<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ege Telgraf</title>
    <link>https://egetelgraf.com</link>
    <description>İzmir haberler, izmir son dakika, ulusal, ekonomi, siyaset, magazin, ege, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji,balçova, bayraklı, Bornova, buca, çiğli, gaziemir, güzelbahçe, karabağlar, Karşıyaka, konak, Narlıdere,  aliağa, bayındır, bergama, beydağ, çeşme, dikili, foça, Karaburun, Kemalpaşa, kınık, ege, afyon, uşak, yenigün, yeni asır, ilkses, egede son söz, muğla, kuşadası, bodrum, izmir, adliye, otel, kiralık, mhp, akparti, akp, chp, hdp, denizli, balıkesir, belediye, izmir büyükşehir, iyi parti, yeni, gelişme, yerel yönetim, yerel politika, manisa, turgutlu, izmir haberleri,  son dakika haberler için Ege Telgraf</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://egetelgraf.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 05:27:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Emily in Paris final oluyor! Emily bu sefer komşuya gelecek]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/emily-in-paris-final-oluyor-emily-bu-sefer-komsuya-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/emily-in-paris-final-oluyor-emily-bu-sefer-komsuya-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Netflix, Emily in Paris'in 6. ve final sezonunun yayın tarihini duyurdu. Lily Collins'in canlandırdığı Emily Cooper, kariyer ve özel hayatı arasında önemli bir karar vermek zorunda kalırken hikaye Paris'in yanı sıra Yunanistan ve Monako'ya da uzanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netflix, Emily in Paris'in final sezonuna ilişkin ilk ayrıntıları paylaşırken dizinin 6. sezonunun 24 Aralık'ta yayımlanacağını açıkladı. Lily Collins'in hayat verdiği Emily Cooper'ın hikayesinin nasıl noktalanacağı henüz bilinmiyor ancak yeni sezon için yayımlanan görseller, karakterin Paris dışındaki macerasının daha da büyüyeceğini gösteriyor. Variety'nin nisanda aktardığı bilgilere göre Emily, iş ve özel hayatı nedeniyle 6. sezonda Fransa'nın yanı sıra Yunanistan ve Monako'ya da gidecek. Final sezonunun resmi özetinde ise Emily'nin önünde yalnızca yeni seyahatlerin değil, hayatını doğrudan etkileyecek seçimlerin bulunduğu belirtiliyor: "Hırs ve romantizm dolu yeni bir döneme adım atan Emily, kime ve neye bağlı olduğunu sınayacak önemli seçimlerle karşı karşıya kalıyor. Beklenmedik çatışmalar ve değişen ilişkiler, Emily'yi geleceğini yeniden düşünmeye zorlayacak. Sonunda kariyeri, aşk hayatı ve Paris'te kurduğu düzen arasında bir seçim yapmak zorunda kalacak."</p>

<h3><strong>YENİ SEZONDA DA PARİS'İN SINIRLARI AŞILIYOR</strong></h3>

<p>Emily in Paris'in final sezonunda Lily Collins'e Philippine Leroy-Beaulieu, Ashley Park, Lucas Bravo, Samuel Arnold, Bruno Gouery ve William Abadie eşlik edecek. Darren Star'ın yarattığı dizinin yapımcıları arasında başrol oyuncusu Lily Collins de bulunuyor. Yeni bölümlerde Emily'nin Yunanistan'daki macerası özellikle öne çıkarken Monako da hikayenin yeni duraklarından biri olacak. Dizinin yaratıcısı Darren Star, final sezonunda yapımın şimdiye kadarki en kapsamlı dönemlerinden birini izleyiciye sunmayı hedeflediğini belirterek "Bu sezon izleyicilere bugüne kadarki en görkemli Emily in Paris deneyimini sunmak istedim" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni bölümler için birçok farklı yerde çekim yaptık ve Yunanistan, tüm görkemiyle ekrana taşımak istediğimiz yerlerin başında geliyordu. Dizinin Avrupa masalını çekici kılan unsurlardan biri de bu: Her an kısa bir yolculukla bambaşka bir mekana, farklı bir kültüre ve yeni bir maceraya ulaşabilirsiniz. İzleyicilerin de Emily'yle birlikte bu yolculuğa çıkmasını istedim."</p>

<h3><strong>AVRUPA MASALINDA SON DURAK</strong></h3>

<p>Final sezonunun merkezinde Emily'nin vereceği kararlar yer alacak. Netflix'in paylaştığı resmi özete göre karakter, değişen ilişkiler ve beklenmedik çatışmalar nedeniyle geleceğini yeniden değerlendirmek zorunda kalacak. Bu süreçte kariyeri, aşk hayatı ve Paris'te oluşturduğu yaşam arasında bir seçim yapması gerekecek. 37 yaşındaki Lily Collins'in canlandırdığı Emily Cooper'ın yanı sıra dizinin ana oyuncu kadrosunda Philippine Leroy-Beaulieu, Ashley Park, Lucas Bravo, Samuel Arnold, Bruno Gouery ve William Abadie bulunuyor. Darren Star'ın yarattığı yapımın final sezonu 24 Aralık'ta Netflix'te izleyiciyle buluşacak. Böylece Emily'nin Paris'te başlayan hikayesi, Fransa'nın dışına taşan yeni maceraların ardından son kez ekrana gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/emily-in-paris-final-oluyor-emily-bu-sefer-komsuya-gelecek</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/images-218.jpg" type="image/jpeg" length="17277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu filmi izlemeden sinemaya gitmeyin! Doomsday'e giden yol Endgame'den geçiyor: Joe Russo nedenini açıkladı]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/bu-filmi-izlemeden-sinemaya-gitmeyin-doomsdaye-giden-yol-endgameden-geciyor-joe-russo-nedenini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/bu-filmi-izlemeden-sinemaya-gitmeyin-doomsdaye-giden-yol-endgameden-geciyor-joe-russo-nedenini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marvel Sinematik Evreni'nin yeni Avengers macerası için geri sayım sürerken yönetmen Joe Russo'dan dikkat çeken bir öneri geldi. Russo, Avengers: Doomsday'i daha iyi takip etmek isteyenlerin Endgame'i yeniden izlemesi gerektiğini söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel Sinematik Evreni'nin en büyük dönüm noktalarından biri olan Endgame, bu kez yalnızca nostalji amacıyla değil, yaklaşan Avengers: Doomsday ile bağlantısı nedeniyle yeniden gündemde. Avengers: Infinity War ve Endgame'in yönetmen koltuğunu kardeşi Anthony Russo'yla paylaşan Joe Russo, 25 Eylül'de vizyona girecek Avengers Endgame: Encore hakkında Fandango'ya konuştu. 2019'da gösterime giren filmin yeni versiyonunda yaklaşık 4 dakikalık ek görüntünün yanı sıra Doomsday'e ilişkin bir video da bulunacak. Joe Russo, 18 Aralık'ta seyirci karşısına çıkacak yeni Avengers filmini anlamak isteyen Marvel hayranlarının Endgame'e yeniden dönmesi gerektiğini belirtti: "İki filmin hikayesini birbirine bağlıyor. Endgame'den Doomsday'e doğru doğal bir ilerleyiş var ve bu süreçte devam eden diğer tüm hikayeler de işin içine dahil oluyor. Ancak bence Endgame'i sinemalarda yeniden izlemek iki nedenden dolayı önemli: Birincisi, çok eğleneceksiniz… İkincisi, Doomsday'in hikayesini takip edebilmek için Endgame'i yeniden izlemek gerektiğini düşünüyorum." Anthony Russo da Endgame: Encore'un içeriğine ilişkin "Endgame'i ilk çıktığında izlediyseniz böyle bir şeyin geleceğini asla tahmin edemezdiniz" dedi.</p>

<h3><strong>GİŞE REKORUNU DA DEĞİŞTİREBİLİR</strong></h3>

<p>185 dakikalık Endgame: Encore'un dönüşü, Marvel açısından yalnızca yeni içerik anlamına gelmiyor. Endgame, küresel gişede 2,79 milyar dolarlık hasılatla 2009 yapımı Avatar'ın 2,9 milyar dolarlık gelirinin ardından ikinci sırada yer alıyor. Yeni gösterimin ardından Endgame'in Avatar'ı geçerek tüm zamanların küresel gişe sıralamasında yeniden zirveye çıkması ihtimaller arasında. Öte yandan Doomsday, oyuncu kadrosuyla da Marvel'ın şimdiye kadarki en kapsamlı yapımlarından biri olacak. Chris Evans Steve Rogers rolüyle geri dönerken Patrick Stewart, Ian McKellen ve Rebecca Romijn gibi X-Men oyuncuları da filmde yer alacak. Fantastik Dörtlü (Fantastic Four) ve Thunderbolts* karakterleri de hikayeye dahil olacak. Daha önce Iron Man'i canlandıran Robert Downey Jr. ise bu kez Marvel evreninin önemli kötü karakterlerinden Doctor Doom olarak kamera karşısına geçecek. Temmuzda yayımlanan fragmanda Doom'un Thor'un Stormbreaker'ını kolaylıkla durdurduğu an da yer aldı. Thor karakterini yine Chris Hemsworth canlandırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>DOOMSDAY'İN ARDINDAN SECRET WARS GELİYOR</strong></h3>

