Nihat AK/EGE TELGRAF- Ege Telgraf Web TV’nin en çok izlenen ve konuşulan programlarından ‘Başkanlarla Sabah Kahvesi’, bu hafta bereketin ve tarihi dokunun iç içe geçtiği İzmir’in meyve sebze ambarı Kemalpaşa’dan izleyicileriyle buluştu.

Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, hem net hem içten yanıtlarıyla ekran başındakilere adeta “Ben buradayım” dedi. Ne sorulardan kaçtı, ne sözden… Gerek stüdyodan yöneltilen sorulara, gerekse izleyicilerin merak ettiklerine dobra dobra cevap verdi; şeffaf yönetimin ekranlara yansıyan en net örneklerinden biri oldu. Programın moderatörlüğünü İlkay Kıyak üstlenirken, sorularıyla programa yön veren Ege Telgraf Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Kazım Erkmen, sabah kahvesini bilgiyle harmanladı, izleyiciye keyifli ve doyurucu bir yayın sundu. Kemalpaşa'nın verimli topraklarından yükselen bu yayın, sadece ekranlara değil, gönüllere de dokundu. Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Harmandalı'nın kapanmasının ardından yaşanan çöp transferi sıkıntılarına değinerek, merkeze yakın ilçelerin daha avantajlı olduğunu belirtti. Hizmetin siyasetten bağımsız yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Türkmen, “Merkezi ve yerel idareler el ele verirse kamu hizmeti çok daha geniş kesimlere ulaşır” dedi. Kemalpaşa’nın son yıllarda İzmir’den yoğun göç aldığını belirten Başkan, “Biz artık Anadolu’dan değil, İzmir’in merkezinden göç alıyoruz. Hedefimiz; huzurlu, düzenli ve yaşanabilir bir Kemalpaşa’yı hep birlikte inşa etmektir” diye konuştu.

‘BORÇSUZ GELECEK’

Göreve gelen her yerel yönetimin iş başında olacağı zaman dilimine göre planlama yapması gerektiğinin önemine dikkat çeken Başkan Türkmen, “Seçimle gelip beş yıllık görev süresiyle yetkilendirilen belediye başkanlarına çok ciddi sorumluluklar ve yetkiler veriliyor. Bu noktada hemen ifade etmek isterim ki, bugüne kadar Kemalpaşa’mıza hizmet etmiş tüm belediye başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Amacım kimseyi kötülemek değil ancak artık bazı yapılandırmaları zaman kaybetmeden hayata geçirmemiz gerekiyor. Bizlerin, bu beş yıllık görev süresi içerisinde programlarını, planlarını net şekilde yapması şart. Ne yazık ki bazı belediyeler, on yıllık, on beş yıllık süreçlere yayılmış borçlarla devrediliyor. Bu da doğal olarak yeni dönemdeki hizmetlerin önünü tıkıyor. Cumhurbaşkanımızın 'silkeleyin' çağrısı, aslında geçmişte yapılan hataların, yapılmayan ödemelerin, göz ardı edilen sorumlulukların bir sonucudur. Bugün geldiğimiz noktada; SSK borçlarını, primlerini, vergilerini ödememiş belediyeler var. Bu borçlar geçmiş dönemlere ait olabilir ama bugün bizlere düşüyor. Dolayısıyla yapılandırma şart. Ve bundan sonra bu borçları ödemeyenlere ciddi yaptırımlar uygulanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü görev süresi bitince ‘her şey bitti’ anlayışıyla hareket ediliyor. Gelen uğraşsın deniyor. Oysa böyle olmamalı. Bizler beş yıllık süre için seçiliyoruz. Bu beş yıl içinde personel alımından yatırım planlamasına kadar tüm harcamaları, bütçemize göre yapmalıyız. Eğer bu çerçevede hareket edersek, bu sorunları zaten hiç konuşmayız. Kendi adıma konuşmam gerekirse; yılbaşından bu yana SGK primlerimizi, vergi borçlarımızı düzenli ödemeye başladım. Belediyenin gelir-gider dengesini toparladık ve ödemeleri yoluna koyduk. Elbette borcumuz var. SGK’ya olan borçlarımızı da ödemek istiyoruz ama mevcut faiz oranları gerçekten belediyeleri zorluyor. Bazı kalemlerde neredeyse yüzde 70-80’lere varan faiz yükleriyle karşı karşıyayız. Bu nedenle yapılandırma imkânı doğarsa hem hizmet üretmeye devam ederiz hem de borç yükümüzü hafifletiriz. Belediyelerin bir gelir-gider dengesi, bir bütçesi var. Bizim de ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerekiyor. Bütçenin dışına çıkıldığı zaman sürdürülebilir bir yönetim olmuyor. Elbette merkezi yönetimle iyi diyaloglarınız varsa veya iktidar partisinden biriyseniz İller Bankası’ndan 7, 10, hatta 15 yıllık krediler alabiliyorsunuz. Ama görev süreniz bitince o borçlarla yeni gelen yönetim uğraşıyor. Bu da vicdanlı bir yaklaşım değil. Ben inanıyorum ki bu işi hakkıyla yapmak için, görev süresine uygun planlamalar yapmalı, kamu kaynaklarını doğru kullanmalı ve sorumluluktan kaçmamalıyız. Ben yaptım gittim olmaması gerekiyor” diye konuştu.

