Türkiye'nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın, Milli Mücadele döneminde yaşadığı ilginç bir öykü, Aydın'ın Germencik ilçesine bağlı Dağyeni Mahallesi'nde geçti.
Yunan çeteleri tarafından ölüm listesine alınan Bayar, İzmir'den kaçarak Dağyeni Mahallesi'ne sığındı ve köylüler tarafından 'Galip Hoca' adıyla misafir edildi. Köydeki bazı kişiler dışında, çoğu köylü Bayar'ı sıradan bir imam olarak tanıdı.
Aydın’ın dört bir yanı Yunanlar tarafından işgal altındayken, köylüler Bayar'ı büyük bir fedakarlıkla korudu.
Yaklaşık 40 gün köyde misafir edilen Bayar, Germencik İstasyonu'na gönderilerek trenle Ankara'ya ulaştırıldı. Tren yolculuğu sırasında Bayar'ı saklamak için hasıra sararak trene eşya gibi bindi.
Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Bayar kendisini koruyan köyü unutmadı. Dağyeni Mahallesi'ne gönderdiği talimatla, köyün su ihtiyacını karşılamak için bir çeşme yaptırdı. Bu çeşme, 1957 yılından bu yana köylüler tarafından kullanılmakta ve Bayar'ın vefasının simgesi olarak kabul edilmektedir.
Bayar'ın köyde kaldığı ev, koruma altına alınmış durumda ancak zamanla çürümeye başlamıştır. Evin sahibi Ahmet Aydın, restorasyon talebinde bulunarak, evin korunmasını istedi. Mahalle sakinleri, Bayar’ın köyde 'Galip Hoca' olarak bilindiğini ve onun adına yapılan çeşmenin köylüler için büyük bir anlam taşıdığını belirtti.
Celal Bayar'ın yaşamının bu bölümü, hem tarih hem de vefa açısından önemli bir hatıra olarak Dağyeni Mahallesi'nde yaşatılmaktadır.