<p>Marvel'ın yeni Avengers hikayesi Doomsday ile sınırlı kalmayacak. Yapımın ardından Avengers: Secret Wars seyirciyle buluşacak ve filmin vizyon tarihi 17 Aralık 2027 olarak açıklandı. Doomsday'in hikayesinin Endgame'den doğrudan ilerlediğini belirten Joe Russo'nun açıklaması, 25 Eylül'deki yeniden gösterimi Marvel hayranları açısından ayrıca önemli hale getiriyor. Yeni versiyonda yer alacak ek sahneler ve Doomsday videosunun yanı sıra film, 50 yıkamadan sonra bile soğutma özelliğini koruyan bir kumaşın geliştirilmesi gibi gündemlerden farklı olarak, bu kez Marvel evrenindeki hikaye devamlılığı nedeniyle yeniden sinemalara taşınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/bu-filmi-izlemeden-sinemaya-gitmeyin-doomsdaye-giden-yol-endgameden-geciyor-joe-russo-nedenini-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2024/12/marvel3.jpeg" type="image/jpeg" length="33132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'den Kapadokya'ya! Türkiye'nin hikayesi 170 ülkenin ekranında]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/izmirden-kapadokyaya-turkiyenin-hikayesi-170-ulkenin-ekraninda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/izmirden-kapadokyaya-turkiyenin-hikayesi-170-ulkenin-ekraninda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin yaklaşık 1 milyar kişiye ulaştığını belirterek, dizilerin Türkiye'nin kültürel etkisi ve turizm hedefleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Ersoy, Ege'den Kapadokya'ya, İstanbul'dan Anadolu'nun kültürel mirasına kadar Türkiye'nin farklı noktalarının diziler aracılığıyla dünyaya taşındığını söyledi. Bakanlığın tanıtım çalışmalarında İzmir'in de yer aldığı mini dizilerle 9 milyar gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığı bildirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin 170'e yakın ülkede yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlendiğini belirterek, dizilerin Türkiye'nin küresel ölçekteki anlatı gücünün önemli unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul Ataşehir'de bir otelde düzenlenen "Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri" programı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açılış konuşmalarıyla başladı. Ersoy, konuşmasında Türk dizilerinin Asya'dan Avrupa'ya, Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada izlendiğini belirterek, "Asya'dan Avrupa'ya, Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya uzanan 170'e yakın ülkede Türkçe bir hikaye anlatılıyor. İstanbul'un bir sokağı, Kapadokya'nın bir manzarası, Ege'de kurulan bir sofra, Anadolu'nun binlerce yıllık mirası milyonlarca insanın ekranına ulaşıyor" dedi. Bu erişimin yalnızca dizi sektörünün ticari başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ersoy, Türkiye'nin ürün, teknoloji ve ekonomik güç yanında dikkat çekme ve kendisini anlatma konusunda da küresel rekabet yürüttüğünü söyledi. "'Attention economy', yani dikkat ekonomisi olarak tanımlanan bu küresel ortamda görünür olmak, merak uyandırmak ve insanların zihninde kalıcı bir yer edinmek, giderek daha büyük bir stratejik değer taşıyor” diyen Ersoy, Türkiye'nin dizi ihracatında dünyanın önde gelen üç ülkesi arasında bulunduğunu ve Türk yapımlarının Afrika'dan Orta Doğu'ya, Güney Amerika'dan Balkanlara kadar geniş bir dolaşım ağı oluşturduğunu aktardı. Bakan Ersoy, "Bizim yalnızca anlatacak hikayelerimiz yok. Bu hikayeleri dünyanın dört bir yanında karşılık bulan güçlü anlatılara dönüştürebilen bir sektörümüz de var” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>DİZİLER TÜRKİYE'YE YÖNELİK MERAKI ARTIRIYOR</strong></h3>

<p>Ersoy, Türk dizilerinin yalnızca ekran başında izlenmediğini, aynı zamanda Türkiye'ye yönelik merak oluşturduğunu belirtti. Dizileri takip eden izleyicilerin Türkçe kelimeler öğrendiğini, Türk müziği, gastronomisi, gelenekleri ve günlük yaşam kültürüyle tanıştığını söyleyen Ersoy, dizilerde görülen şehirlerin ve çekim mekanlarının araştırıldığını, bu noktaların ziyaret edilmek istendiğini ifade ederek, "Türk dizileri Türkiye'yi merak ettiriyor” dedi. Dizilerin Türkiye'nin destinasyon algısını ve ülkeyi ziyaret etme isteğini güçlendirdiğini belirten Ersoy, "Dolayısıyla karşımızda yalnızca ekonomik değeri yüksek bir ihracat ürünü yok. Karşımızda Türkçenin uluslararası görünürlüğünü artıran, kültürümüzü dünyanın gündelik hayatının bir parçası haline getiren, destinasyonlarımızın bilinirliğini güçlendiren ve Türkiye markasına değer katan çok güçlü bir kültürel etki alanı var. Türk dizileri bu yönüyle Türkiye'nin soft power, yani yumuşak güç kapasitesini besleyen önemli unsurlardan biri haline de gelmiştir” ifadelerini kullandı. Ekranda görülen bir İstanbul manzarasının seyahat planına, bir yemeğin gastronomi ilgisine, tarihi bir mekanın ise kültürel mirasa yönelik araştırmaya dönüşebildiğini belirten Ersoy, bu etkinin "screen tourism", yani ekran turizmi olarak tanımlandığını söyledi. Türkiye'nin dünyanın önde gelen turizm ülkelerinden biri olduğunu hatırlatan Ersoy, hedeflerinin turizm gelirini daha yüksek katma değerle büyütmek, destinasyon çeşitliliğini artırmak ve Türkiye'nin sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu kaydetti. Türkiye'nin turizm gücü ile Türk dizi sektörünün küresel erişiminin aynı hedef doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, "Artık mesele yalnızca Türk dizilerinin kaç ülkede izlendiği değildir. Mesele bu olağanüstü küresel erişimi Türkiye'nin kültürel etkisine, turizm gücüne ve marka değerine nasıl dönüştüreceğimizdir” görüşünü paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İZMİR DE MİNİ DİZİ PROJESİNDE YER ALDI</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğünün Türk dizilerinin uluslararası etkisini artırmak amacıyla yeni bir destek dönemine geçtiğini açıklayan Ersoy, yeni modelin Türk dizilerinin küresel yolculuğunu desteklemeyi ve elde edilen uluslararası başarıdan Türkiye için daha fazla değer üretmeyi amaçladığını belirtti. Yeni sistemde bir sezon yayımlanmış olma şartının kaldırıldığını, desteklerin bölüm bazında değerlendirilebilmesinin ve aynı yapım şirketinin birden fazla projesinin desteklenmesinin önünün açıldığını söyleyen Ersoy, uluslararası erişimin somut kriterlerle değerlendirileceğini, televizyon reytinglerinin yanında dijital izlenme verilerinin de dikkate alınacağını açıkladı. Ersoy, "En az 3 kıtada ve 10 ülkede yayımlanan yapımları değerlendirirken, ihracat performansının yanında Türkiye'nin tanıtımına, Türkçenin uluslararası görünürlüğüne ve hedef turizm pazarlarımıza sunduğu katkıyı da gözetiyoruz” dedi. Kamu desteğinin yalnızca yapım finansmanına katkı olarak görülmediğini belirten Ersoy, "Sinema Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla hayata geçirdiğimiz bu yeni modeli, sektörümüzün uluslararası rekabet gücüne ve Türkiye markasına yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türk dizilerinin küresel etkisinin içerik üretiminden uluslararası tanıtıma kadar bütün süreçle birlikte ele alınması gerektiğini kaydeden Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının da bu stratejinin önemli parçalarından biri olduğunu belirtti. TGA'nın hedef pazarlar konusundaki birikimi ve destinasyon odaklı yaklaşımıyla Türk dizilerinin oluşturduğu ilgiyi Türkiye'ye yönelik seyahat motivasyonuna dönüştürmek için yeni çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Ersoy, dünyada tanınan oyuncuların Türkiye'nin destinasyonları, gastronomisi, kültürel mirası ve turizm çeşitliliğiyle buluşturulacağı tanıtım çalışmalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ersoy, "Bir oyuncumuzun küresel etkisiyle, bir dizimizin oluşturduğu ilgiyle ve ülkemizin turizm değerleriyle aynı Türkiye hikayesini güçlendirmek mümkündür” dedi. Haziran 2025'te "Antalya Gambit" ile başlayan mini dizi iletişim projesi kapsamında "İstanbul My Love", "Hidden Lover", "An İstanbul Story", "Cappadocia Fairytale", "Turquoise Summer", "Whisper of Origins" ve "Taste of İzmir" olmak üzere toplam 8 mini dizinin yayımlandığını açıklayan Ersoy, bu çalışmaların 9 milyar gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaştığını bildirdi. Dijital dönüşümün izleyiciyle kurulan ilişkiyi de değiştirdiğini belirten Ersoy, "'Fandom' olarak ifade edilen hayran toplulukları artık yalnızca bir diziyi izlemekle kalmıyor, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden hikayeyle sürekli etkileşim kuruyor, içerikler üretiyor ve yapımın oluşturduğu ilgiyi yeni kitlelere taşıyor” şeklinde konuştu. Bir dizinin etkisinin bölüm sona erdiğinde bitmediğini, dijital ortamda dolaşmaya devam ettiğini söyleyen Ersoy, Türkiye'nin bu dönemin takipçisi değil, "yön veren aktörlerinden biri" olmasını istediklerini belirtti. Türk dizilerinin güçlü biçimde izlendiği ülkeler ile Türkiye'nin turizmde büyümeyi hedeflediği pazarlar arasındaki ilişkinin daha stratejik biçimde değerlendirildiğini aktaran Ersoy, konuşmasını "Bizim anlatacak güçlü hikayelerimiz, bu hikayeleri dünyaya taşıyabilecek güçlü bir sektörümüz ve hikayelerin arkasını dolduran benzersiz bir ülkemiz var” sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/izmirden-kapadokyaya-turkiyenin-hikayesi-170-ulkenin-ekraninda</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/izmir-film-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="69263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalyanlar kahvelerini neden masada değil tezgahta içiyor?]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/italyanlar-kahvelerini-neden-masada-degil-tezgahta-iciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/italyanlar-kahvelerini-neden-masada-degil-tezgahta-iciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya’da espresso içmek, dünyanın birçok yerindeki uzun kahve molalarından oldukça farklı bir alışkanlığa sahip. İtalyanlar çoğu zaman kahvelerini masaya oturmadan, doğrudan bar tezgâhında birkaç yudumda tüketiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya’daki espresso kültürünün önemli dönüm noktalarından biri 1901 yılında Milano’da yaşandı. Luigi Bezzera, kahvenin daha hızlı hazırlanmasını sağlamak amacıyla basınçlı sıcak su ve buhar kullanan bir makine geliştirdi. Bu sistem sayesinde kahvenin hazırlanma süresi önceki yöntemlere göre önemli ölçüde kısaldı. Espresso böylece daha kısa sürede hazırlanabilen bir kahve haline geldi.</p>

<h3><strong>KISA MOLAYA DÖNÜŞTÜ</strong></h3>

<p>Espresso hazırlama süresinin kısalması, kahvenin İtalya’daki günlük tüketim şeklini de etkiledi. Müşteriler kahvelerini beklemek veya uzun süre masada oturmak yerine barlara uğrayarak tezgâhta espressolarını içmeye başladı. Böylece kahve molası uzun süreli bir oturumdan birkaç dakikada tamamlanabilen günlük bir rutine dönüştü. Espresso barlarında ayakta kahve içme alışkanlığının temelinde bu hızlı tüketim biçimi yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>100 YIL SONRA GELENEK HALA SÜRÜYOR</strong></h3>