PLANLI ŞEHİR VİZYONU

Kentsel dönüşüm konusundaki çalışmalarını ise Başkan Türkmen şu cümlelerle dile getirdi, “Atatürk ve Soğukpınar mahallelerimizi kapsayan yaklaşık 800 dönümlük alan, Bakanlık tarafından riskli alan ilan edilerek kentsel dönüşüm sürecine alındı. Burası geçmişten bu yana gecekondu yerleşimi olan bir bölge ve parseller oldukça küçük. İlk planlarda adalar büyüktü ve kamulaştırma gerekiyordu. Bu süreçte ciddi mağduriyetler yaşandı, davalar açıldı, süreç ertelendi. Göreve geldikten sonra Kentsel Dönüşüm Derneği’miz ve teknik ekip ile çalışarak adaları küçülttük, vatandaşlarımızın daha az hisseyle yapılaşma hakkına kavuşması sağlandı. Planlar tamamlandı ve onaylandı. Geçtiğimiz hafta bölge halkıyla bir toplantı yaptık. Şimdi 18. madde uygulamasına geçiyoruz. Bakanlıktan yetki aldık, arsaların tapu niteliği kazanması için çalışıyoruz. Bölgede hazine arazilerini işgal eden yapılar da var. Bu arazilerin devri için işlemler başlatıldı. 55 tapunun devri tamamlanmak üzere. Böylece vatandaşlarımız yasal haklarına kavuşacak. Sonraki süreçte isteyen müteahhitle, isteyen kendi imkânlarıyla ya da birleşerek yapılaşmasını gerçekleştirebilecek. Eğer bu bölge 2014’te belediye eliyle planlansaydı, bugüne kadar dönüşüm tamamlanmış olurdu. Vatandaş eliyle yapılan dönüşüm daha sağlıklı. Çünkü kamulaştırma sürecinde değerinin üzerinde ödeme yapılsa da vatandaş genellikle razı olmuyor. Bölgenin ortasında bulunan cami ve hamamın olduğu sit alanı için de koruma amaçlı imar planı hazırlanıyor. Ormana giren bir kısmı reddedildi, arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Ayrıca dere mesire alanıyla birleştirilerek güzel bir proje geliştiriliyor. Kaçak yapılaşma ise tüm Türkiye’nin sorunu. 2018’de çıkan İmar Barışı yasası beyana dayalıydı. Vatandaşlar 2018-2019’da bile yapılmamış yapılar ya da boş araziler için beyan verip yapı yaptılar. Bu belgeler Bakanlık tarafından verildiği gibi, iptali de yine Bakanlıkça yapılıyor. Belediyeler ise sadece uygulayıcı. Bakanlık iptal ettiğinde biz mühürlüyor, ceza yazıyor ve yıkım kararı alıyoruz. 1985’teki imar affı daha farklıydı. Komisyonlar yerinde inceleme yapıp uygunsa ruhsat veriyordu. Bugünkü uygulamada ise ruhsatlı binaların bile üzerine kaçak katlar çıkılmış ve bunlar da barış kapsamına alınmış durumda. Bu da ciddi teknik sorunlara yol açıyor. Bence imar barışı, imarlı parselleri kapsamamalıydı. Ama bir vatandaş tarım arazisine tek katlı bir yapı yaptıysa, bu değerlendirilebilir. Hem mağduriyet önlenir hem de plansız yapılaşma engellenir. Bundan sonrası için net bir milat konulmalı. Yeni kaçak yapılara ciddi yaptırımlar uygulanmalı. Sadece yapana değil, denetlemeyene, göz yumana da sorumluluk yüklenmeli. Çünkü bu iş sadece yapanla değil, görüp de işlem yapmayanla ilgilidir.

HOBİ BAHÇELERİ

Son olarak, bölgemizde hobi bahçeleri ciddi sorun haline geldi. Tarım arazileri kooperatif adı altında parçalanıyor, vatandaşlarımız yanıltılıyor. Buradan çağrı yapmak istiyorum: Bir yer almadan önce mutlaka belediyemize gelip o parselin imar durumunu öğrenin. Biz size en doğru bilgiyi vermeye her zaman hazırız. Amacımız, Kemalpaşa’da planlı, düzenli, yaşanabilir bir şehir oluşturmak. Vatandaşlarımızın desteğiyle bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum”.

