Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ Güzelyalı sahilinde yürürken denizle aynı ritimde nefes alırsın. Çocukların kahkahası bisikletlerin çıngırağına karışır, martılar gökyüzünde çember çizer. Kimi banklarda yaşlı çiftler oturur, kimi iskelelerde balıkçılar oltalarını salar. Burada hayat hızlı akmaz; her şey ağır ağır, usulca ilerler. İşte bu yüzden insanlar “yakında ama başka bir dünya” diye tarif eder Güzelyalı’yı.
ESHOT’LA YOLCULUK
Konak’tan ya da Üçkuyular’dan bindiğin ESHOT otobüsü seni kısa sürede sahile getirir. Yol boyunca kentin gürültüsü azalır, körfezin mavisi genişler. Bir saat içinde, sahil boyunca yürüyüş yapan kalabalığa katılırsın. Burada pasaport damgası gerekmez, büyük planlar yapılmaz; İzmir’in göbeğinde bir saatlik yol sana bir başka hayat armağan eder.
İNCİRALTI’NIN YEŞİL KAPISI
Sahil yürüyüşünün ardından birkaç adımda İnciraltı Kent Ormanı’na girersin. Bir anda şehrin sesleri azalır, ağaçların arasında rüzgârın fısıltısı duyulur. Çam ağaçlarının gölgesi yürüyüş yoluna düşer, kuşların kanat sesi yankılanır. Çocuklar uçurtmalarını göğe bırakır, bisikletler gölgeler arasında kaybolur. İnciraltı, İzmir’in kalbinde gizlenmiş bir masal gibidir: hem doğayla kucaklaşır hem de şehre sırtını döndürmez.
KIŞIN DİNGİN RİTMİ
Eylül ve ekim aylarında güneş batarken gökyüzü bakır rengine bürünür; denizle birleşen bu ışık, ormanın gölgesini altınla boyar. Kış aylarında sahil sessizleşir; yağmur damlaları çamların yapraklarından toprağa düşerken deniz gri bir şal gibi kıyıya serilir. İnsanlar tam da bu aylarda burayı tercih eder: ne yazın sıcağı ne de kışın karı, yalnızca hafif bir serinlik ve dingin bir huzur vardır.
LEZZETLİ Mİ LEZZETLİ
Güzelyalı sahilinde ve İnciraltı kıyısında salaş balıkçılar ve küçük çay bahçeleri vardır. Uygun fiyatlı midye tava, balık ekmek, gözleme ve ayran burada sofraların baş tacıdır. Çocuklu aileler plastik masalarda sıcak gözlemeyle karnını doyurur, gençler midye dolma ve mısır alıp sahil boyunca yürür. Gün batımında içilen basit bir çayın tadı, pahalı restoranların sunduğu hiçbir lezzetle kıyaslanmaz.

GÜNÜN MASALSI RİTMİ NASIL AKAR?
Sabah erken saatlerde sahil boyunca yürüyüş yaparsın. Martıların sesine karışan dalga sesi, günün başlangıcına eşlik eder. Öğlen, sahildeki salaş lokantalardan birinde balık ekmek yersin. Öğleden sonra İnciraltı Kent Ormanı’na geçip çamların arasında bisiklet sürersin. Akşamüstü olduğunda denizin üzerine serilen kızıllığı izler, gün batımını sessizlikle karşılayarak şehre dönersin. Bir gün içinde hem doğayı, hem denizi, hem de kendini dinlemiş olursun.
GEZ DOLAŞ BURAYA GEL
Çünkü burası hem ucuz, hem kolay ulaşılır, hem de sahici. İnsanlar, büyük masraflar yapmadan, uzaklara gitmeden de huzur bulabileceklerini burada öğreniyor. Şehrin kalbinde, yalnızca bir saatte, doğa ve denizle buluşmanın verdiği duygu tarifsiz. Güzelyalı ve İnciraltı, İzmir’in sakladığı en basit ama en değerli sırdır.