<p>Aradan 100 yılı aşkın süre geçmesine rağmen İtalya’daki espresso alışkanlığı varlığını koruyor. Espresso barlarında tezgâhta kahve içmek, özellikle kısa bir mola vermek isteyenler için günlük hayatın tanıdık parçalarından biri olmayı sürdürüyor. Küçük bir fincan espressoyu birkaç yudumda içmek ve ardından günlük rutine devam etmek, İtalya’nın kahve kültürünün belirgin özellikleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/italyanlar-kahvelerini-neden-masada-degil-tezgahta-iciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2024/08/espresso-ve-latte.webp" type="image/jpeg" length="90873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sayrılık ne demek? Töz ne anlama geliyor? Sağaltmak nedir? Türkçenin unutulmuş 4 eski kelimesi]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/sayrilik-ne-demek-toz-ne-anlama-geliyor-sagaltmak-nedir-turkcenin-unutulmus-4-eski-kelimesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/sayrilik-ne-demek-toz-ne-anlama-geliyor-sagaltmak-nedir-turkcenin-unutulmus-4-eski-kelimesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zamanla günlük kullanımdan uzaklaşan bazı Türkçe kelimeler, dilin geçmişinden bugüne taşıdığı anlamlarıyla dikkat çekiyor. Sayrılık, töz ve sağaltmak gibi sözcükler, bugün daha az kullanılsa da belirli kavramları karşılayan köklü ifadeler arasında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkçenin eski kelime hazinesinden öne çıkan 4 sözcüğün anlamları arasında hastalık, öz, iyileştirme, gençlik dönemi ve günah gibi karşılıklar bulunuyor. İşte günlük dilde giderek daha az kullanılan 4 eski kelime ve anlamları.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>SAYRILIK VE TÖZ</strong></h3>

<p>Sayrılık: Hastalık veya maraz durumu anlamına geliyor.</p>

<p>Töz: Bir şeyin kökeni, aslı, cevheri veya öz maddesi anlamında kullanılıyor.</p>

<p>Bu iki kelime, günümüzde günlük konuşma dilinde yaygın biçimde kullanılmayan ancak taşıdıkları anlamlarla Türkçenin geçmişteki kelime zenginliğini gösteren sözcükler arasında bulunuyor.</p>

<p></p>

<h3><strong>SAĞALTMAK VE GENCEK</strong></h3>

<p>Sağaltmak: İyileştirmek, tedavi etmek veya sağlığına kavuşturmak anlamına geliyor.</p>

<p>Gencek: Gençliğin başı, delikanlılık veya toyluk dönemi anlamında kullanılıyor.</p>

<p>Sağaltmak kelimesi özellikle iyileştirme ve tedavi etme anlamıyla öne çıkarken, gencek gençlik döneminin belirli bir evresini ifade ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/sayrilik-ne-demek-toz-ne-anlama-geliyor-sagaltmak-nedir-turkcenin-unutulmus-4-eski-kelimesi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2024/11/yilin-kelimesijpg-2izf-y-f-j-ak-eie-u-zhdvf-z-s-p-q.jpg" type="image/jpeg" length="36447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efeler'de tarih yeniden canlanıyor: "Zaferden Kurtuluşa" sergisi açılıyor]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/efelerde-tarih-yeniden-canlaniyor-zaferden-kurtulusa-sergisi-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/efelerde-tarih-yeniden-canlaniyor-zaferden-kurtulusa-sergisi-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Efeler Belediyesi Batı Anadolu Kuva-yı Milliye Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanan "Zaferden Kurtuluşa" sergisi, 30 Ağustos Zafer Bayramı ile 7 Eylül Aydın'ın Kurtuluşu arasındaki tarihi süreci arşiv belgeleri, fotoğraflar, silahlar ve döneme ait objelerle anlatacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin'in öncülüğünde, Efeler Belediyesi Batı Anadolu Kuva-yı Milliye Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanan "Zaferden Kurtuluşa" sergisi, ziyaretçilerini Milli Mücadele yıllarına uzanan bir tarih yolculuğuna çıkaracak.</p>

<p>Milli Aydın Bankası Kültür Merkezi'nde 28 Ağustos Cuma günü saat 17.00'de açılacak sergi, 7 Eylül Pazartesi gününe kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Sergide, Milli Mücadele dönemine ait arşiv belgeleri ve fotoğrafların yanı sıra dönemin ruhunu yansıtan silahlar, çeşitli tarihi objeler ve materyaller de ziyaretçilerin incelemesine sunulacak.</p>

<p><img height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/efeler-3.jpg" width="576" /></p>

<h3><strong>MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ </strong></h3>

<p>"Zaferden Kurtuluşa" sergisinde 30 Ağustos Zafer Bayramı'ndan 7 Eylül Aydın'ın Kurtuluşu'na uzanan süreç, tarihi belgeler ve görsel materyaller eşliğinde ele alınacak.</p>

<p>Ziyaretçiler, Milli Mücadele yıllarına ait fotoğraf ve belgeleri inceleme fırsatı bulacak. Döneme ait silahlar, tarihi objeler ve farklı materyaller de sergide yer alarak dönemin izlerinin ziyaretçilere aktarılmasına katkı sağlayacak.</p>

<p>Sergi kapsamında 30 Ağustos Zafer Bayramı ile Aydın'ın 7 Eylül'deki kurtuluşu arasındaki tarihi süreç, arşivlerden elde edilen belgeler ve görsel materyaller üzerinden ziyaretçilere aktarılacak.</p>

<h3><strong>ANIL YETİŞKİN: "HER BELGE VE OBJE BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ"</strong></h3>

<p>Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Milli Mücadele tarihinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetişkin: "30 Ağustos Zafer Bayramı’ndan 7 Eylül Aydın’ın Kurtuluşu’na uzanan bu anlamlı dönemi, arşiv belgeleri, fotoğraflar ve döneme ait tarihi objelerle hemşehrilerimizin hafızasında yeniden canlandırmak istedik. ‘Zaferden Kurtuluşa’ sergimizle ziyaretçilerimizi tarihte bir yolculuğa çıkaracağız. Bu toprakların hangi mücadele ve fedakârlıklarla vatan olduğunu anlatan her belge ve obje bizim için çok kıymetli. Tüm hemşehrilerimizi bu anlamlı sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum" dedi.</p>

<h3><strong>SERGİ 7 EYLÜL'E KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</strong></h3>

<p>Efeler Belediyesi Batı Anadolu Kuva-yı Milliye Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanan sergi, 28 Ağustos Cuma günü saat 17.00'de kapılarını açacak.</p>

<p>Milli Aydın Bankası Kültür Merkezi'nde düzenlenecek "Zaferden Kurtuluşa" sergisi, 7 Eylül Pazartesi gününe kadar ziyaret edilebilecek. Sergide yer alan arşiv belgeleri, fotoğraflar, silahlar, tarihi objeler ve materyaller aracılığıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı'ndan 7 Eylül Aydın'ın Kurtuluşu'na uzanan döneme ilişkin tarihi bilgiler ziyaretçilere sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/efelerde-tarih-yeniden-canlaniyor-zaferden-kurtulusa-sergisi-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/efelerde-tarih-yeniden-canlaniyor-zaferden-kurtulusa-sergisi-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="20725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Side Antik Kenti'nde 390 metrelik cadde gün yüzüne çıktı: Herakles Kapısı dikkat çekti]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/side-antik-kentinde-390-metrelik-cadde-gun-yuzune-cikti-herakles-kapisi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/side-antik-kentinde-390-metrelik-cadde-gun-yuzune-cikti-herakles-kapisi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'daki Side Antik Kenti'nde yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde yürütülen kazılar tamamlandı. Çalışmalarda Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan mimari değişimin izleri ile üç anıtsal giriş ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde bulunan Side Antik Kenti'nin önemli ulaşım akslarından biri olan b Caddesi'nde yürütülen kazılar tamamlandı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar, caddenin Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a kadar geçirdiği mimari değişimleri ortaya koydu.</p>

<p>Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki caddede, Gymnasiumun kuzeybatı köşesi ile Doğu Kapısı arasında uzanan güzergah üzerinde stoa, çeşitli mekanlar ve anıtsal girişlere ilişkin izlere ulaşıldı.</p>

<p><img alt="Bakan-5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bakan-5.jpg" width="1081" /></p>

<p>Bakan Ersoy: "Side'de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık. Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde tamamladığımız kazılar, Side'nin Roma'dan Geç Antik Çağ'a uzanan dönüşümüne ilişkin önemli izler ortaya koydu. Caddenin anıtsal girişlerinden Herakles Kapısı, Herakles'in On İki İşi'ni betimleyen kabartmaları; Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin yer aldığı kasetleriyle öne çıkıyor. MS. 3. yüzyılın başlarına ait bu kabartmaların Geç Antik Çağ'da kapının yapımında yeniden kullanıldığı anlaşılıyor. MS. 5. yüzyılda Piskoposluk Sarayı kompleksiyle birlikte yeniden düzenlenen bu güzergah, Doğu Kapısı'ndan kente ulaşanları karşılayan anıtsal bir kent aksına dönüşmüş. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Side'nin çok katmanlı tarihini ortaya çıkarmaya, korumaya ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz ile kazı heyetimize, bu kıymetli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p>

<h3><strong>HERAKLES KAPISI'NDA ON İKİ İŞİ TASVİR EDEN KABARTMALAR BULUNDU</strong></h3>

<p>Kazı çalışmalarında b Caddesi'nin kuzey bölümünde MS. 2. yüzyılda doğu-batı doğrultusunda uzanan bir stoa bulunduğu belirlendi. Stoanın gerisinde ise çok sayıda mekanın yer aldığı tespit edildi.</p>

<p>Günümüze ulaşan söve ve eşik taşları, caddenin Roma Dönemi'ndeki mimari düzenine ilişkin bilgiler ortaya koydu. Stoa üzerinde batıdan doğuya doğru Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olarak adlandırılan üç anıtsal giriş tespit edildi.</p>

<p>Bu girişler arasında Herakles Kapısı, üzerinde bulunan mimari kabartmalarla öne çıktı. Kapıda Herakles'in On İki İşi'nin işlendiği kabartmaların yanı sıra kasetlerde Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Kazı çalışmalarında söz konusu kabartmaların MS. 3. yüzyılın başlarına tarihlendiği tespit edildi. Kabartmaların, Geç Antik Çağ'da Herakles Kapısı inşa edilirken devşirme malzeme olarak yeniden kullanıldığı anlaşıldı.</p>

