İlayda ŞAHİN/EGE TELGRAF- İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Ege Telgraf TV’de yayınlanan ve kent gündemine damga vuran 35. Paralel programında Ege Telgraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı ile gazeteci Cihad Taysi’nin sorularını yanıtladı. İzmir’in çevre, ulaşım, sağlık ve spor yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırkpınar; eğitim politikaları, kamuya personel alımları, özelleştirmeler, fon iddiaları ve Türkiye’nin yönetim sistemi hakkında açıklamalar yaptı. İYİ Parti’nin siyasi hedeflerini ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun “bütünleşik muhalefet” çağrısını da değerlendiren Kırkpınar, parti değişiklikleri konusunda siyasi etik yasasına ihtiyaç olduğunu söyledi. İzmir seçmeninin yapılan tercihleri unutmayacağını savunan Kırkpınar, “İzmirli bu hesabı sağlam tutar. Günü geldiğinde hem bu kişilerin hem de onları yönlendirenlerin karşısına dikilir ve hür iradesiyle yeni bir başlangıç yapar” diye konuştu.

“BAŞLAMAYACAK MISINIZ?”

Bürokrasinin işleyişine ilişkin eleştirilerde bulunan vekil Kırkpınar, “Eskiden bakanlara bağlı müsteşarlar vardı. Müsteşar olmak, hatta müsteşar yardımcısı olmak kolay değildi. Bu sistemde müsteşarlıklar kaldırıldı. İktidar partisinin önceki dönem milletvekilleri bakan yardımcısı yapılıyor. Konulara yeterince hakim değiller, ezbere iş yapıyorlar” dedi. Orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda kullanılan dili de eleştiren Kırkpınar, “Orman yangını çıkıyor, bakan açıklamasında Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla söndürme çalışmalarına başladıklarını söylüyor. Talimat verilmese başlamayacak mısınız? Bu örneği başkaları da dile getirdi. Bu sistem, Türkiye’nin normal işleyişini ortadan kaldırdı” açıklamasında bulundu.

ATAMA ELEŞTİRİSİ

Soru önergelerinin yanı sıra araştırma önergeleri de verdiklerini belirten Kırkpınar, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilen projelerin kamuya maliyetinin araştırılmasını ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesini istediklerini söyledi. Daha önce Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görev yaptığını hatırlatan Kırkpınar, “Türkiye’nin 81 ilinde 120 eğitim fakültesi var. Bu fakülteler neden açılır? İhtiyaç olduğu ve öğretmen yetiştirilmesi gerektiği için. Ancak mezunların önemli bir bölümü atanamıyor. Bir milyon civarında atanmayı bekleyen mezun var. Buna rağmen Millî Eğitim Akademisi getiriliyor ve öğretmenlerin en az bir buçuk yıl daha eğitim görüp başarılı olması isteniyor” dedi. Akademide görev alan kişilere geniş yetkiler verildiğini savunan Kırkpınar, düzenlemenin komisyon görüşmelerinde uzun mesai yaptıklarını belirtti.

Karabağlar’ın 2027 bütçesi belli oldu! Başkan Kınay’dan “Sağlam bir bütçemiz var” mesajı
Karabağlar’ın 2027 bütçesi belli oldu! Başkan Kınay’dan “Sağlam bir bütçemiz var” mesajı
İçeriği Görüntüle

“2027’DE BİLE AÇAMAYACAKLAR”

Ankara–İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin tamamlanma takvimini ve maliyetini eleştiren Kırkpınar, “Projenin 30 ayda tamamlanacağı söylenmişti. Sanıyorum 2016 yılıydı. O dönemde açıklanan maliyet 3 milyar liraydı. Şimdi ne zaman açılacağına ve maliyetinin ne olduğuna bakın. Bugün 103 milyar liralık bir maliyetten söz ediliyor. Afyon’a kadar olan bölüm için hala yapıldı, yapılıyor, bitti, bitecek deniliyor. Bu şartlarda projeyi 2027’de bile açamayacaklarını düşünüyorum” dedi.

