Nihat AK/EGE TELGRAF- Salihli Tarım ve Hayvancılık Günleri’nde tarımın geleceği masaya yatırıldı! Hayvan sağlığından tarım makinelerine, doğru fidan seçiminden besleme stratejilerine kadar pek çok kritik konuda bilinçli üretimin önemi gözler önüne serildi. Uzmanlar, yanlış tercihlerin üreticinin cebini ve ülke tarımını derinden sarstığını vurgulayarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Doğru kararların verimi katladığını, bilinçli adımların ise kayıpları önlemede hayati rol oynadığını net biçimde ortaya koydular. Tarımda devrim niteliğinde adımlar, Salihli’den yükseliyor!

TARIMIN KALBİ
Doğru tarlaya doğru ekipman temin edilmesinin önemine dikkati çeken TÜMOSAN Manisa Bölge Bayi Sinan Kaya, “Tarımın ve hayvancılığın belkemiğidir traktörler. Onlar olmadan ne toprağı sürebiliriz ne de emeğimizi ürüne dönüştürebiliriz. Ama unutmayalım, traktör almak sadece bir makine almak değildir; toprağın ruhuna uygun bir yol arkadaşı seçmektir.İlk dikkat edilmesi gereken, yerli traktörlerin gücüdür. Yerli üretim; hem ekonomik hem de pratik çözümler sunar. Arıza durumunda, yedek parça elinizin altındadır; haftalarca beklemek yerine bir telefonla çözüm kapınızda olur. Bu da tarlada zaman, cebinizde para demektir.

Ayrıca, arazinizin yapısı da traktör seçiminde belirleyicidir. Açık tarlalar için tarla tipi, bağ ve bahçeler içinse bahçe tipi traktörler tercih edilmelidir. Yanlış seçim, hem verimi düşürür hem de ürüne zarar verir. Oysa doğru bir seçim, iş verimliliğini yüzde 70’e kadar artırabilir.Unutmayın, aynı beygir gücündeki traktörler arasında bile ciddi farklar olabilir. Örneğin, tarla tipi bir traktör bahçe tipine göre 100 bin TL daha pahalı olabilir. Ancak önemli olan ihtiyaca uygun olandır. Çiftçi, en doğru tercihi burada yapar; traktörleri tüm yönleriyle değerlendirir, karşılaştırır. Tarım ve hayvancılık fuarları, traktör markalarının güçlerini sergilediği birer vitrindir.Biz de bu yüzden Salihli Tarım ve Hayvancılık Günleri’ne katılıyoruz. Her yıl beklentimizin üzerinde ilgi görüyor, güçlü tanıtım ve başarılı satışlar gerçekleştiriyoruz” dedi.
AŞILA, KORU, KAZAN
Sektörel etkinlik katılımcısı Veteriner Hekim Saffet Akkoyun, “Pandemi süreci, sadece insan sağlığı açısından değil, hayvan sağlığı açısından da insanımıza çok şey öğretti. En önemli ders ise şu oldu: Hastalıkla mücadelede en güçlü silah, hastalık gelmeden önlem almaktır. Hayvancılıkta bunun adı: koruyucu veteriner hekimliktir. Ve bunun en temel aracı: aşıdır. Aşılama, sürü bağışıklığını sağlar, hastalıkların yayılmasını önler ve hem hayvan refahını hem de üretim kapasitesini artırır. Tedavi, çoğu zaman geç kalınmış bir çözümdür. Bir hayvan hastalandığında hem tedavi masrafları yükselir hem de enfeksiyon tüm sürüye yayılabilir. Oysa aşı, binde bir maliyetle binlerce liralık zararı önler.