<h3><strong>PİSKOPOSLUK SARAYI CADDENİN GÖRÜNÜMÜNÜ DEĞİŞTİRDİ</strong></h3>

<p>Side Antik Kenti'ndeki b Caddesi'nin mimari yapısında MS. 5. yüzyılda önemli değişiklikler meydana geldi. Caddenin kuzeyinde bulunan geniş alanın Piskoposluk Sarayı kompleksinin bir parçası haline getirilmesiyle güzergahın daha önceki düzeni değiştirildi.</p>

<p>Bu süreçte stoaya açılan girişlerin bir bölümü kapatıldı. Kuzey stoa üzerinde ise yeni anıtsal girişler oluşturuldu. Böylece caddenin kullanım biçimi ve çevresindeki mimari düzen yeniden şekillendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan düzenlemelerin ardından b Caddesi, Doğu Kapısı üzerinden Side'ye ulaşanların kullandığı bir güzergah olmanın yanı sıra anıtsal bir kent aksı niteliği kazandı.</p>

<h3><strong>ROMA'DAN GEÇ ANTİK ÇAĞ'A UZANAN DEĞİŞİM AYNI GÜZERGAHTA İZLENİYOR</strong></h3>

<p>Kazılarda ortaya çıkarılan stoa, anıtsal kapılar ve farklı dönemlere ait mimari düzenlemeler, Side Antik Kenti'nin aynı güzergah üzerinde geçirdiği değişimin izlenmesine imkan sağladı.</p>

<p>Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde bulunan mimari kalıntılar, Roma Dönemi'nde oluşturulan düzenin Geç Antik Çağ'da yeniden şekillendirildiğini gösteren bulgular arasında yer aldı.</p>

<p>Geleceğe Miras Projesi kapsamında tamamlanan kazılarla birlikte Side'nin farklı dönemlerine ait mimari unsurların ortaya çıkarılması, korunması ve geleceğe aktarılması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/side-antik-kentinde-390-metrelik-cadde-gun-yuzune-cikti-herakles-kapisi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/side-antik-kentinde-390-metrelik-cadde-gun-yuzune-cikti-herakles-kapisi-dikkat-cekti.jpg" type="image/jpeg" length="48052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış hazırlığı başladı: Bir yünle tam bir ömür geçiriyorlar]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/kis-hazirligi-basladi-bir-yunle-tam-bir-omur-geciriyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/kis-hazirligi-basladi-bir-yunle-tam-bir-omur-geciriyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte kadınlar, yorgan ve döşeklerde kullanılan yünleri temizleyerek yıllardır sürdürülen geleneği yaşatmaya devam ediyor. Islatılan, yıkanan, çırpılan ve güneşte kurutulan yünler yeniden kabartılarak yorgan ve döşeklerin içerisine dolduruluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en soğuk illeri arasında yer alan Sivas’ta yaz mevsiminin sonuna yaklaşılmasıyla birlikte kış hazırlıkları da başladı. Geçmişte evlerde yaygın şekilde kullanılan yün yorgan ve döşekler, kış ayları öncesinde yeniden temizlenerek kullanıma hazırlanıyor.</p>

<p>Yıllardır sürdürülen gelenek kapsamında kadınlar, yorgan ve döşeklerini sökerek içerisindeki yünleri çıkarıyor. Temizleme işleminin ardından yünler yeniden hazırlanarak soğuk kış günlerinde kullanılacak yorgan ve döşeklerin içerisine dolduruluyor.</p>

<h3><strong>BİR HAFTALIK ZAHMETLİ SÜREÇ</strong></h3>

<p>Yorgan ve döşeklerin içerisinden çıkarılan yünler önce ıslatılıyor. Ardından yıkanan yünler çırpılarak temizleniyor ve güneşte kurumaya bırakılıyor.</p>

<p>Kuruyan yünler daha sonra yeniden kabartılıyor. Hazırlanan yünler dikilen yorgan ve döşeklerin içerisine doldurularak yeniden kullanıma hazır hale getiriliyor.</p>

<p>Bu hazırlık sürecinin yaklaşık bir hafta sürdüğü belirtilirken, bir haftalık çalışma sonucunda 5 veya 6 yorganlık yün hazırlanabiliyor.</p>

<h3><strong>SANIYE AYDIN: "BİR YÜN BİR ÖMÜR YETİYOR"</strong></h3>

<p>Yıllardır yün yorgan ve döşek kullanan Saniye Aydın da kış öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Yünün uzun yıllar kullanılabildiğini belirten Aydın: "Yün hazırlıyoruz. Yorgan ve döşek dolduruyoruz. Kış için temizlik yapıyoruz. Temiz bir yatakta yatmak istiyoruz. İlk önce yünü ıslatıyoruz, sonra yıkıyoruz, çırpıyoruz, kurutuyoruz, dikiyoruz, hazırlayıp kullanıyoruz. Yün hazırlığı yaklaşık bir hafta sürüyor. Bir haftada 5-6 yorganlık yün hazırlıyoruz. Bir yün bir ömür yetiyor. Ölene kadar kullanırsın. Yün tükenmez, kırılmaz. Atmazsan yıllarca kullanılır" dedi.</p>

<h3><strong>GENÇLER YÜN YERİNE SÜNGER YATAĞI TERCİH EDİYOR</strong></h3>

<p>Yün yorgan ve döşek hazırlama geleneğinin genç kuşaklar arasında giderek daha az tercih edildiğini belirten Aydın, yeni neslin bu işle uğraşmak yerine hazır yatakları tercih ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın: "Şimdikiler uğraşmıyor, çöpe atıyor. Oysa yün daha sağlıklı, daha güzel. Ben onlar gibi atmam, kıyamam. Erkenden kalkıp uğraşıyorum. Şimdikiler ise ‘Bununla uğraşacağıma sünger yatakta yatarım' diyor. Artık evlere bile koymuyorlar. Ama biz yünden memnunuz. Hem sağlıklı hem de uzun ömürlü" dedi.</p>

<p>Sivas’ta kış öncesi yapılan bu hazırlıklarla birlikte yün yorgan ve döşeklerin yeniden kullanıma hazır hale getirildiği belirtilirken, geleneksel yöntemin gençlerin hazır ürünlere yönelmesiyle giderek daha az uygulanması dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video Haber, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/kis-hazirligi-basladi-bir-yunle-tam-bir-omur-geciriyorlar</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/kis-hazirligi-basladi-bir-yunle-tam-bir-omur-geciriyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="74528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salih Bademci sahneye dönüyor: “Sesler” oyununun tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/salih-bademci-sahneye-donuyor-sesler-oyununun-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/salih-bademci-sahneye-donuyor-sesler-oyununun-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncu Salih Bademci’nin sahneye taşıdığı “Sesler” adlı tek kişilik tiyatro oyunu, seslerin insan hafızası ve kişisel tarih üzerindeki etkisini konu alıyor. Kerem Kurdoğlu’nun yazdığı ve Mehmet Birkiye’nin yönettiği oyun, 14 Ekim’de İstanbul’da tiyatroseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biletinial tarafından yapılan açıklamaya göre “Sesler”, 14 Ekim Çarşamba günü saat 20.30’da Maximum Uniq Hall’da sahnelenecek. Kerem Kurdoğlu’nun kaleme aldığı oyunun yönetmenliğini Mehmet Birkiye üstleniyor.</p>

<p>BKM organizasyonuyla seyirci karşısına çıkacak tek kişilik oyunda, seslere özel bir ilgisi bulunan genç bir adamın çocukluğundan başlayarak bugüne uzanan yaşam öyküsü aktarılıyor.</p>

<h3><strong>SESLERİN HAFIZADAKİ İZLERİ</strong></h3>

<p>Oyunun merkezinde seslerin bireysel ve toplumsal hafızada bıraktığı izler yer alıyor. Karakter, çeşitli aletler, cihazlar ve kayıtların bulunduğu bir masa etrafında seyirciye doğrudan hitap ederek hikayesini anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserde, kişisel deneyimlerin zaman içerisinde yalnızca bireysel bir hikaye olmaktan çıkarak kentin ve ortak tarihin hafızasıyla nasıl ilişkilendiği üzerinden bir anlatım kuruluyor.</p>

<h3><strong>OYUNUN TASARIM EKİBİ DE BELLİ OLDU</strong></h3>

<p>“Sesler” oyununun dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer üstleniyor. Oyunun ses ve efekt tasarımı Oğuzhan Akalın tarafından hazırlanırken, müziklerde ise Şahin Kureta’nın imzası bulunuyor.</p>

<p>Tek kişilik performansın yapımcılığını Şermin Ekinci ve Sercan Apak üstleniyor.</p>

<h3><strong>BİLETLER SATIŞA ÇIKTI</strong></h3>

<p>Salih Bademci’nin tek başına sahne aldığı “Sesler” oyununun biletleri satışa sunuldu. Tiyatroseverler, 14 Ekim’de Maximum Uniq Hall’da sahnelenecek oyunun biletlerine etkinlik biletleme platformu Biletinial üzerinden ulaşabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/salih-bademci-sahneye-donuyor-sesler-oyununun-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/salih-bademci-sahneye-donuyor-sesler-oyununun-tarihi-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="99888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[93 eserin sergilendiği müze: Ziyaretçiler bu müzede gözyaşlarını tutamıyor]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/93-eserin-sergilendigi-muze-ziyaretciler-bu-muzede-gozyaslarini-tutamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/93-eserin-sergilendigi-muze-ziyaretciler-bu-muzede-gozyaslarini-tutamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bulunan Hadim-ul Harameyn Kutsal Emanetler Müzesi, aralarında Sakal-ı Şerif, Kâbe anahtarı, Kâbe örtüleri ve sahabe kılıçlarının da bulunduğu 93 eseri ziyaretçilerine sunuyor. Yaklaşık 200 metrekarelik alanda faaliyet gösteren müzede bazı ziyaretçiler eserleri gördükleri sırada duygusal anlar yaşarken gözyaşlarını tutamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin halka doğrudan açık ilk özel Kutsal Emanetler Müzesi olduğu belirtilen mekanda, mübarek emanetlerin yanı sıra ibret amacı taşıyan farklı tasvirler de yer alıyor. Yaklaşık 8 yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı kaligrafi sanatçısı Güvenç Taşer tarafından kurulan sergi, eserlerin yanı sıra İslam tarihine ilişkin hikayeler ve sorgulamalarla ziyaretçilere farklı bir içerik sunuyor.</p>

<h3><strong>KARTEPE’DE 93 ESER </strong></h3>

<p>Kartepe’nin turizm destinasyonları arasında yer alan Cam Teras mevkiinde kurulan müzede yaklaşık 93 eser sergileniyor. Yaklaşık 200 metrekarelik kapalı alanda ziyaretçilerin karşısına çıkan eserler arasında Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’i, Kâbe anahtarı ve kesesi, Kâbe örtüleri ile sahabe kılıçları bulunuyor.</p>

