Pelin PEKEDİS - EGE TELGRAF/ Manisa’nın kuzeyinde, İzmir sınırına komşu olan Yuntdağı bölgesi, antik çağlardan beri yerleşim yeri olarak bilinir. Yuntdağı’na ait dağ köyleri Karakılıçlı, Türkmen, Küçükbelen, Sarma, Akgedik birbirine toprak yollarla bağlıdır. Bu köylerde hayat, şehirden tamamen uzak, doğal ve basit bir şekilde devam eder. Ekim ayı geldiğinde, bu yollar boyunca zeytin kasaları dizilir, kadınlar sabahın erken saatlerinde zeytinleri toplamak için çalışmaya başlar. Zeytin hasadı burada sadece bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda bir kültürdür. Rüzgârda yanık odun kokusu, uzaktan gelen traktör sesleri, ve çoban köpeklerinin havlaması eşliğinde gün doğar. Yuntdağı’nda sonbahar, sadece bir mevsim değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir.
ULAŞIMI DA ÇOK KOLAY
İZBAN’la Menemen istasyonuna kadar gidin, buradan Manisa yönüne giden Yuntdağı minibüslerine binin. Yaklaşık 30-40 dakikalık bir yolculuk sonunda köylerin merkezine ulaşabilirsiniz. İzmir merkezden Yuntdağı köylerine ulaşım, toplamda yaklaşık 1 saat 15 dakika sürer. Yollar virajlı ama bir o kadar manzaralıdır. Bağlar, zeytinlikler ve eski taş evler yol boyunca uzanır, bu eşsiz manzaraya yolculuk boyunca hayran kalmamak elde değildir. Yuntdağı’na yapacağınız bu yolculuk, hem doğal güzellikleri hem de köy hayatını bir arada deneyimleme fırsatı sunar.
ZEYTİN, TOPRAK VE TARİH
Yuntdağı bölgesi, aynı zamanda antik Aigai Antik Kenti’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Aigai, Bergama Krallığı’ndan kalma taş yollarıyla çevrilidir ve sonbaharda çevresi tamamen kızıl yapraklarla dolar. Aigai’ye çıkan patika, yürüyüşçüler ve fotoğraf tutkunları için adeta bir cennettir. Dağın yamacında, serin bir rüzgâr eşliğinde yürümek, güneşin sıcak ışıkları altında bu antik kenti keşfetmek bir başka keyiftir. Zeytin hasadı ise Yuntdağı’ndaki hayatın temel taşlarından biridir. Her evin önünde pres makineleri, taş değirmenler bulunur. Yeni sıkılmış zeytinyağının kokusu, hava ile karışır ve köylü kadınlar, kahvaltılarında ekmeklerini bu taze yağ ile yer. Yuntdağı, zeytin ve zeytinyağının sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda kültürel bir bağdır.
NE YENİLİR NE İÇİLİR?
Yuntdağı köylerinde yemekler sade ama son derece lezzetlidir. Kahvaltı, köyde günün ilk ışıklarıyla başlar ve taze lor, köy ekmeği, cevizli zeytin salatası gibi sağlıklı ve doyurucu yiyecekler ile zenginleşir. Öğle yemeğinde ise keşkek, tarhana çorbası, börülce kavurması gibi yöresel yemekler sofranızı süsler. Sonbahar mevsiminde fırınlardan çıkan kabak tatlısı ve cevizli çörek, köyün doğal mutfağının en sevilen tatlarındandır. Burada her şey köy üretimi olup, marketler yerine toprakla iç içe bir yaşamın ürünleri ile karşılaşırsınız. Kahve molası için köy meydanındaki küçük kahveler ideal bir mekândır; soba başında içilen adaçayı, bu huzurlu atmosferi tamamlar.
DOĞA VE YÜRÜYÜŞ ROTALARI
Yuntdağı çevresinde, doğa severler ve yürüyüş tutkunları için pek çok yürüyüş parkuru mevcuttur. Aigai Antik Kenti Küçükbelen Köyü rotası yaklaşık 5 km uzunluğundadır. İnişli çıkışlı bu yol, muazzam manzaralar eşliğinde yürüyüş yapmak isteyenler için bulunmaz bir fırsattır. Yol boyunca keçi sürüleri, zeytinlikler ve zaman zaman eski taş çeşmelerle karşılaşabilirsiniz. Kasım ayının sabahları burada sisli bir hava hâkimdir, ancak öğleye doğru havanın açmasıyla muazzam fotoğraflar çekebilirsiniz. Yuntdağı’nın doğasında kaybolmak, hem bedensel hem ruhsal anlamda bir rahatlama sağlar.
YAKINDAKİ GÜZELLİKLER
Yuntdağı köylerinden Manisa merkeze minibüsle yaklaşık 40 dakikada ulaşabilirsiniz. Bu yolculuk sırasında Spil Dağı etekleri, Mevlevihane, ve Sardes Antik Kenti gibi tarihi ve kültürel zenginliklerin tabelalarını görmeniz mümkün. Yuntdağı'na yapılan bu kısa gezinti, hem doğayı hem de tarihi keşfetmek isteyenler için ideal bir rota sunar.

SONBAHAR HAVASI VE ATMOSFERİ
Ekim sonu itibarıyla, gündüz sıcaklıkları 22- 24°C civarındadır, akşamları ise 12°C civarına düşer. Rüzgâr yumuşak ama dağdan geldiği için temiz ve keskindir. Hava genellikle açık olup, yağmur nadiren yağar. Geceleri ise, yıldızlar inanılmaz net görünür. Işık kirliliği olmadığı için gökyüzü adeta bir tablo gibidir.
ZAMANIN DURDUĞU YER
Yuntdağı köyleri, İzmir’in hızla modernleşen çevresinde hâlâ “eski Ege”nin yaşadığı birkaç bölgeden biri. Buraya gelen herkes aynı hissi yaşar: hiçbir şey yapmadan vakit geçirmenin güzelliği. Bir tren yolculuğu, bir minibüsle dağ köyüne varış, biraz toprak kokusu… Ve bir anda, şehirde değilsinizdir; yavaşlığın, sessizliğin ve doğallığın tam ortasında kalırsınız.



