Medicana’nın sağlık sponsorluğunu üstlendiği Bosphorun Quarter Marathon’da uzman hekimler, meme kanserinde erken tanının önemine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. “Bir Sonraki Durak Mamografi” mesajıyla düzenlenen farkındalık çalışmasında kadınların düzenli sağlık kontrollerini yaptırması ve kişisel risklerine uygun tarama programlarını takip etmesi gerektiği vurgulandı. Beşiktaş Belediyesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Bosphorun Quarter Marathon, Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 bin kayıtlı yarışmacının katıldığı organizasyonda Medicana sağlık sponsoru olarak yer aldı. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında etkinliğe katılan Medicana Ataköy Hastanesi uzman hekimleri, sporun ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekti. 10,5 kilometrelik Bebek-Ortaköy parkurunda gerçekleştirilen yarışta meme kanserinde erken tanının tedavi başarısına etkisi anlatıldı. Hekimler, kadınların yaşlarına, aile öykülerine ve bireysel risklerine uygun tarama programları hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini belirtti.

ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR
Medicana Ataköy Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erkan Doğan, meme kanserinde erken tanının tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek, "Meme kanserini ne kadar erken teşhis edersek tedavi başarısı da o kadar artıyor. Görüntüleme yöntemleri sayesinde elle hissedilebilir hale gelmeden önce saptanabilen lezyonlar, hastalığın erken evrede belirlenmesine olanak sağlayabiliyor. Erken evrede tanı konulması, uygun hastalarda daha sınırlı cerrahi girişimlerin uygulanabilmesine ve tedavinin hastalığın özelliklerine göre planlanmasına katkıda bulunuyor" dedi.
TARAMA PROGRAMLARI KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR
Meme kanserinde tarama ve takip sürecinin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Doğan, aile öyküsünün de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Ailede meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinin görülmesinin kalıtsal risk açısından değerlendirme gerektirebileceğini aktaran Doğan, "Genellikle 40 yaşından sonra senelik kimi yerlerde 6 ayda bir hekim muayenesi de önerilir. Bence dikkat edilmesi gereken başka bir şey de var. Ailemizde buna yatkınlık var mı? Yani annemizde var mı, babaannemizde var mı, nenemizde var mı, dedemizde var mı erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor, teyzemizde var mı, halamızda var mı, kuzenlerimizde var mı? Bazı ailelerde genetik yükümlülükler fazla olabiliyor. Bu tür durumlarda zaten genetik araştırmaları yapılıp belki de kontrollerin, mamografilerin, gerektiğinde meme MR'larının erken yaşlarda 20'li yaşların başlarından itibaren yapılması gerekebiliyor" diye konuştu.

DİĞER KANSER TARAMALARINI DA İHMAL ETMEYİN
Prof. Dr. Erkan Doğan, etkinlikte meme kanserinin yanı sıra diğer kanser türlerine yönelik taramaların da önemine dikkat çekti. Doğan, "Bugün de meme kanserine dikkat çekmek için Bosphorun Quarter Maratonu'na katıldık. Meme kanseri için erken tanı için çok önemli olan bir tetkik mamografiyi mutlaka yaptırmayı unutmuyoruz. Diğer kontrollerimiz de çok önemli. Kolonoskopimizi, rahim ağzı taraması için pap smearlerimizi, akciğer kanseri için tarama tomografimizi ve prostat kanseri için PSA baktırmayı unutmuyoruz 40 yaşından itibaren. Lütfen kontrollerimizi unutmayın. Erken tanı hayat kurtarıyor. Kanserden korkmuyoruz, geç kalmaktan korkalım" ifadelerini kullandı.
MEMEDEKİ DEĞİŞİKLİKLERDE HEKİME BAŞVURULMASI GEREKİYOR
Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Ağaçayak da meme kanserinde erken tanı için düzenli kontrollerin önemini vurguladı. Tarama programlarının kişinin yaşı, aile öyküsü, hormonal geçmişi ve bireysel riskleri dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Ağaçayak, gerekli durumlarda mamografinin yanı sıra ultrason ve meme MR gibi görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabildiğini söyledi. Kadınların meme dokusunda meydana gelen değişikliklere karşı dikkatli olması gerektiğini ifade eden Dr. Ağaçayak, "Memede ele gelen sertlik, meme başında içe çekilme veya ciltte meydana gelen değişiklikler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalı. Kişinin risk durumuna uygun tarama programının belirlenmesi ve kontrollerin düzenli sürdürülmesi, erken tanı açısından önem taşıyor" diye aktardı.