<p>Müzede ayrıca Hazreti Hüseyin’in kanlı gömleğine ait olduğu belirtilen bir parça da sergileniyor. Eser sayısının zaman içerisinde artırılmaya çalışıldığı belirtilirken, her parçanın kendisi açısından ayrı bir değere sahip olduğunu ifade eden Güvenç Taşer, eserlerin yaklaşık 70’inin orijinal olarak müzeye ulaştığını söyledi.</p>

<p><img alt="Ddddd-20" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/ddddd-20.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>SERGİNİN AMACI SADECE ESERLERİ GÖSTERMEK DEĞİL</strong></h3>

<p>Müzenin kuruluş sürecini anlatan Güvenç Taşer, kaligrafi sanatçısı olarak ayet ve hadisler yazdığını, bu çalışmalarla insanların gönüllerine dokunmayı amaçladığını belirtti. Mübarek emanetlerin de bu çalışmanın kapsamını genişlettiğini ifade eden Taşer: "İlk elimize Kâbe anahtarı ve kesesi geldi. O kadar duygulu, o kadar sıcak bir his verdi ki içimize. Hatta o zaman kızlarımız bebeklerdi, parçaları onlarla beraber açmıştık. Ben bakanlık sanatçısıyım; kaligrafi alanında. Genelde ayet ve hadisler yazardık. Bunlarla insanların gönüllerine dokunmayı arzuladık. Bunu ileriki boyutlara taşımayı düşündük ve Rabbim bize nasip etti. Türkiye'de bu işe girişmek gerçekten çok riskli. Bizim bu sergiyi kurmaktaki amacımız, insanları İslam'ın değerleriyle buluşturabilmek ve bu eserlerle temas kurabilmelerini de sağlamak" dedi.</p>

<p>Serginin girişinde yer alan "Bizi Okuyun" ifadesi de müzenin yalnızca eserlerin sergilendiği bir alan olarak tasarlanmadığına işaret ediyor. Bu ifadeyle ziyaretçilerin eserlerin arkasındaki değerleri ve İslam tarihine ilişkin hikayeleri de incelemesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>TAŞER: "ORİJİNALLİKTEN ÖTE HİKAYELERE ODAKLANILMALI"</strong></h3>

<p>Ziyaretçilerin müzede en sık eserlerin orijinal olup olmadığını sorduğunu belirten Taşer, bazı eserlerin taşıdığı anlamın yalnızca fiziksel niteliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Hazreti Hüseyin'e ait olduğu belirtilen parçayı örnek gösteren Taşer: "İnsanlar genelde bu parçanın orijinal olup olmadığını sorarlar. Mesela orada parçanın orijinal olup olmamasından çok daha ötede şunu düşünmek lazım; Hazreti Hüseyin o yolculuğa çıkacağı zaman öleceğini biliyordu. Belki katledileceğini bile biliyordu. Peki Hazreti Hüseyin öleceğini bildiği halde, belki 4 bin - 5 bin kişilik bir orduya karşı öleceğini bildiği halde o yolculuğa neden çıktı? Onu o yolculuğa götüren süreç ve hissiyat neydi? Orada aslında Hazreti Hüseyin'in yapmak istediği şey, benim kendimce okuyabildiğimdir tabii, bu İslam'ın izzetini muhafaza edebilmesiydi. İçindeki İslam'ın izzetini muhafaza edebilme kuvveti o kadar güçlü geldi ki, bu uğurda ölüme karşı koyabildi, ölümle yüzleşmeye göze alabildi. Sergimizde ayetlerimiz var. Müslümanların kendilerini sorgulamaya itebilecekleri sorular var. Mesela bunlardan bir tanesi; 'Müslüman mı doğdum, Müslüman mı oldum?' Müslüman olmakla Müslüman doğmak arasında muazzam farklar var. Genellikle Müslüman doğulan toplumlarda insanlar Müslüman doğmuş olmayı, Müslüman olmak kabul ettikleri için İslam'a dair birçok soruyu kendilerine sormuyorlar. Bizim sergideki asıl gayemiz, insanların bu ruhu anlayıp İslam'a dair kendileriyle bir sorgulama sürecine girebilmelerini sağlamak" diye konuştu.</p>

<h3><strong>MÜZEDE KÂBE ANAHTARI VE SAKAL-I ŞERİF DE BULUNUYOR</strong></h3>

<p>Taşer, müzede yaklaşık 93 parçanın yer aldığını ve koleksiyonun genişletilmeye çalışıldığını belirtti. Sakal-ı Şerif, Kâbe anahtarı, Kâbe kesesi ve Kâbe örtülerinin yanı sıra çeşitli mübarek emanetlerin de ziyaretçilere gösterildiğini aktaran Taşer, eserlerin güvenilirliği konusunda ise temkinli bir yaklaşım sergiledi.</p>

<p>Eserlerin yaklaşık 70'inin orijinal olarak müzeye ulaştığını belirten Taşer: "Biz burada bu parçaları yüz binlerce insanlara gösteriyoruz. Ben bunun vebalini alamam. 'Doğrusunu Allah bilir' diyorum. Bir Kâbe'nin örtüsünü Kâbe'nin duvarına çıkıp alabilme şansım var mı? Kesinlikle yok. Belge sorarlar, belgemiz var mıdır, tabii ki vardır. Kâbe'nin toprağı vardır mesela; benim elime kazma kürek alıp da Kâbe'nin etrafına gidip Meş'ar-i Haram denilen mübarek noktalardan o toprakları bizzat kendim çıkartma şansım yok" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>MÜZEDE FİRAUN VE POMPEİİ TASVİRLERİ DE SERGİLENİYOR</strong></h3>

<p>Hadim-ul Harameyn Kutsal Emanetler Müzesi'nde yalnızca mübarek kabul edilen eserler bulunmuyor. Ziyaretçilere ibret amacıyla sunulan farklı çalışmalar da sergi alanında yer alıyor.</p>

<p>Güvenç Taşer, bu kapsamda Firavun'a ve Pompeii'de taşlaşan insanlara ilişkin tasvirlerin de müzede bulunduğunu belirtti. Böylece ziyaretçilerin mübarek emanetlerin yanı sıra ibret alınabilecek farklı eserlerle de karşılaşmasının amaçlandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>TÜRKİYE’NİN HALKA AÇIK İLK ÖZEL KUTSAL EMANETLER MÜZESİ OLDUĞU BELİRTİLİYOR</strong></h3>

<p>Müzenin Türkiye'de halka doğrudan açık ilk özel Kutsal Emanetler Müzesi olduğunu ifade eden Taşer, ziyaretçilerin sergi alanına girdiklerinde şaşkınlık yaşadığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 200 metrekarelik kapalı alanda hizmet veren müzede ziyaretçilerin geçirdiği süre de değişiklik gösteriyor. Bazı ziyaretçiler sergiyi yaklaşık 5 dakikada gezerken bazıları ise saatlerce alanda kalabiliyor.</p>

<p>Taşer: "Perdeyi açtıkları andan itibaren 'Aman Allah'ım' diyerek gezmeye başlıyorlar. Her bir parçada o duygusallığı yaşıyorlar. Kimileri perdeyi açtıkları gibi ağlamaya başlıyor. 'Abi ben buraya geldim hiçbir şeyin farkında değilim ama ben neden ağlıyorum?' diyenler olabiliyor" dedi.</p>

<h3><strong>SAKAL-I ŞERİF’İN ÖNÜNDE DİZLERİNİN ÜZERİNE ÇÖKTÜ</strong></h3>

<p>Güvenç Taşer, gezici sergiler döneminde yaşadığı bir olayı da anlattı. 60'lı yaşlarında bir kadının Sakal-ı Şerif'i görmek için sergiye geldiğini belirten Taşer, sergi alanına ayakkabıyla girilebildiğini ancak kadının ayakkabılarını dışarıda bıraktığını söyledi.</p>

<p>Kadının içeri girdikten sonra Sakal-ı Şerif'in yerini sorduğunu ve yeri gösterildiğinde dizlerinin üzerine çöktüğünü anlatan Taşer, kadının yaklaşık 10-15 dakika bu şekilde kaldığını ifade etti.</p>

<p>"Ayakkabılarla girilen yere teyze dışarıda ayakkabılarını bıraktı ve içeriye ayaklarıyla beraber girdi. 'Teyzeciğim içeriye ayakkabılarla girebilirsiniz' dedim. 'Oğlum sen bana karışma, sadece Sakal-ı Şerif'in yerini bana göster' dedi. 'Peki teyzeciğim' dedim, gösterdim yerini. Teyzem orada dizlerinin üstüne çöktü. 10-15 dakika orada kaldı. Neler hissetti, neler gördü, neler yaşadı bilmiyorum. Daha sonra teyze oradan çıkarken hiçbir şekilde sırtını Sakal-ı Şerif'e dönmeden geri geri çıktı ve bana 'Sakal-ı Şerif orijinal mi?' diye sormadı."</p>

<h3><strong>"ALLAH BİZE HEM AKIL HEM KALP VERMİŞTİR"</strong></h3>

<p>Mübarek emanetlere yaklaşım konusunda akıl ve kalbin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Taşer, İslam ve mübarek emanetler söz konusu olduğunda yalnızca duygularla hareket edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Taşer: "Aklın varlığını her bir şeyin içerisine müdahil etmemiz gerekir. Buna özellikle mübarek emanetler noktasında çok dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/93-eserin-sergilendigi-muze-ziyaretciler-bu-muzede-gozyaslarini-tutamiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/93-eserin-sergilendigi-muze-ziyaretciler-bu-muzede-gozyaslarini-tutamiyor.jpg" type="image/jpeg" length="56752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmaris'te tarihe ışık tutan keşif: Syrna Antik Kenti'nin eserleri korumada]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/marmariste-tarihe-isik-tutan-kesif-syrna-antik-kentinin-eserleri-korumada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/marmariste-tarihe-isik-tutan-kesif-syrna-antik-kentinin-eserleri-korumada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Marmaris ilçesi Bayır Mahallesi'nde bulunan Syrna Antik Kenti'ne ait Helenistik Dönem mimari parçaları, Marmaris Ticaret Odası'nın desteğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında koruma altına alındı. Tarihi eserlerin bulunduğu alanda çevre düzenlemesi yapılırken ziyaretçiler için Türkçe ve İngilizce bilgilendirme tabelaları yerleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marmaris'in Bayır Mahallesi'nde bulunan Syrna Antik Kenti'ne ait Helenistik Dönem mimari parçaları, Marmaris Ticaret Odası'nın desteğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla koruma altına alındı.</p>