İstihdam yaratan kurumlarla güçlü bir iletişim içinde olduklarını vurgulayan Başkan Türkmen, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güzel bir sözü vardır: Her fabrika bir kaledir. Gerçekten de öyle. Sanayicilerimiz bizim için çok kıymetli. İlçemiz sınırları içinde Kemalpaşa ve Bağyurdu Organize Sanayi Bölgeleri olmak üzere iki organize sanayi bölgemiz var. Bunun dışında da Armutlu, Sütçüler ve Ulucak bölgelerinde çeşitli sanayi alanları bulunuyor. Bu bölgeler de bizim sorumluluğumuzda. Kemalpaşa OSB ve KOSGEB ile hiçbir sıkıntımız yok. Bağyurdu OSB ile de aynı şekilde… Dürüst ve düzgün çalışan hiç kimseyle sorunumuz olmaz. Herkesle ilişkilerimiz iyi. Ama samimiyetle söylemek isterim ki, karşımızdaki kişiler düzgün işler yapıyorsa başımızın tacıdır. Ancak yanlış işlerin içinde olanlarla ilgili, bu yörede yaşayan insanların bize emanet ettiği hak ve hukuku korumakla yükümlüyüz. Bu emaneti en iyi şekilde korumak için elimden gelen hassasiyeti gösteriyorum. Sanayicilerimizin ne kadar zor şartlar altında üretim yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Elektrik, su, personel giderleri derken birçok yükün altındalar. Yanında 10, 50 ya da 500 kişi çalıştıran her işletme bizim için değerlidir. Biz de elimizden geldiğince onlara nasıl katkı sağlayabiliriz diye mücadele ediyoruz. İnşallah ülkemizdeki bu sıkıntılı dönem bir an önce atlatılır. Çünkü sanayiciler rahatladığında tüm halkımız da rahat eder. Bu bilinçle hareket ediyor, hep birlikte güzel işler başaracağımıza inanıyorum” dedi.

PERSONEL MAAŞLARI

Asgari ücret çalışanlarımızın yaşam standardını yükseltmek için düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Personel maaşlarında adil ve dengeli artışlar sağlanarak, motivasyon ve verimlilik artırılmaktadır. İşçimizin emeği en kıymetli değerdir, hak ettiği ücretle desteklenmelidir.

SOSYAL YARDIM VE EĞİTİM

Toplumumuzun dezavantajlı kesimlerine yönelik sosyal yardımlarımız artarak devam ediyor. Eğitim imkanlarını genişleterek, herkesin eşit fırsatlara ulaşmasını sağlamak önceliğimizdir. İyi bir eğitim, bireylerin hayatını olumlu yönde değiştirir ve toplum kalkınmasına katkı sağlar.

TURİZM VE KÜLTÜR

Turizm sektöründe sürdürülebilir gelişim için projeler geliştiriyoruz. Kültürümüzü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Tarihimize sahip çıkarak, ekonomik ve sosyal fayda sağlamayı hedefliyoruz.

‘BENİ MUTLU EDİYOR’

Beş yıl sonra seçmene ‘gitme kal’ dedirtecek icraatlara imza atma hedefinde olduğunu belirten Başkan Türkmen, “Şimdi Kemalpaşa’da siyasetin, Kemalpaşalıların beni desteklemelerinin, daha doğrusu seçmelerinin tek bir sebebi var: Güven. Evet, bu çok önemli. Çünkü biz onların parasını kullanıyoruz. Onların bize vermiş olduğu yetkiye istinaden, onların gücünü kullanıyoruz belediyelerde. Ve biz, o parayı çok düzgün yerlerde, en doğru şekilde kullanmak zorundayız. Ben, Kemalpaşa’daki tüm vatandaşlarıma bana duydukları bu güvenden dolayı yürekten teşekkür ediyorum. Görüşü ne olursa olsun, hepsini çok seviyorum. İnsanlara hizmet etmek kadar beni mutlu eden hiçbir şey yok. Elimden gelen tüm gayreti gösteriyorum. İnanın, İzmir’de en iyi yerel yönetim hizmetini alan ilçe Kemalpaşa olacak. Vermiş olduğum tüm sözleri yerine getireceğim. Ve bunun da çok daha üzerinde işler yapacağıma inanıyorum. Beş sene sonra herkes diyecek ki: ‘Gitme, devam et.’ İşte o zaman da bunu değerlendireceğim.”

GÜÇLÜ İLÇE İÇİN

Her alanda ilçemizi daha yaşanabilir ve güçlü kılmak için çalışıyoruz. Beş yıl sonra “Gitme, devam et” dedirtecek hizmetlerimizle Kemalpaşa’yı İzmir’in en iyi yerel yönetimi yapmayı hedefliyoruz.

ÜRETİMİN KALBİ

Fabrikalar üretimin kalbidir, biz bu kalbi güçlendirmek zorundayız. Her yatırım, her istihdam bizim için kıymetlidir. Dürüst çalışan her sanayicinin yanındayız, Kemalpaşa üretenle büyüyecek.

Kaynak: Haber Merkezi