AK Partili İnan, Özel'e cevap verdi! "İzmir'i tapulu malın gibi göremezsin"
AK Partili İnan, Özel'e cevap verdi! "İzmir'i tapulu malın gibi göremezsin"
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediyesi, önceki dönem Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de yargılandığı İZBETON-kooperatif davasında katılma talebinin kabul edilmesinin ardından gündeme gelen iddialara yazılı açıklamayla yanıt verdi. Soyer’in avukatı Murat Aydın’ın, belediyenin önceki kamu zararı bulunmadığı yönündeki beyanını hatırlatarak Başkan Cemil Tugay’ı siyasi hesaplaşma yürütmekle suçlaması üzerine yapılan açıklamada, başvurunun 8 Eylül 2026’da dosyaya sunulduğu belirtildi. Belediye, işlemin kurumun hak ve menfaatlerini korumaya yönelik olduğunu vurguladı.

SORUŞTURMADAN BUGÜNKÜ DURUŞMAYA

İZBETON’a ilişkin süreç, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 1 Temmuz 2025’te düzenlenen operasyonla başladı. Soruşturmanın ardından farklı dosyalarda davalar açılırken, kooperatiflerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin davada Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da aralarında bulunduğu 65 sanık hakkında yargılama başlatıldı. Bu dosyada tutuklu bulunan sanıklar ilerleyen süreçte tahliye edildi; Soyer ve bazı sanıkların başka dosyalardan tutuklulukları ise sürdü.
Davanın altıncı duruşmasında bilirkişi raporunun beklenmesine ve adli kontrol tedbirlerinin sürmesine karar verilerek yargılama 16 Ekim’e ertelendi. Belediyenin son açıklamasına göre, davaya katılma başvurusu bu iki duruşma arasındaki dönemde, 8 Eylül’de yapıldı.

DURUŞMADA KATILMA TALEBİ TARTIŞMASI

Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde 16 Ekim’de görülen yedinci duruşmada, belediyenin davaya katılma talebi gündeme geldi. Önceki aşamalarda belediyenin kamu zararı bulunmadığı yönünde yazı sunduğunu belirten Soyer’in avukatı Murat Aydın, katılma talebine itiraz etti. Aydın, başvurunun önceki beyanla çeliştiğini savunarak Cemil Tugay’ın Soyer’le mahkeme üzerinden siyasi hesaplaşma yürüttüğünü öne sürdü ve talebin reddedilmesini istedi.
Soyer ise suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, belediyenin suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebini kabul etti. Bilirkişi raporunun beklenmesine hükmeden heyet, Örnekköy kooperatifine ilişkin dosyayla birleştirme talebini reddederek duruşmayı 22 Ocak 2027’ye erteledi.

BÜYÜKŞEHİR’DEN İLK YANIT!

Duruşmanın ardından açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi, katılma başvurusunun kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü anlamına gelmediğini bildirdi. Başvurunun gerekçesi şu ifadelerle açıklandı:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 08.09.2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır.
Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir.”

“BAŞVURU YENİ DEĞİL”

Belediye, katılma talebinin güncel tartışmalar üzerine yapıldığı yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı. Benzer başvuruların önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de gerçekleştirildiği belirtilerek “Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 08.09.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

“SONRADAN DEĞİŞMİŞ BİR KURUMSAL İRADE SÖZ KONUSU DEĞİL”

Başvurunun yapıldığı tarihten itibaren taraf avukatlarının UYAP üzerinden incelemesine açık olduğu vurgulanan açıklamada, talebin duruşmada değerlendirilmesinin yeni bir karar alındığı anlamına gelmediği belirtildi ve “Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir.
Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir” sözleri kullanıldı.

SİYASİ HESAPLAŞMA İDDİASINA YANIT

Belediye açıklamasının son bölümünde, başvurunun siyasi amaçla yapıldığı yönündeki iddialara yanıt verilerek
“Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir” ifadeleriyle açıklama tamamlandı.

Kaynak: Haber Merkezi