<p>Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında bulunan Bayır Mahallesi'nin köy meydanında, tarihi Çınar ağacının da bulunduğu alanda çok sayıda tarihi eser uzun yıllardır açık alanda sergileniyordu. Eserlerin gelecek kuşaklara aktarılması ve ziyaretçilere daha sağlıklı şartlarda tanıtılması amacıyla bölgede çevre düzenlemesi gerçekleştirildi.</p>

<p>Tarihi eserlerin bulunduğu bölüm, doğal görünüme uygun halatlarla çevrilerek koruma şeridi oluşturuldu. Ayrıca eserlerin tarihî ve arkeolojik özelliklerini anlatan Türkçe ve İngilizce bilgilendirme tabelası alana yerleştirildi.</p>

<h3><strong>ANTİK KİTABEDE ASKLÉPİOS KÜLTÜNE İLİŞKİN İZLER BULUNUYOR</strong></h3>

<p>Koruma altına alınan eserler arasında yer alan antik kitabenin, Syrna'nın sosyal ve dini yaşamına ilişkin önemli bilgiler içerdiği belirtildi.</p>

<p>Kitabede, Asklepios kutsal alanı ve sunağı için yapılan bağışların kayıt altına alındığı, farklı kişi ve toplulukların katkılarının ise drahmi cinsinden belirtildiği aktarıldı.</p>

<p>Helenistik dönemlerden kaldığı belirlenen kitabenin, antik Syrna'da sağlık ve şifa tanrısı Asklepios kültünün varlığına ilişkin önemli bir arkeolojik veri niteliği taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>Kitabede yer alan bağış kayıtlarının ise kutsal alanın oluşturulmasına toplumun farklı kesimlerinden kişi ve grupların katkı sunduğunu ortaya koyduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>YILAN KABARTMALI SUNAK DA KORUMA ALTINA ALINDI</strong></h3>

<p>Marmaris Ticaret Odası'nın destekleriyle yürütülen çalışmalar kapsamında yalnızca kitabelerle sınırlı kalınmadı.</p>

<p>Antik mimari kültüründe yalnızca Bozburun Yarımadası'nda görüldüğü belirtilen basamaklı piramidal kaidelerin yanı sıra Asklepios kültüyle ilişkilendirilen yılan kabartmalı sunak da koruma altına alınan eserler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar kapsamında ayrıca bosajlı bloklar ve çeşitli kaide parçalarının da koruma altına alındığı bildirildi.</p>

<h3><strong>MARMARİS TİCARET ODASI'NDAN KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU</strong></h3>

<p>Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. Çalışmaya katkı sağlayan kurum ve bilim insanlarına teşekkür eden Ayhan, "Bölgemizin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan kültürel mirasımızın korunmasına yönelik yürütülen çalışmalara verdikleri kıymetli katkılardan dolayı Marmaris Müze Müdürlüğü'ne, Marmaris Belediyesi'ne ve çalışmanın bilimsel danışmanlığını yürüten Amos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer ve ekibine teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>TARİHİ ESERLER ZİYARETÇİLERE DAHA SAĞLIKLI ŞARTLARDA TANITILACAK</strong></h3>

<p>Bayır Mahallesi'ndeki çalışmalarla uzun yıllardır açık alanda bulunan tarihi eserlerin daha korunaklı bir alanda sergilenmesi amaçlandı.</p>

<p>Yapılan çevre düzenlemesiyle eserlerin bulunduğu bölüm çevrilirken, ziyaretçilerin eserlerin tarihî ve arkeolojik özellikleri hakkında bilgi edinebilmesi için Türkçe ve İngilizce bilgilendirme tabelaları da kullanıma sunuldu.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında koruma altına alınan eserlerin, Syrna Antik Kenti'nin Helenistik Dönem geçmişi ile bölgedeki Asklepios kültürüne ilişkin arkeolojik verilerin ziyaretçilere aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/marmariste-tarihe-isik-tutan-kesif-syrna-antik-kentinin-eserleri-korumada</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/marmariste-tarihe-isik-tutan-kesif-syrna-antik-kentinin-eserleri-korumada.jpg" type="image/jpeg" length="18040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü isimler bu gece için yarışacak! Sadri Alışık Ödülleri'nin adayları açıklandı]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/unlu-isimler-bu-gece-icin-yarisacak-sadri-alisik-odullerinin-adaylari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/unlu-isimler-bu-gece-icin-yarisacak-sadri-alisik-odullerinin-adaylari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl 27. kez düzenlenecek Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde adaylar ve özel ödül sahipleri açıklandı. Ödül töreni, 21 Eylül'de Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatro ve sinema dünyasının başarılı oyuncularını bir araya getiren Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri için hazırlıklar tamamlandı. Bu yıl 27. kez düzenlenecek organizasyon kapsamında ödül için yarışacak isimlerin yanı sıra özel ödüllerin sahipleri de belli oldu.</p>

<p>Ödül töreni 21 Eylül'de İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenecek. Gecede tiyatro ve sinema alanında önemli başarılara imza atan sanatçılara ve yapımlara ödülleri takdim edilecek.</p>

<p>Tiyatro alanındaki "Onur Ödülü"nün sahibi Yıldız Kültür olurken, sinema alanındaki onur ödülleri Suzan Avcı ve Salih Güney'e verilecek. "Çolpan İlhan Sanata Değer Katan Kadınlar Ödülü" ise usta oyuncu Suna Keskin'e takdim edilecek. "HDI Sigorta Özel Ödülü"nün sahibi de "Monologlar Müzesi" olarak açıklandı.</p>

<p>Sinema kategorisinde "Seçici Kurul Özel Ödülü", "Sarı Zarflar" filmindeki performanslarıyla Tansu Biçer ve Özgü Namal'ın oldu.</p>

<p>"Ekrem Bora Yılın En İyi Çıkış Yapan Oyuncu Ödülü"ne ise "O da Bir Şey mi?" filmindeki performansıyla Merve Asya Özgür layık görüldü.</p>

<p>Tiyatro alanındaki "Seçici Kurul Tek Kişilik Performans Ödülü" de iki oyuncu arasında paylaşılacak. "Aşağıdaki Pencere" oyunundaki performansıyla Gül Doğa Sevgi ve "Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri" oyunuyla Onur Ünsal ödülün sahipleri oldu.</p>

<p>Organizasyon kapsamında sinema kategorilerinde de çok sayıda oyuncu farklı dallarda ödül için mücadele edecek. En başarılı kadın oyuncu, en başarılı erkek oyuncu, en başarılı yardımcı kadın oyuncu ve en başarılı yardımcı erkek oyuncu kategorilerinde adaylar ödül için yarışacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyunculuk performanslarını merkezine alan organizasyon, Türk tiyatro ve sinema dünyasının öne çıkan isimlerini bir kez daha aynı sahnede buluşturacak.</p>

<p>Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nin 21 Eylül'de gerçekleştirilecek töreninde, farklı kategorilerde ödül kazanan isimler sanat dünyasının önemli buluşmalarından birine imza atacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/unlu-isimler-bu-gece-icin-yarisacak-sadri-alisik-odullerinin-adaylari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/sadri-alisik-1.jpg" type="image/jpeg" length="31639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şafak Sezer yeniden tiyatro sahnesinde! İlk perde Aliağa’da açılacak]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/safak-sezer-yeniden-tiyatro-sahnesinde-ilk-perde-aliagada-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/safak-sezer-yeniden-tiyatro-sahnesinde-ilk-perde-aliagada-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şafak Sezer’in uzun bir aranın ardından tiyatro sahnesine döneceği “Karanlıkta Kumpas”, ilk gösterimini Aliağa’da yapacak. İnteraktif oyun, 28 Ağustos Cuma günü Ulaş Bayam Açık Hava Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p>Şafak Sezer’in uzun bir aranın ardından tiyatro sahnesine döneceği “Karanlıkta Kumpas”, ilk gösterimini İzmir’in Aliağa ilçesinde gerçekleştirecek. Aliağa Sanat Günleri kapsamında sahnelenecek oyun, 28 Ağustos Cuma günü saat 21.00’de Ulaş Bayam Açık Hava Tiyatrosu’nda tiyatroseverlerle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>SEYİRCİ DE HİKAYENİN PARÇASI OLACAK</strong></h3><p>“Karanlıkta Kumpas”, izleyiciyi doğrudan hikayenin içine dahil eden interaktif kurgusuyla sahnelenecek. Şiddetli bir kar fırtınası sırasında izole bir çiftlik evinde meydana gelen cinayetle başlayan hikâyede, seyirciler de soruşturmanın bir parçası haline gelecek.- İzleyiciler şüphelileri sorgulayacak, elde edilen ipuçlarını değerlendirecek ve olayın çözümüne katkıda bulunacak. Oyunun finaline ise seyircilerin vereceği kararlar yön verecek.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/karanlikta-kumpas-afis.JPG"></p><h3><strong>GÜÇLÜ OYUNCU KADROSUYLA SAHNEDE</strong></h3><p>Ali Erkan Ersezer’in kaleme aldığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Karanlıkta Kumpas”ta Şafak Sezer’in yanı sıra Şebnem Özinal, Zeynep Kankonde, Özgür Özgülgün, Burak Alkış, Deniz Oral, Ömür Arpacı ve Bensu Begoviç rol alıyor.</p><h3><strong>İLK GÖSTERİM 28 AĞUSTOS’TA</strong></h3><p>Oyun, Aliağa Sanat Günleri kapsamında 28 Ağustos Cuma günü saat 21.00’de Ulaş Bayam Açık Hava Tiyatrosu’nda perde açacak. “Karanlıkta Kumpas”, ilk gösterimiyle Aliağalı tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Oyunun ilk gösterimine basın mensupları da davet edildi. Basın protokolünde gerekli yer ve oturma düzeninin oluşturulabilmesi için katılım sağlayacak basın mensuplarının kişi sayısıyla birlikte katılım durumlarını +90(555) 813 04 36 numaralı telefona bildirmeleri istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Yerel Yönetim Haberleri</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/safak-sezer-yeniden-tiyatro-sahnesinde-ilk-perde-aliagada-acilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/safak-sezer-yeniden-tiyatro-sahnesinde.png" type="image/jpeg" length="81106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de 3 gün süren festival sona erdi! Barbaros’ta oyuklar yarıştı]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/izmirde-3-gun-suren-festival-sona-erdi-barbarosta-oyuklar-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/izmirde-3-gun-suren-festival-sona-erdi-barbarosta-oyuklar-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Urla ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi ile özdeşleşen Oyuk Festivali, bu yıl 10’uncu kez düzenlendi. Üç gün süren festivalde köy kültürünün yaşatılması, yerel üretimin desteklenmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p>Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından Türkiye’nin en iyi dört turizm köyünden biri seçilen Barbaros Mahallesi, Oyuk Festivali ile üç gün boyunca ziyaretçilerini ağırladı. Mahallenin kendine özgü kültürel dokusunu ve üretim kültürünü yaşatmak amacıyla düzenlenen festival kapsamında oyuk yarışması ve köy kına gecesi gibi tematik etkinliklerin yanı sıra konserler ve çeşitli kültürel organizasyonlar gerçekleştirildi.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/barbaros-1.png"></p><h3><strong>YEREL ÜRETİCİLER STANTLARINI AÇTI</strong></h3><p>Festival boyunca üretici ve el işi stantlarında yöreye özgü ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikler, Barbaros’un yerel üretim kültürünün tanıtılmasına ve bölge ekonomisinin desteklenmesine katkı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>“KKÜLTÜREL KİMLİĞİ KORUYORUZ”</strong></h3><p>Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, festival kapsamında yaptığı açıklamada, mahalle statüsüne geçen köylerin kültürel kimliğinin korunmasına önem verdiklerini belirtti. Balkan, tarım arazilerinin korunması, üretim kültürünün gelecek nesillere aktarılması ve ekolojik dengenin gözetilmesi yönündeki çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p><h3><strong>FESTİVAL KONSERLE SONA ERDİ</strong></h3><p>Üç gün boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan Oyuk Festivali, Grup Pikap’ın konseriyle sona erdi. Festival, Barbaros Mahallesi’nin kültürel değerlerini ve yerel üretim geleneğini bir kez daha ön plana çıkardı.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/izmirde-3-gun-suren-festival-sona-erdi-barbarosta-oyuklar-yaristi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/barbaros-2.png" type="image/jpeg" length="46586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sındırgı'da 58 yıllık gelenek yeniden başlıyor: Kocakonak Panayırı'nın programı belli oldu]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/sindirgida-58-yillik-gelenek-yeniden-basliyor-kocakonak-panayirinin-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/sindirgida-58-yillik-gelenek-yeniden-basliyor-kocakonak-panayirinin-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde geleneksel panayır kültürünü yaşatmak amacıyla düzenlenen 58. Geleneksel Kocakonak Panayırı, 24-30 Ağustos tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. 2025 yılında yaşanan depremler nedeniyle ara verilen organizasyon, bu yıl daha kapsamlı şekilde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sındırgı'da geçmişten günümüze aktarılan panayır geleneğinin yaşatılması amacıyla düzenlenen Kocakonak Panayırı, bu yıl 58'inci kez gerçekleştirilecek. 24 Ağustos'ta başlayacak organizasyon, 30 Ağustos'a kadar devam edecek.</p>

