Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bu ilaçların yalnızca birkaç kilo vermek amacıyla tercih edilmemesi gerektiğini belirten Hatipoğlu, tedavi sürecinin hekim kontrolünde, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

45 yaşından önce menopoza giren kadınlar dikkat! Araştırmadan çarpıcı sonuçlar
45 yaşından önce menopoza giren kadınlar dikkat! Araştırmadan çarpıcı sonuçlar
İçeriği Görüntüle

Obezitenin yalnızca kilo fazlalığından ibaret olmadığını vurgulayan Hatipoğlu, hastalığın tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp damar hastalıklarıyla yakından ilişkili olduğunu ifade etti.

Kamuoyunda zayıflama iğneleri olarak bilinen ilaçların iştahı azaltarak daha erken doyma ve uzun süre tokluk hissi sağladığını kaydeden Hatipoğlu, bu ilaçların doğrudan yağ yakmadığını vurguladı.

İlaçların kalori alımını azaltarak kilo kaybını desteklediğini belirten Hatipoğlu, tedavinin kişiye uygun şekilde planlanmasının önemine dikkat çekti.

HER HASTA İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR

Zayıflama iğnelerinin kullanımında doğru hasta seçiminin önem taşıdığını ifade eden Hatipoğlu, tedavinin genel olarak vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan kişilerde değerlendirildiğini belirtti. Vücut kitle indeksi 27 ve üzerinde olup kiloyla ilişkili ek hastalıkları bulunan kişilerin de tedaviye uygun olabileceğini kaydetti.

Gebelik, medüller tiroit kanseri ve gastroparezi gibi durumların tedavi kararında dikkate alınması gerektiğini belirten Hatipoğlu, hangi ilacın kullanılacağına hekim tarafından karar verilmesi gerektiğini söyledi.

YÜZDE 20’DEN FAZLA KİLO KAYBI GÖRÜLEBİLİYOR

İlaçların sağladığı kilo kaybının kişiye ve uygulanan tedaviye göre değiştiğini aktaran Hatipoğlu, bazı tedavilerde vücut ağırlığının yüzde 15 ila 20’si oranında, bazılarında ise yüzde 20’sinden fazla kilo kaybı görülebildiğini ifade etti.

Bununla birlikte tedavinin etkilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Hatipoğlu, ilaçların kullanım sürecinin uzman değerlendirmesiyle takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

BULANTI, KUSMA VE SİNDİRİM SİSTEMİ SORUNLARI GÖRÜLEBİLİYOR

Zayıflama iğnelerinin bazı yan etkilere neden olabildiğini belirten Hatipoğlu, tedavi sırasında özellikle bulantı, kusma, ishal ve kabızlık gibi şikâyetlerin ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hatipoğlu, daha nadir görülen pankreatit ve safra kesesi hastalıkları açısından da dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi. Bu nedenle ilaçların gelişigüzel kullanılmaması ve tedavi sürecinin hekim gözetiminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

TEDAVİ BIRAKILDIĞINDA KİLOLAR GERİ ALINABİLİR

Obezitenin uzun dönem takip ve tedavi gerektiren kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, zayıflama iğneleriyle sağlanan kilo kaybının tedavinin sonlandırılmasıyla kalıcı olmayabileceğini belirtti.

Hatipoğlu, tedavi bırakıldığında verilen kiloların bir kısmının geri alınabildiğini ifade ederek, tedavinin ne kadar süreceğinin hastanın tedaviye verdiği yanıta, yaşadığı yan etkilere ve eşlik eden hastalıklarına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.

KALICI BAŞARI İÇİN SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI ŞART

Zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli seçeneklerden biri olduğunu belirten Hatipoğlu, kalıcı başarı için sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının önem taşıdığını kaydetti.

Hatipoğlu, kilo kontrolünün yalnızca ilaç kullanımına dayandırılmaması gerektiğini vurgulayarak, obezite tedavisinin mutlaka hekim gözetiminde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İHA