“TARİHİ BİR SPOR KULÜBÜNÜN STADI YOK”

Karşıyaka Stadı konusunda da açıklamalarda bulunan Kırkpınar, 2000–2002 yılları arasında Karşıyaka Spor Kulübü futbol şubesinde başkan yardımcılığı yaptığını hatırlattı. Stadın durumunu il başkanlığı döneminden bu yana takip ettiğini belirten Kırkpınar, “Stadı depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıktılar. İl başkanlığı dönemimden beri bu konunun takipçisiyim. Şu anda hangi aşamada olduğunu kimse bilmiyor. Hangi aşamaya taşınacağını ise ancak Spor Bakanı veya Cumhurbaşkanı biliyor. Karşıyaka, metropolün bir ilçesi. Burada 1912’de kurulmuş, tarihî bir spor kulübü var, ancak stadı yok. Göztepe’ye, Gürsel Aksel’in yerine stat yapıldı. Tire’ye 12 bin 500 kişilik stat yapıldı. Tire’deki stadı Aziz Kocaoğlu döneminde Büyükşehir Belediyesi yaptı; bunu biliyorum. Burada yalnızca hükümeti ya da belediyeyi değil, ülkeyi yönetenleri kastediyorum” dedi.

“ANKETLERE BAKARSAK”

İYİ Parti’nin iktidara alternatif olma hedefi ve sahadaki karşılığı hakkında konuşan Kırkpınar, partinin 25 Ekim 2017’de kurulduğunu, dokuzuncu kuruluş yıl dönümünü 25 Ekim 2026’da Ankara’da kutlayacaklarını söyledi. Kuruluşta 200 kişilik bir kurucular kadrosu bulunduğunu hatırlatan Kırkpınar, “Programımıza bir merkez partisi olduğumuzu yazdık. Vatanını, milletini, ülkesini, bayrağını, yaşadığı şehri ve yaptığı işi seven insanlara hitap etmek, onların oyuna talip olmak istiyoruz” dedi. Yerel seçimlerde oy kaybettiklerini belirten Kırkpınar, çalışmalarını yalnızca anket sonuçlarına göre şekillendirmediklerini ifade etti ve “Yerel seçimlerde oy kaybı yaşadık. Sonrasında bazı yayın kuruluşlarında oyumuzun yüzde üç, iki veya bir olduğu söylenmeye başlandı. Biz oraya bakmıyoruz. Yalnızca buna bakarsak yanlış yaparız. Bu topraklarda yaşayan toplumun her kesiminin derdiyle ve o dertlere çare bulmakla uğraşıyoruz” dedi. Genel merkezde farklı alanlarda uzman isimlerin çalıştığını söyleyen Kırkpınar, “Genel merkezimizde ekonomiden adalete, ulaşımdan sağlığa kadar her alanda yetenekli ve liyakatli insanların yer aldığı bir yapı oluştu. Çalışmalar devam ediyor. Kimseyi ötekileştirmek gibi bir yaklaşımımız yok. İzlediğimiz politikalar da bunu gösteriyor. ‘Terörsüz Türkiye’ konusunda tek başımıza kalsak da duruşumuzu koruduk. Vatan, millet ve devlet için başlattığımız yolculuk devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“BAYRAK AÇIYORUM” MİTİNGLERİ SÜRECEK

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Bayrak Açıyorum” mitinglerine de değinen Kırkpınar, Tandoğan ve Balıkesir’deki buluşmalara ilişkin “Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun ‘Bayrak Açıyorum’ mitingleri Tandoğan’da başladı. Polis kayıtlarından bildiğim kadarıyla orada 185 bin insan vardı. İlk büyük mitingimizdi. Balıkesir’de de ağırlıklı olarak yerel halkın katıldığı bir miting yapıldı. Yakın illerden bir iki otobüs gelmiş olabilir, ancak esas katılım Balıkesirlilerden oluşuyordu” değerlendirmesini yaptı. Mitinglerin devam edeceğini açıklayan Kırkpınar, “7 Kasım’da Trabzon’da yine ‘Bayrak Açıyorum’ mitingi düzenlenecek. Orada da güçlü bir miting yapacağız” dedi.