<p>2025 yılında yaşanan depremler nedeniyle ara verilen panayır, bu yıl daha kapsamlı bir programla yeniden düzenlenecek. Sındırgı Belediyesi tarafından Kocakonak Panayır Alanı'nda gerçekleştirilecek organizasyona Sındırgı'nın yanı sıra Balıkesir ve çevre il ve ilçelerden binlerce ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>YEDİ GÜN BOYUNCA EĞLENCE</strong></h3>

<p>Asırlık panayır geleneğinin yaşatılacağı organizasyonda yedi gün boyunca ziyaretçilere farklı etkinlikler sunulacak. Panayır alanında lunapark, gondol ve çocuk oyun alanlarının yanı sıra çeşitli eğlence etkinlikleri de yer alacak.</p>

<p>Alışveriş için kurulan stantlarda ise yöresel ürünler ve farklı sektörlerden esnafların ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Böylece Kocakonak Panayırı, alışveriş ve eğlencenin yanı sıra yöresel ürünlerin tanıtıldığı bir buluşma noktası olacak.</p>

<h3><strong>KOCAKONAK PANAYIRI'NDA BEŞ GECE KONSER VE SAHNE PROGRAMI</strong></h3>

<p>Kocakonak Panayırı kapsamında konser ve sahne gösterileri de düzenlenecek. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek programda beş gece boyunca farklı sanatçı ve gruplar sahne alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>26 Ağustos'ta Altıeylül Kent Konseyi Kadın Meclisi Ritim Grubu, darbuka şovuyla izleyicilerin karşısına çıkacak. 27 Ağustos'ta ise sevilen sanatçı Kobra Murat, hareketli şarkıları ve sahne performansıyla Sındırgılılarla buluşacak.</p>

<p>28 Ağustos'ta Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sanatçısı Osman Çiçek, Türk Halk Müziği konseri verecek. 29 Ağustos'ta Elmas ve İzmirli Deniz, hareketli şarkıları ve 9/8'lik ritimleriyle panayır alanında sahne alacak.</p>

<h3><strong>PANAYIRIN FİNALİ ZAFER BAYRAMI'NA ÖZEL OLACAK</strong></h3>

<p>Yedi gün sürecek Kocakonak Panayırı'nın finali 30 Ağustos Zafer Bayramı'na özel programla gerçekleştirilecek. Zafer Bayramı konserinde sanatçı Ömer Çandır sahne alarak Sındırgılılarla bir araya gelecek.</p>

<p>30 Ağustos'ta düzenlenecek özel etkinliklerin ardından 58. Geleneksel Kocakonak Panayırı sona erecek.</p>

<h3><strong>ASIRLIK PANAYIR GELENEĞİ YENİ NESİLLERE AKTARILACAK</strong></h3>

<p>Kocakonak Panayırı ile geçmişten günümüze aktarılan panayır kültürünün yeni nesillere taşınması hedefleniyor. Yedi gün boyunca devam edecek organizasyonun özellikle aileler ve çocuklara geçmişin panayır atmosferini yeniden deneyimleme fırsatı sunması bekleniyor.</p>

<p>Sındırgı'nın sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamında önemli bir yere sahip olan Kocakonak Panayırı, alışverişten eğlenceye, kültürden müziğe uzanan programıyla ziyaretçilerini ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/sindirgida-58-yillik-gelenek-yeniden-basliyor-kocakonak-panayirinin-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/sindirgida-58-yillik-gelenek-yeniden-basliyor-kocakonak-panayirinin-programi-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="83404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Didim’de yaz akşamında Gece Yolcuları rüzgarı esti]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/didimde-yaz-aksaminda-gece-yolculari-ruzgari-esti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/didimde-yaz-aksaminda-gece-yolculari-ruzgari-esti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Yaz Konserleri kapsamında Gece Yolcuları, Didim Atatürk Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Konser vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Yaz Konserleri, kentin farklı noktalarında devam ediyor. Etkinliklerin bu kez adresi Didim olurken, sevilen müzik grubu Gece Yolcuları Didim Atatürk Kültür Merkezi’nde vatandaşlarla buluştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen konserde Gece Yolcuları, sevilen şarkılarını Didimliler için seslendirdi. Yaz akşamında müzikle bir araya gelen vatandaşlar, konsere ilgi gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>YAZ KONSERLERİ DİDİM’DE DEVAM ETTİ</strong></h3><p>Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde düzenlediği Yaz Konserleri kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden biri Didim’de yapıldı. Didim Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserde Gece Yolcuları sahne aldı. Etkinliğe vatandaşlar yoğun katılım gösterirken, grup sevilen şarkılarını Didimliler için seslendirdi.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/didimde-yaz-aksaminda-gece-yolculari-ruzgari-esti-2.jpeg" alt="Didim’de Yaz Akşamında Gece Yolcuları Rüzgarı Esti (2)" width="1600" height="1066"></p><h3><strong>GECE YOLCULARI DİDİMLİLER İÇİN SAHNE ALDI</strong></h3><p>Konserde Gece Yolcuları, repertuvarındaki sevilen şarkıları vatandaşlarla birlikte seslendirdi. Didim Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte vatandaşlar yaz akşamında müzik dinleme fırsatı buldu. Konserin ardından etkinliğe katılan vatandaşlar, yaz akşamına renk katan organizasyon nedeniyle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu’na teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/didimde-yaz-aksaminda-gece-yolculari-ruzgari-esti</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/didimde-yaz-aksaminda-gece-yolculari-ruzgari-esti-1.jpeg" type="image/jpeg" length="12295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 bin 500 yıllık tarih su altında ortaya çıkıyor! MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla uzanan eserler]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/2-bin-500-yillik-tarih-su-altinda-ortaya-cikiyor-mo-4-yuzyildan-ms-12-yuzyila-uzanan-eserler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/2-bin-500-yillik-tarih-su-altinda-ortaya-cikiyor-mo-4-yuzyildan-ms-12-yuzyila-uzanan-eserler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan tarihi kalıntıların bulunduğu Kerpe Antik Limanı'nda su altı kazıları sürüyor. Yaklaşık 150 bütünlüğü korunmuş tarihi eser ile çok sayıda arkeolojik buluntunun tespit edildiği bölgenin, hayata geçirilecek Su Altı Arkeopark Projesi ile dalış turizmine kazandırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'nin Kandıra ilçesindeki Kerpe Antik Limanı'nda yürütülen su altı arkeoloji çalışmaları devam ediyor. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan farklı dönemlere ait eserlerin bulunduğu antik limanın, yapılacak Su Altı Arkeopark Projesi ile dalış turizmine kazandırılması planlanıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü himayesinde yürütülen çalışmalar; Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA), Kocaeli Müze Müdürlüğü ve uzman su altı arkeoloji ekiplerinin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Çalışmalar, Türkiye'nin Karadeniz kıyılarındaki ilk bilimsel su altı kazısı olma özelliğini taşıyor.</p>

<h3><strong>BÜYÜKAKIN ANTİK LİMANI SU ALTINDA İNCELEDİ</strong></h3>

<p>Bölgedeki çalışmaları incelemek üzere Kerpe'ye giden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez ve yetkililerden Su Altı Arkeopark Projesi'nin geldiği aşamaya ilişkin bilgi aldı.</p>

<p>Bilgilendirmenin ardından dalgıç kıyafetlerini giyen Büyükakın, uzman arkeologlarla birlikte denize daldı. Büyükakın, su altında bulunan antik liman kalıntılarını ve kültür varlıklarını yerinde inceledi.</p>

<p>Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişe sahip Kerpe Antik Limanı'ndaki su altı araştırmalarında, limana ait mendirek kalıntılarıyla birlikte farklı dönemlere ait çok sayıda kültür varlığı tespit edildi.</p>

