Dokumacılığın kendisi için yalnızca bir üretim alanı olmadığını belirten Veysel Karaşın, sanat ve zanaat yönüne odaklandığını ifade etti. Karaşın, hedefinin Buldan’a 1951 yılında gelen ilk elektrikli tezgahtan önce kullanılan yöntemleri yaşatmak olduğunu söyledi.
"25 yıldır hobi olarak yapıyorum ben bu işi. Dokumanın sanat ve zanaat kısmıyla uğraşıyorum. Benim hedefim 1951 yılında Buldan'a gelen ilk elektrikli tezgahtan önce nasıl dokuma yapılıyorsa onu yapmaya, atalarımızın geleneğini yaşatmaya çalışmak. Bunu yapma amacım kültürümüzü unutturmamak, gün yüzünde tutmak, zanaat ve sanatı ön plana çıkartmak. Bu peştamalları ve şalları her yerde her şekilde bulabiliriz. Benim için önemli olan atalarımızın yaptığı gibi elektriksiz dokumanın aynısını uygulayabilmek" dedi.
BİR DOKUMANIN HAZIRLIĞI 5 GÜN SÜRÜYOR
Geleneksel dokumada üretim aşamasından önce uzun ve titiz bir hazırlık süreci bulunuyor. İplik makaralarını kendisinin hazırladığını anlatan Karaşın, gücülerden geçen ipliklerin ise arkadaşlarının yardımıyla tezgâha geçirildiğini belirtti. Bu hazırlıkların yaklaşık 5 gün sürdüğünü ifade eden Karaşın, hazırlanan ipliklerin daha sonra uzun süre kullanılabildiğini söyledi.
Kullandığı tezgâhın farklı ağaç türlerinden oluştuğunu aktaran Karaşın, en iyi tezgâhların gürgen ağacından yapıldığını belirtti. Elindeki imkânlarla tezgâhındaki eksikleri farklı ağaçlarla tamamladığını ifade eden Karaşın, kullandığı tezgâhın kendisi açısından ayrıca özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.
"Üzerinden geçen iplik makaralarını kendim hazırlarım. Gücülerden geçen ipleri arkadaşlarımdan yardım alarak beraber geçiririz. Bu hazırlıkları yapmak bile bizim yaklaşık 5 günümüzü alıyor. Bu iplikleri hazırladıktan sonra uzun süre kullanım yapabiliyoruz. Tezgahımda birden çok ağaç çeşidi var. Aslında en iyi tezgah gürgen ağacından yapılandır. Ben de elimdeki imkanlarla eksikleri farklı ağaçlardan tamamlayarak tezgahımı kullanıyorum. Bu tezgah bana eşimin kardeşinin kayınbabasından hatıra. Üzerindeki izler bana geçmişi hatırlatıyor, ben de o güzel hatıraları tekrar yaşatıyorum" diye konuştu.
ÇOKLU PEDALLAR KUMAŞA DESEN VE MELODİ KATIYOR
Geleneksel dokuma tezgâhlarının farklı özelliklere sahip olduğunu belirten Karaşın, pedalların kumaşın görünümünde önemli rol oynadığını anlattı. İki pedallı tezgâhlarda düz dokumalar yapılabildiğini söyleyen Karaşın, dört ve üzeri pedala sahip tezgâhlarda ise kumaş üzerinde farklı desenlerin ortaya çıktığını ifade etti.
Karaşın, dokuma sırasında ortaya çıkan desenlerin kendine özgü bir anlatımı bulunduğunu belirterek, "Bu tür tezgahların farklı çeşitleri var. 2 pedallı tezgahlarda düz dokumalar yapılır ama 4 ve üzeri 6, 8 gibi çoklu pedallılarda dokuma yapılırsa kumaş üzerinde desenler oluşmaya başlar. O desenlerin de kendine has sözleri ve melodileri olur" ifadelerini kullandı.
Elektrikli tezgâhlarla geleneksel el tezgâhı arasındaki üretim farkı da dikkat çekiyor. Karaşın, kendi tezgâhında yaklaşık 2 metre 8 santimetrelik bir ürünün dokunmasının bir gün sürdüğünü belirtti. Bu nedenle üretimin ticari açıdan düşük bir döngüye sahip olduğunu ifade eden Karaşın, elektrikli tezgâhlarda ise saatte 12 ürüne kadar üretim yapılabildiğini söyledi.
"Benim tezgahımda dokunan ürün 2 metre 8 santim gibi bir ölçüde oluyor ve bu dokuma benim bir günümü alıyor. Bu yüzden ticari döngüsü çok düşük oluyor. Elektrikli tezgahlarda saatte 12 ürüne kadar çıkıyor bu sayı. Benim amacım ticaret olmadığı için, tarihi bir kültürü yaşatmak olduğu için bu tezgahı kullanıyorum."
ESKİ TEZGAHLAR ZİYARETÇİLERİ ÇOCUKLUKLARINA GÖTÜRÜYOR
Atölyesini ziyaret edenlerin geleneksel tezgâhlara gösterdiği ilginin kendisini motive ettiğini belirten Karaşın, özellikle eski neslin tezgâhları gördüğünde geçmişe dair anılarının canlandığını söyledi. Ziyaretçilerin gözlerindeki geçmişe özlemin kendisini mutlu ettiğini ifade eden Karaşın, yeni neslin ise dokuma sırasında ipliklerin hareketini farklı bir ilgiyle takip ettiğini anlattı.
"Buraya gelen herkesin bu tür eski tezgahlarda bir hatırası var. Bu tezgah onları çocukluklarına götürüyor. Misafirlerimin gözlerindeki o ışıltı, o geçmişe özlem beni çok mutlu ediyor. Yeni nesilleri ise o ipliklerin geçişindeki algoritma büyülüyor."