“BÜTÜNLEŞİK” HAREKET ÇAĞRISI

Muhalefet partileri arasındaki iş birliğinin ittifaka dönüşüp dönüşmeyeceği yönündeki soruya yanıt veren Kırkpınar, Dervişoğlu’nun “bütünleşik muhalefet” yaklaşımını anlattı. Önceliğin yönetim sistemini değiştirebilecek bir siyasi güç oluşturmak olduğunu belirten Kırkpınar, “Ülkede Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi uygulanıyor. Her siyasi parti kendi logosuyla ve listeleriyle seçime girebilir. Ancak önce bu sistemi değiştirebilecek gücü ortaya koymak gerekiyor. Genel Başkanımız bunun için bütünleşik muhalefet çağrısı yapıyor. Milletvekillerimiz, il başkanlarımız ve üyelerimiz de aynı şeyi düşünüyor. Daha baştan her partinin ayrı ayrı kendi adayını açıklaması toplumda genel kabul görmeyebilir. Sonra geçmişteki ‘Ekmek için Ekmeleddin’ veya ‘Gel bakalım Muharrem’ örnekleriyle yeniden karşılaşabiliriz. Sistemin değişmesi gerektiğine inanıyorsak buna uygun hareket etmeliyiz. Bunu sağ, sol, mütedeyyin veya seküler ayrımı yaparak söylemiyorum. Toplum yoruldu. AK Parti’ye oy verenler de yanında saf tutan partilerin seçmenleri de yoruldu. Hiçbir şeyin çözüm bulmadığı bir tükenmişlik duygusu yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

KAHKAHA SESİ

Ekonomik ve toplumsal koşulların vatandaşların günlük yaşamına yansıdığını belirten Kırkpınar, 2023 seçimlerinden sonraki döneme işaret ederek “Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinde yaşıyoruz. Sokağa çıktığınızda yüzü gülen insan görebiliyor musunuz? Bir yerde oturduğunuzda masalardan kahkaha sesi duyabiliyor musunuz? Toplum, iktidar ve onu destekleyenler eliyle nereye geldiğini görüyor. Özellikle son fon iddiaları nedeniyle bambaşka şeyler konuşuluyor. “Siyasetin konuşulduğu ve yapıldığı ortamları geçmişten beri bilirim. Bu şekilde devam ederlerse sandık geldiğinde kimse kendi hesabını çok güçlü görmesin” dedi.

TUGAY SORUSUNA YANIT

Programda Cemil Tugay’a ilişkin yöneltilen parti değişikliği sorusuna da yanıt veren Kırkpınar, kişisel tanışıklığının sınırlı olduğunu belirterek “Hiçbir şey söylemiyorum. Bunu içimden geldiği gibi ifade ediyorum. Bir kişiyi siyasi tavrından dolayı eleştirirken o kişi hakkında derin bir kişisel bilgiye sahip olmanız gerektiğini düşünüyorum. Benim böyle bir bilgim yok. Cemil Bey’i Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde tanıdım. Daha öncesinde tanışıklığımız yoktu. Kişisel olarak bu kadar az tanıdığım bir insanın siyasi tercihi hakkında yorum yapmak istemem. Kendi partimizde de masalara vurarak iktidarı eleştirdikten dört gün sonra o partinin saflarında rozet takanlar oldu. Bu konuda yorum yapmak istemiyorum” dedi.

EGE TELGRAF’LA ORTAOKUL ANISI

Programın sonunda Ege Telgraf’la ilgili bir çocukluk anısını da paylaşan Kırkpınar, “Bayraklı Ortaokulunda, sanıyorum ikinci sınıftaydım. O yıllarda cumartesi günleri de üç ders yapardık. Bir cumartesi okuldan çıktıktan sonra Bayraklı Pazarı’nda alışveriş yapıyordum. Bir amca beni bir yere yönlendirerek fotoğrafımı çekmek istedi. Fotoğrafımı çektikten sonra ertesi gün Ege Telgraf gazetesi almamı söyledi. Sabri Suphandağlı’yı o gün tanıdım. Bu nedenle Ege Telgraf denildiğinde ortaokul yıllarıma giderim” dedi. Programa davet edildiği için teşekkür eden Kırkpınar, İzmir’in ve Türkiye’nin sorunlarını süre elverdiğince anlatmaya çalıştığını belirtti.

Kaynak: EGE TELGRAF