Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ Kadifekale, eski adıyla “Pagos” tepesinde, tarih boyunca şehri gözetleyen bir bekçi gibi yükseliyor. MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender’in generallerinden Lysimachos tarafından inşa edilen kale, Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyor. Rivayetlere göre, Amazon kadınları uzun yıllar Kadifekale’nin eteklerinde yaşamış ve şehre hâkim olmuş.

TARİHİ KALENİN ÖNEMİ
Kale, tarihte birçok kez onarım görmüş ve farklı medeniyetler tarafından kullanılmıştır. Bizans döneminde yapılan sarnıç ve kilise kalıntıları, kalenin stratejik ve kültürel önemini ortaya koyuyor. Türkler döneminde kilise camiye dönüştürülmüş; Osmanlı zamanında ise kale yavaş yavaş işlevini kaybetmiş ve harap hale gelmiştir. 2010’lu yıllarda İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan restorasyon çalışmaları ile kalenin surları onarılmış, ışıklandırılmış ve sarnıç ile mescit restore edilmiştir. Temmuz 2019’dan itibaren kale alanında her hafta üretici pazarı kurulmakta ve tarih, modern yaşamla buluşmaktadır. Kadifekale, 2020’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilerek uluslararası önemini de pekiştirmiştir.
NASIL GİDİLİR?
Mimari açıdan bakıldığında, taş ve tuğla ile inşa edilen batı ve güney surları ile 5 kule günümüze ulaşmış, kulelerin yüksekliği 20-35 metre arasında değişmektedir. Kırk direkli sarnıç, andezit ana kayanın oyulmasıyla inşa edilmiş ve 750 m² kapalı alana sahip olup, dikdörtgen planlı üst örtüyü 20 fil ayağı kemeri taşımaktadır.
Ziyaretçiler Kadifekale’de yalnızca tarihi keşfetmekle kalmıyor, aynı zamanda İzmir Körfezi’nin panoramik manzarasını da seyredebilir, bir yandan çayınızı yudumlarken binlerce yıllık geçmişin izini sürebiliyor. Kadifekale’ye toplu taşıma ile ulaşmak oldukça kolay; Konak Merkez’den ESHOT 33 numaralı otobüsle kaleye doğrudan çıkmak mümkün.
Kadifekale, hem tarih meraklıları hem de fotoğraf tutkunları için İzmir’in mutlaka görülmesi gereken duraklarından biri olarak öne çıkıyor.



