Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen anıt mezar, mimari özellikleri, sembolik detayları ve tarihsel kullanımıyla Foça’nın önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor. Pers Mezar Anıtı hakkında bilinenleri sizler için derledik. Pers Mezar Anıtı nerede? Pers Mezar Anıtı'nın hikayesi nedir?
FOÇA YAKINLARINDAKİ PERS MEZAR ANITI
Foça’ya yaklaşık 10 kilometre kala yol kenarında yükselen kaya anıt mezarı, yarı yontulmuş yapısıyla dikkat çekiyor. Pers etkisi altında inşa edilen yapı, Lykia–Lydia geleneğinde yapılmış olup M.Ö. 4. yüzyıla tarihleniyor. Taş Kule, Pers Mezarı ya da Taş Ev olarak adlandırılan bu anıt, Foça’nın doğusunda, Foça–İzmir karayolunun 7. kilometresinde, eski İzmir yolu ve Geç Osmanlı dönemine ait bir köprünün yanında bulunuyor. Antik çağda da yolun bu güzergahtan geçtiği biliniyor. Anıta en yakın büyük yerleşim yeri Phokaia olarak kayıtlarda yer alıyor.
IONIA’DAKİ TEK PERS ESERİ
Monoblok, masif bir tüf taşı kütlesinin oyulmasıyla oluşturulan anıt mezar, Ionia’da Perslere ait tek eser olma özelliğini taşıyor. Perslerin Sardes’i ele geçirmesinden hemen sonra, General Harpagos komutasındaki Pers ordusunun Phokaia’yı alma sürecinde, M.Ö. 546 yılında yapılmış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak yapı üzerinde çalışan bazı bilim insanları, anıtı daha geç tarihlere tarihlendiriyor. Yapının, Anadolu ve İran geleneğinde, Batı Anadolulu ustalar tarafından inşa edildiği belirtiliyor.
ANITIN MİMARİ YAPISI
Anıtın alt bölümü ana gövdeyi oluştururken, üst bölüm kübik bir biçime sahip. Yapının çatısına ait üst kütle ile alttaki ana gövde arasında 35–42 santimetre yüksekliğinde dört basamak bulunuyor. Bu basamaklar ön cephede yer almıyor. Kübik üst kütlenin üzerinde bulunan daha küçük boyutlu basamaklardan yalnızca biri günümüze ulaşmış durumda. Yukarı doğru küçülerek yükselen anıtın formu, piramitleri anımsatıyor.
SAHTE KAPININ SEMBOLİK ANLAMI
Alt bölümün ön yüzünde yer alan sahte kapı, bir cenaze motifi olarak değerlendiriliyor. Anadolu’da özellikle Roma döneminde yaygın olan bu motif, mezarın sembolik bir girişi olarak kabul ediliyor ve genellikle yaşamdan ölüme geçişi temsil ettiği şeklinde yorumlanıyor. Sahte kapı üzerindeki süslemeler, Ionia ve Lydia sanatında da görülen örneklerle benzerlik taşıyor.
MİMARİ BENZERLİKLER
Sahte kapı üzerindeki detaylar, İran’daki Pasargadae’de bulunan Kyros’un mezarında, Süleyman Zindanı olarak bilinen ateş tapınağında ve Nakş-i Rüstem’deki ateş tapınağında da görülüyor. İran’daki bu örneklerin, Phokaia’daki mezardan daha geç tarihlere ait olduğu belirtiliyor. Sahte kapı üzerindeki yaprak dizisi profilinin, M.Ö. 530’lara tarihlenen Kyros’un mezarındakine benzemesine rağmen daha az gelişmiş olduğu ifade ediliyor. Bu durum, Pers Mezar Anıtı’nın profil gelişiminin 10–20 yıl daha erken bir tarihe işaret ettiğini gösteriyor. Phokaia örneğinin, İran’daki örnekler için prototip olduğu değerlendiriliyor.

MEZARIN GERÇEK GİRİŞİ NEREDE?
Mezarın gerçek giriş kapısı batı cephesinde yer alıyor. Bu kapıdan giriş odasına ve mezar odasına ulaşılıyor. Mezar odasının sonunda, döşemeye oyulmuş mezar bulunuyor. Bu alanların duvarlarında herhangi bir süsleme yer almıyor.
ATEŞ ÇUKURLARI VE SUNAK ALANI
Sahte kapının önünde, podiumun tam ortasında büyük bir çukur bulunuyor. Anıtın tepesindeki ilk basamağın ortasında ise daha küçük bir çukur yer alıyor. Bu çukurların, Zerdüşt inanışında ateş yakma amacıyla kullanıldığı düşünülüyor. Her iki çukur da mezarın merkezi uzun aksı üzerinde konumlanıyor.
Anıtın arka bölümünde, podiuma bitişik düzenlenmiş tören alanında tahrip edilmiş bir sunağa ait izler tespit edildi. Sunağın yanında yapılan kazılarda, M.Ö. 6. yüzyıl stilini yansıtan bir volüt parçası bulundu. Ayrıca, anıtın sunak alanına bakan cephesinde, ana gövdenin üst kenarında bir stelin oturduğu yere ait izler görüldü. Bu stel üzerinde mezarda yatan kişilerin isimlerinin yazılı olduğu değerlendiriliyor.
ANTİK KAYNAKLARDA TAŞ EV
Antik yazar Xenephon’a göre Pers Kralı Kyros, Sardes Savaşı’ndan sonra birlikte savaştığı Susa Kralı Abradatas ve savaşta hayatını kaybeden Abradatas’ın ardından intihar eden eşi Panthea için büyük bir anıt mezar yaptırdı. Xenephon, bu mezarda adakların sunulduğu bir sunağın bulunduğunu ve bu sunakta sığır, at ve koyunların adandığını aktarır. Yine Xenephon, anıtın kendi döneminde ayakta olduğunu ve mezar sahiplerinin isimlerinin yazılı olduğu bir taşın, yapının üst bölümünde yer aldığını belirtir.
Herodotos ise Perslerin Ionia’da ilk saldırdığı yerin Phokaia olduğunu yazar. Bu bilgiler doğrultusunda, Kyros’un bu mezar anıtını, Sardes’in düşüşünden hemen sonra, Phokaia’nın alınması sürecinde Pers gücünü göstermek amacıyla politik nedenlerle yaptırmış olabileceği değerlendiriliyor.
YÜZYILLAR BOYUNCA KULLANILAN YAPI
Mezar anıtı, inşa edilmesinin ardından yüzyıllar boyunca farklı amaçlarla kullanıldı. M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısında, yol tarafındaki bölüm kısa bir süre taş ocağı olarak işletildi. Geç Roma döneminde ise anıt ve çevresi yoğun şekilde taş ocağı olarak kullanıldı ve bu süreçte yapı büyük tahribat gördü. Yeni kazılarla ortaya çıkarılan podiumun büyük bölümünün bu dönemde zarar gördüğü belirlendi.
Bu süreçte anıtın ana giriş kapısı büyütülerek iç mekanlarda değişiklikler yapıldı. Bizans döneminde ise yapının konut olarak kullanıldığı, kazılarda ele geçen buluntularla tespit edildi.



