İrem Buse KIRKKAYALI - EGE TELGRAF/ Görünce “böyle bir yer hâlâ var mı?” dedirten köy! Ne tabelası var, ne de düzgün yolu... ama buna rağmen herkes buraya akın etmeye başladı. İşte İzmir’in “hayalet köyü” Lübbey ile ilgili şaşırtıcı hikaye...

BİR ZAMANLAR TERK EDİLMİŞTİ…

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Lübbey Köyü, yıllar önce terk edilmiş, unutulmuş, adeta haritadan silinmiş bir yerdi. Ne var ki son yıllarda özellikle doğa tutkunları, yatırımcılar ve fotoğraf meraklıları bu köyün peşine düştü. Neden mi? Çünkü burası, hem tarihî taş evleri hem de doğayla iç içe yapısıyla başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bir atmosfere sahip. Ama asıl sürpriz şu: Köydeki arsa fiyatları son dönemde büyük bir artış gösterdi. Üstelik hâlâ elektriğin tam olarak ulaşmadığı, yolların düzgün olmadığı bir yer için bu oldukça dikkat çekici.

YOL YOK, TABELA YOK AMA MERAK ÇOK!

Lübbey Köyü’ne gitmek isteseniz önce kaybolmayı göze almanız gerekiyor. Ne yön tabelası var, ne de haritalarda doğru düzgün çıkıyor. Yol boyunca taş kamyonlarının geçtiği bozuk yollar, virajlar ve engebeler sizi karşılıyor. Ama tam da bu zorluklar, köyü daha gizemli ve çekici kılıyor. İlk kez gidenler genelde köyü uzaktan görünce şaşkına dönüyor. Terk edilmiş evler, sessiz sokaklar, ıssız bir vadiye yaslanmış yapılar... sanki bir film sahnesindesiniz.

LÜBBEY’DE HAYAT HALA YAVAŞ

Köyde şu an yalnızca 10-15 kişi yaşıyor. Bunların çoğu da yaşlılar. Elektrik günde yalnızca birkaç saat geliyor, telefon sinyali yer yer kesiliyor, internet ise neredeyse yok. Ama işte tam da bu “yavaşlık”, şehirden kaçmak isteyenlerin gözünü kamaştırıyor. Büyükşehirdeki kalabalıktan, gürültüden, stresten kaçıp sade ve sessiz bir yaşam kurmak isteyenler için Lübbey adeta bir kaçış rotasına dönüşmüş durumda.

TAŞ EVLER RESTORE EDİLMEYİ BEKLİYOR

Köyde 44 tescilli eski yapı bulunuyor. Bunların büyük kısmı taş yığma evlerden oluşuyor ve yıllardır dokunulmamış. Ancak şimdi bu evleri satın alıp restore etmek isteyen bir kitle oluşmaya başladı. Özellikle sosyal medya fenomenleri ve fotoğrafçılar burada çektikleri karelerle köyün ününü artırdı. Kimi evin duvarları yıkılmış olsa da, bu eski yapıların orijinalliği ve manzaraya hâkim konumu yatırımcıları cezbediyor.

HAYALET KÖY MÜ, YATIRIM FIRSATI MI?

Lübbey uzun yıllar “hayalet köy” olarak anıldı. Kimilerine göre köy, üç harfliler yüzünden terk edildi. Kimilerine göre ekonomik sebepler baskın geldi. Gerçek ise daha sade: Elektrik yaylaya gitti ama Lübbey’e gelmedi. Köylüler de yavaş yavaş 7-8 km ötedeki Çamyayla’ya göç etti. Ardından gelen nesiller şehirde iş ve eğitim aradı. Geriye sadece taş evler ve anılar kaldı.  Bugünse bu “hayaletlik” yatırımcıların iştahını kabartıyor. Sit alanı olduğu için yapılaşma kısıtlı olsa da, bu da köyün doğallığını ve tarihi dokusunu koruyor.

3-296

EN GÜZEL LÜBBEY MANZARASI

Lübbey’e adım attığınızda karşınıza çıkan manzara etkileyici olduğu kadar duygusal da... Daracık taş sokaklar, neredeyse çökmüş ahşap çatıların altında sessizce bekleyen evler, yıllardır açılmamış kapılar… Her biri bir zamanlar burada yaşamış insanların hikâyesini fısıldıyor. Bazı yapılar öyle güzel konumlanmış ki, köye yukarıdan bakınca Machu Picchu’yu andıran bir siluet ortaya çıkıyor. Yolunuz bir gün Ödemiş’e düşerse ve biraz cesaretiniz varsa, bu terk edilmiş köyü görmek için birkaç saat ayırın. Belki yıkık bir duvarın altında geçmişi dinlersiniz, belki de taş bir evin gölgesinde kendi geleceğinizi kurmak istersiniz. Çünkü Lübbey, görünürde unutulmuş bir yer gibi dursa da, yeniden hatırlanmayı bekleyen bir köy aslında. Ve belki de tam bu yüzden, şimdiden harekete geçenler için büyük fırsatlar sunuyor.

ERKEN GÖREN KAZANIR MI?

İzmir’deki bu unutulmuş köy, sessiz sedasız yeniden doğuyor olabilir. Bugün “yıkık dökük” denen yapılar, yarın restore edilmiş butik taş evlere dönüşebilir. Eğer siz de sakinlik arayanlardansanız ya da yatırım fırsatlarını kaçırmak istemiyorsanız, Lübbey’e bir göz atmanızda fayda var.

Muhabir: İrem Buse KIRKKAYALI