Bugün ülkemiz, hayvan sağlığı aşılarının yüzde 60-70’ini yerli imkânlarla üretebiliyor. Bu gelişme, sadece aşıya erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor; saha hekimlerinin müdahalesini de hızlandırıyor, üreticinin elini güçlendiriyor. Bilinçli hayvancılık yapan üreticiler, koruyucu hekimliğin önemini bilir ve sürüsünü takvimli aşılamayla koruma altına alır. Unutmayın, proaktif yaklaşım, yani hastalık gelmeden önlem almak, hem daha ekonomiktir hem de daha etkilidir. Aşı, sadece hayvanınızı değil; emeğinizi, geleceğinizi ve sürdürülebilir üretiminizi korur. Koruyucu hekimliğe yatırım yapmak, hayvancılıkta kazancın en akılcı yoludur” ifadelerini kullandı.
DOĞRU BESLEME KAZANDIRIR
İklim krizinin yem güvenliğini de olumsuz etkilediğini belirten Rota Rasyonel Tarım’dan Ziraat Mühendisi/Zooteknist Mustafa Hamiş, “İklim krizi sadece hava şartlarını değil, tarımsal üretimi de doğrudan etkiliyor. Kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan sıcaklıklar; arpa, buğday, mısır gibi tahılların verimini düşürüyor. Özellikle protein kaynağı olan yağlı tohum bitkilerindeki düşüş, hayvancılıkta kullanılan pamuk küspesi, soya küspesi, ayçiçek küspesi gibi hammaddelere ulaşımı zorlaştırıyor. Bu da yem fiyatlarını yukarı çekiyor.

Tam da bu noktada, Rota BK 300 Konsantre Besi Yemi devreye giriyor. İçeriğinde yüzde 50 soya, baypas yağları, ADE vitaminleri, niasin, maya, buffer sistemleri ve nano teknolojiyle desteklenmiş 40’tan fazla ham madde bulunuyor. Herhangi bir ısıl işlem görmeden, doğal formunda karıştırılıyor. Yani, sindirilebilirliği yüksek, enerji ve protein yönünden dengeli bir yapı sunuyor.Elinizde arpa, mısır ve bir miktar buğday varsa, fabrika yemine bağlı kalmadan kendi rasyonunuzu kendiniz hazırlayabilirsiniz.Bu sayede: Buzağı 6 aydan kesime kadar yüksek randımanla büyür, düveler daha sağlıklı gelişir, süt ineklerinin verimi artar, daha erken kızgınlık gösterir. Biz üreticilerimize sadece ürün vermiyoruz, sahada bilgiyle destek oluyor, danışmanlık sunuyoruz. Bedel istemiyoruz, birlikte kazanmayı hedefliyoruz. Çünkü rasyon bilinç ister, biz de bu bilinci güçlendiriyoruz. iklim değişebilir ama doğru besleme, daima kazandırır” şeklinde konuştu.
FİDAN SEÇ, ZARARI GEÇ
Doğru fidan seçiminin hayati önem taşıdığını belirtenYörükoğluFidancılık’ın sahibi Ergün Doğan, “Zeytin, ülkemizin tarımsal hazinelerinden biridir. Ancak son yıllarda artan kaçak ve merdiven altı zeytin fidanı üretimi, hem üreticilerimizi hem de sektörümüzü ciddi şekilde tehdit ediyor. Sertifikasız fidanlar, düşük tutma oranları (yüzde 50’ye kadar), kök hastalıkları ve yanlış çeşitlerle üreticinin yıllar süren emeğini boşa çıkarıyor.

Sertifikalı fidanlarda tutma oranı yüzde 90-95 seviyesindeyken, kaçak fidanlar soğuklara dayanıksız, genetik olarak hatalı ve verimi düşüktür. Örneğin, -7°C’de yaprak dökümü yaşayan yanlış bir çeşit, verimde yüzde 70’e kadar kayıp yaratabiliyor. Gemlik zeytini sanılarak dikilen melez fidanların gerçekte 5-10 kg verime düşmesi, üreticiyi büyük zarara uğratıyor.
Tahminlere göre piyasadaki fidanların yüzde 70’i sertifikasız. Bu durum sadece bireysel zararlara değil, ülke genelinde üretim verimliliğinin yüzde 30-40 düşmesine yol açıyor. Ayrıca, Xylellafastidiosa gibi zararlı hastalıklar da kontrolsüz fidanlarla yayılıyor.

Çözüm için üç ana adım öneriyoruz:
1. Denetim ve yaptırımlar artırılmalı.
2. Sertifikalı fidan kullanımı teşvik edilmeli, desteklenmeli.
3. Çiftçiye bilgi verilmeli, üretici bilinçlendirilmeli.
Sertifikalı fidanlar; genetik saflık, hastalık direnci ve uzun vadeli kazanç demektir. Yanlış fidan seçimi, yıllar süren emeği yok eder. Bu yüzden üreticimiz toprağını korumak, geleceğini garanti altına almak istiyorsa, mutlaka sertifikalıfidanayönelmelidir” ifadelerini kullandı.





