İstanbul, büyük bir deprem riski ile karşı karşıya. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Cenk Yaltırak, İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve şehri bekleyen büyük depremin büyüklüğünün en fazla 7.8 olacağını açıkladı. Yaltırak, deprem riski taşıyan ilçeleri sıralayarak, özellikle bu bölgelerdeki yapılara yönelik önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti.

Büyük Deprem 7.8 Büyüklüğüne Kadar Çıkabilir

İstanbul’da 23 Nisan’da meydana gelen 6.2’lik deprem, büyük bir felaketi işaret etmiyor. Ancak, bu büyüklükteki sarsıntıların ardından, şehirde beklenen büyük depremin büyüklüğünün en fazla 7.8 olacağı öngörülüyor. Yaltırak, bu tahminin bilimsel bir analiz olduğunu ve felaket tellallığına dayalı olmadığını vurguladı. "Bu büyüklükte bir deprem olacak ancak daha büyük bir sarsıntı beklenmiyor" dedi.

Riskli İlçeler ve Zemin Durumu

Prof. Dr. Cenk Yaltırak, İstanbul’daki deprem riski yüksek ilçeleri de sıralayarak, bu bölgelerdeki binaların güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. İstanbul’un sağlam zeminlere sahip ilçeleri arasında Beykoz, Sarıyer, Beşiktaş ve Şişli yer alırken, bu bölgelerin 7.8 büyüklüğündeki bir depremde büyük bir yıkım yaşanmayacağı ifade edildi.

Öte yandan, Fatih, Zeytinburnu, Haliç kıyıları, Kağıthane, Kasımpaşa, Büyükçekmece ve Küçükçekmece gibi ilçelerin zemin yapısının daha riskli olduğu ve bu bölgelerdeki binalara öncelikli olarak güçlendirme yapılması gerektiği belirtildi.

6.2’lik Deprem Büyük Depremin Önünü Açtı mı?

6.2 büyüklüğündeki deprem, beklenen büyük depremin önünü açmadı. Yaltırak, bu tür orta büyüklükteki depremlerin, büyük depremden önceki artçı sarsıntılar olduğunu ve bunların büyüklüğün etkisini değiştirmediğini belirtti. "Bu küçük depremler, büyük fayın kırılmasına yol açacak yükü değiştirmiyor. Yani, bu deprem büyük depreme engel olmayacak" ifadelerini kullandı.

İstanbul’da Kentsel Dönüşüm ve Yapılaşma

Prof. Dr. Yaltırak, İstanbul'da kentsel dönüşüm projelerine dikkat çekerek, sağlam zeminlerdeki binaların güçlendirilmesi ve bu alanlardaki yapılaşmanın dikkatli yapılması gerektiğini vurguladı. "Sağlam zeminlerdeki binaların çökme ihtimali yok. Ancak bu binaları yıkıp yeniden yapmak, şehirdeki fiyatları artırarak yaşamı zorlaştırıyor" dedi.

İstanbul’un tarihi yapıları, özellikle 1766 ve öncesine tarihlenen binalar, büyük depremlerden sağ çıkabilmişken, bu durum mevcut binaların dayanıklılığı hakkında da önemli bir gösterge. Yaltırak, bu binaların yıkılmadığını ve depremde ciddi bir hasar görmediklerini belirtti.

 Hazırlıklı Olmalıyız

İstanbul için beklenen büyük deprem, şehirde büyük yıkımlara yol açmadan önce, gerekli önlemlerin alınması için bir fırsat olabilir. Deprem riskini azaltmak ve olası felaketi en az hasarla atlatabilmek için zemin analizi yapılmalı, riskli bölgelerdeki yapılar güçlendirilmelidir. Prof. Dr. Yaltırak, İstanbul’un geleceği için kentsel dönüşümün doğru bir şekilde yapılması gerektiğini ifade ederek, "Bu süreç doğru yönetilmezse, depremden çok daha büyük bir kriz yaşanabilir" diyerek uyarıda bulundu.

(Sözcü)
 

Kaynak: Haber Merkezi