Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ankilozan spondilit hastalığında erken tanı ve bütüncül tedavinin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Koca, hastalığın tedavisinde inflamasyonun kontrol altına alınması, omurga hareketliliğinin korunması ve ilerlemenin önlenmesine yönelik kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.
Halk arasında omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilit, özellikle omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen kronik bir romatizmal hastalık olarak tanımlanıyor. Bağışıklık sisteminin anormal inflamatuar yanıtlarıyla ilişkili olan hastalık, genellikle genç yaşlarda ortaya çıkıyor.

Sabah tutukluğu, özellikle geceleri artan bel ağrısı ve hareket kısıtlılığı hastalığın öne çıkan belirtileri arasında yer alıyor. İlerleyen dönemlerde ise omurgada kalıcı sertlik, hareket kabiliyetinde azalma ve duruş bozuklukları gelişebiliyor.
Prof. Dr. İrfan Koca, hastalığın tedavisinde erken tanının yanı sıra kişinin ihtiyaçlarına göre planlanan bütüncül bir yaklaşımın önem taşıdığını belirtti.
İLAÇ TEDAVİSİ
Ankilozan spondilit tedavisinde hastalığın aktivitesine ve eklem tutulumuna göre farklı ilaçların kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, tedavi sürecinde medikal uygulamalarla egzersiz ve rehabilitasyonun birlikte yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Koca: "Tedavide öncelikle nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalığın tutulum şekline ve aktivitesine göre özellikle periferik eklem tutulumu bulunan hastalarda hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD), gerekli durumlarda ise biyolojik ve hedefe yönelik tedaviler uygulanabilmektedir. Düzenli egzersiz, fizik tedavi, postür ve solunum çalışmaları da omurga hareketliliğinin korunması ve fonksiyonel kapasitenin artırılmasında önemli rol oynamaktadır" diye konuştu.
Hastalığın seyrine göre belirlenen tedavi planında, inflamasyonun kontrol edilmesi ve hareket kabiliyetinin korunması hedefleniyor. Düzenli egzersiz ve fizik tedavi uygulamaları ise hastaların fonksiyonel kapasitesinin artırılmasına destek olabiliyor.
TAMAMLAYICI TEDAVİLER HANGİ DURUMLARDA DEĞERLENDİRİLİYOR?
Ankilozan spondilit tedavisinde bazı tamamlayıcı uygulamaların, hastanın klinik özellikleri dikkate alınarak medikal tedavi ve rehabilitasyon programına destek amacıyla dahil edilebildiğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca; nöral terapi, akupunktur, kuru iğneleme, uygun manuel terapi teknikleri ve ozon tedavisini bu uygulamalar arasında sıraladı.
Koca: "Nöral terapi, akupunktur, kuru iğneleme, uygun manuel terapi teknikleri ve ozon tedavisi gibi uygulamalar, hastanın klinik özelliklerine göre medikal tedavi ve rehabilitasyon programına destekleyici olarak dahil edilebilir. Bu yöntemlerin ağrı modülasyonu, otonom sinir sistemi, nöroimmün etkileşimler ve inflamatuar yanıtla ilişkili mekanizmalar üzerindeki etkileri bilimsel açıdan ilgi görmektedir. Uygun hasta seçimiyle ağrı kontrolü, hareket kabiliyeti ve fonksiyonel iyileşme desteklenebilir. Ancak bu uygulamaların ankilozan spondilitte hastalığın ilerlemesini yavaşlattığına ilişkin yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır" dedi.
Açıklamada, tamamlayıcı yöntemlerin hastalığın ilerlemesini yavaşlattığının kanıtlanmadığı özellikle vurgulandı. Bu uygulamaların değerlendirilmesinde hastanın klinik özelliklerinin ve mevcut tedavi programının dikkate alınması gerektiği belirtildi.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI VE BESLENME DE TEDAVİ YAKLAŞIMINDA YER ALIYOR
Ankilozan spondilit ile bağırsak inflamasyonu arasındaki ilişkiye dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimin hastalığın gelişiminde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
Koca: "Bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sistemi arasındaki etkileşim, hastalığın gelişiminde önemli rol oynayabilmektedir. Bu nedenle gastrointestinal sistemin değerlendirilmesi, Akdeniz tipi beslenme, kişiye özel diyet düzenlemeleri ve uygun hastalarda güvenliği değerlendirilmiş fitoterapötik destekler bütüncül yaklaşım kapsamında ele alınabilir" dedi.
Açıklamada, gastrointestinal sistemin değerlendirilmesi ve kişiye özel beslenme düzenlemelerinin tedavi yaklaşımında dikkate alınabileceği belirtildi. Akdeniz tipi beslenme ve güvenliği değerlendirilmiş fitoterapötik destekler de uygun hastalarda ele alınabilecek seçenekler arasında gösterildi.
ERKEN TANIYLA HAREKET KABİLİYETİNİ KORUMAK MÜMKÜN
Ankilozan spondilit tedavisinde temel hedefin inflamasyonu kontrol altına almak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve kalıcı fonksiyon kayıplarını önlemek olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Koca, erken tanı ve kişiye özel tedavinin önemini yineledi.
Koca: "Ankilozan spondilitte temel hedefimiz inflamasyonu kontrol altına almak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve kalıcı fonksiyon kayıplarını önlemektir. Erken tanı, etkili medikal tedavi, düzenli egzersiz ve kişiye özel rehabilitasyon programlarıyla hastaların uzun yıllar aktif ve kaliteli bir yaşam sürmesi mümkündür" dedi.
Prof. Dr. İrfan Koca, erken tanı, etkili ilaç tedavisi, düzenli egzersiz ve kişiye özel rehabilitasyon programlarının hastaların hareket kabiliyetinin korunması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi açısından önem taşıdığını belirterek açıklamalarını tamamladı.





