller ve yürüttüğü çalışmalarla yazarın adını yaşatmayı sürdürüyor. İlhan'ın şiir kitapları arasında "Duvar", "Sisler Bulvarı", "Yağmur Kaçağı", "Ben Sana Mecburum", "Bela Çiçeği", "Yasak Sevişmek", "Tutuklunun Günlüğü", "Böyle Bir Sevmek", "Elde Var Hüzün", "Korkunun Krallığı", "Ayrılık Sevdaya Dahil" ve "Kimi Sevsem Sensin"; romanları arasında ise "Sokaktaki Adam", "Zenciler Birbirine Benzemez", "Aynanın İçindekiler" ve "Fena Halde Leman" bulunuyor. Senaryo çalışmaları arasında da "Yalnızlar Rıhtımı", "Ateşten Damla", "Şoför Nebahat", "Devlerin Öfkesi", "Rıfat Diye Biri" ve "Ver Elini İstanbul" yer alıyor.