<h3><strong>YAKLAŞIK 150 TARİHİ ESER KAYIT ALTINA ALINDI</strong></h3>

<p>Kerpe Su Altı Kazı ve Araştırması kapsamında MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan döneme ait eserler ortaya çıkarıldı. Çalışmalarda Geç Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ilişkin yaklaşık 150 bütünlüğü korunmuş eser ile çok sayıda arkeolojik buluntu kayıt altına alındı.</p>

<p>Antik limanın geçmişteki kullanımına ilişkin buluntular arasında amforalar önemli yer tuttu. Kuzey Afrika, Gürcistan, Marmara ve Kilikya bölgesi kökenli amforaların bulunması, Kerpe'nin farklı coğrafyalarla bağlantılı bir ticaret ağı içerisinde yer aldığını gösteren buluntular arasında değerlendirildi.</p>

<p>Kazılarda amforaların yanı sıra Osmanlı dönemine ait lüleler, kandiller, gündelik kullanım eşyaları ve seramikler de tespit edildi. Ayrıca tamamına yakın amfora kalıntıları da su altı çalışmalarında kayıt altına alındı.</p>

<h3><strong>KERPE'NİN ANTİK DÖNEMDEKİ ADI</strong></h3>

<p>Antik dönemde "Kalpe" ve "Kalpes Limen" adlarıyla bilinen Kerpe, Karadeniz'in güvenli doğal limanlarından biri olarak öne çıktı. Yüzyıllar boyunca ticaret ve ulaşım açısından stratejik bir konuma sahip olan liman, Antik Bithynia Bölgesi'nin Karadeniz'e açılan korunaklı noktalarından biri olarak kullanıldı.</p>

<p>Kerpe Antik Limanı, farklı coğrafyalar arasındaki deniz ticaretinin önemli durakları arasında yer aldı. Su altı araştırmalarında ortaya çıkarılan farklı bölgelere ait amforalar da limanın geçmişteki ticari bağlantılarına ilişkin buluntular arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>TARİHİ KALINTILAR SU ALTINDA SERGİLENECEK</strong></h3>

<p>Kerpe'de yürütülen çalışmaların sonraki aşamalarından birini Su Altı Arkeopark Projesi oluşturuyor. Proje ile antik limanın kalıntıları ve batık alanlarının dalış turizmine kazandırılması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje kapsamında su altında özel platformlar oluşturulması ve amfora, kandil ile pişmiş toprak eserlerin bulundukları doğal ortam içerisinde sergilenmesi planlanıyor. Böylece bölgede bulunan su altı kültür varlıklarının dalış yoluyla ziyaret edilebilmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>BÜYÜKAKIN KERPE SAHİLİNDE TALEPLERİ DİNLEDİ</strong></h3>

<p>Tahir Büyükakın, su altındaki incelemesinin ardından Kerpe sahilinde vatandaşlar ve esnafla bir araya geldi. Büyükakın, bölgede yaşanan turizm hareketliliği ve devam eden çalışmalara ilişkin vatandaşların ve esnafın taleplerini dinledi.</p>

<p>Kerpe Antik Limanı'nda sürdürülen su altı kazı ve araştırmalarının, bölgede farklı dönemlere ait tarihi kalıntıların ortaya çıkarılması ve antik limanın dalış turizmine açılması hedefi doğrultusunda devam ettiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video Haber, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/2-bin-500-yillik-tarih-su-altinda-ortaya-cikiyor-mo-4-yuzyildan-ms-12-yuzyila-uzanan-eserler</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/2-bin-500-yillik-tarih-su-altinda-ortaya-cikiyor-mo-4-yuzyildan-ms-12-yuzyila-uzanan-eserler.jpg" type="image/jpeg" length="31208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşar Üniversitesi’nden Avrupa’da dikkat çeken başarı: Türkiye’yi Milano’da temsil edecek]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/yasar-universitesinden-avrupada-dikkat-ceken-basari-turkiyeyi-milanoda-temsil-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/yasar-universitesinden-avrupada-dikkat-ceken-basari-turkiyeyi-milanoda-temsil-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Payam Gül Susanni, Erasmus+ SALTO kapsamında Milano’da düzenlenecek uluslararası programa Türkiye’den seçilen iki araştırmacıdan biri oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Payam Gül Susanni, Erasmus+ SALTO kapsamında İtalya’nın Milano kentinde gerçekleştirilecek uluslararası programa Türkiye’den seçilen iki araştırmacıdan biri oldu.</p>

<p>İtalya Ulusal Erasmus+ Ajansı INDIRE ile Avrupa Konservatuvarlar Birliği iş birliğinde düzenlenecek programın başlığı "Sınırları Aşan Müzik: Yüksek Müzik Eğitiminde Sürdürülebilir Ortaklıklar İnşa Etmek" olarak açıklandı.</p>

<p>Programa katılacak olan Dr. Susanni, etkinlikte Türkiye’yi temsil edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>MİLANO’DA ULUSLARARASI MÜZİK EĞİTİMİ BULUŞMASI</strong></h3>

<p>Dört gün sürecek uluslararası programda yüksek müzik eğitimi alanında farklı ülkelerden akademisyen ve yöneticilerin bir araya gelmesi planlanıyor. Program, "Yaparak Öğrenme" yaklaşımı doğrultusunda yürütülecek.</p>

<p>Etkinlik kapsamında atölye çalışmaları, uygulamalı oturumlar ve toplantılar gerçekleştirilecek. Programda farklı ülkelerin yüksek müzik eğitimi alanındaki deneyimlerinin paylaşılması ve yeni iş birlikleri için ortak zemin oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>MÜZİK ÖĞRENCİLERİ İÇİN YENİ ULUSLARARASI FIRSATLAR</strong></h3>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Payam Gül Susanni, Milano’daki uluslararası buluşmanın müzik öğrencileri açısından da yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti. Program sayesinde uluslararası ustalık sınıfları, konserler ve ortak projeler için yeni bağlantıların kurulması hedefleniyor.</p>

<p>Etkinliğin aynı zamanda Türk müzik yüksek eğitiminin Avrupa’daki görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>"YAPARAK ÖĞRENME" YAKLAŞIMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLECEK</strong></h3>

<p>Programa seçilmesinin hem Yaşar Üniversitesi hem de Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Payam Gül Susanni, hedeflerini şu sözlerle aktardı:</p>

<p>‘’Milano’daki buluşma, Avrupa’nın önde gelen müzik akademisyenlerini ve yöneticilerini bir araya getiriyor. Bu programa seçilmek benim için öncelikle uluslararası akademik ve sanatsal iş birliklerini geliştirmek açısından önemli bir fırsat. Farklı ülkelerin deneyimlerini paylaşmak, gelecekte birlikte yürütülebilecek projeler için ortak bir zemin oluşturmak açısından son derece değerli. Üniversitemizin müzik bölümünün Avrupa’daki yüksek müzik eğitimi ağı içerisindeki görünürlüğünü artırmayı ve yeni projeler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Uzun vadede bu iş birliklerinin öğrencilerimize yeni uluslararası deneyimler kazandırmasını, akademisyenlerimize ortak araştırma olanakları sunmasını ve üniversitemizin Avrupa’daki akademik ve sanatsal ağlarını genişletmesini hedefliyorum."</p>

<h3><strong>TÜRKİYE'NİN AVRUPA'DAKİ MÜZİK EĞİTİMİ GÖRÜNÜRLÜĞÜ HEDEFLENİYOR</strong></h3>

<p>Milano’da düzenlenecek programla farklı ülkelerden yüksek müzik eğitimi alanında faaliyet gösteren akademisyenler ve yöneticiler arasında yeni bağlantıların kurulması hedefleniyor.</p>

<p>Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü’nün Avrupa’daki yüksek müzik eğitimi ağı içindeki görünürlüğünün artırılması ve yeni akademik ve sanatsal projelerin geliştirilmesi de program kapsamında öne çıkan hedefler arasında yer alıyor. Bu iş birlikleriyle öğrencilerin uluslararası deneyim kazanması, akademisyenlerin ortak araştırmalar gerçekleştirmesi ve üniversitenin Avrupa’daki akademik ve sanatsal ağlarının genişletilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/yasar-universitesinden-avrupada-dikkat-ceken-basari-turkiyeyi-milanoda-temsil-edecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/yasar-universitesinden-avrupada-dikkat-ceken-basari-turkiyeyi-milanoda-temsil-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="34537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bergama üç gün boyunca sahneye dönüştü! Festival 5 bini aşkın kişiyi ağırladı]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/bergama-uc-gun-boyunca-sahneye-donustu-festival-5-bini-askin-kisiyi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/bergama-uc-gun-boyunca-sahneye-donustu-festival-5-bini-askin-kisiyi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bergama Tiyatro Festivali, 7-8-9 Ağustos tarihlerinde 12 farklı mekanda düzenlenen 30’u aşkın etkinlikle 5 bini aşkın katılımcıyı ağırladı. Festival, antik ve çağdaş alanları sahnelere dönüştürdü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bergama Tiyatro Festivali, 7-8-9 Ağustos tarihlerinde Bergama’nın antik, tarihi ve çağdaş mekânlarında düzenlenen etkinliklerle gerçekleştirildi. Üç gün süren festival kapsamında 12 farklı mekânda 30’u aşkın etkinlik düzenlenirken, 5 bini aşkın katılımcı programlarda yer aldı.</p><h3><strong>FESTİVAL SONA ERDİ</strong></h3><p>Tiyatro oyunları, konserler, atölyeler ve kent yürüyüşlerinin yanı sıra farklı kent deneyimlerinin de yer aldığı festival programı, Bergama’nın meydanlarından antik alanlarına ve mahallelerine kadar geniş bir alana yayıldı. Festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi’nin paydaşlığı, Ateş Wind Power sponsorluğu, Canoğlu Matbaa, Golden Keys Real Estate ve Ürper Gıda’nın katkılarıyla gerçekleştirildi. Organizasyona Bergamalı işletmeler, yerel kurumlar ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi.</p><h3><strong>MAHALLELERE YAYILDI</strong></h3><p>Bu yılki programa yön veren “Değişmek. Denemek. Yanılmak. Yeniden Başlamak.” yaklaşımı, festivalin etkinliklerinde ve katılımcılarla kurulan ilişkide de karşılık buldu. Genç sanatçılar, üniversite toplulukları, Bergamalı ekipler ve usta tiyatrocular aynı programda bir araya geldi. Bergama’nın meydanları, antik alanları ve mahalleleri de etkinlikler kapsamında sahne ve buluşma alanlarına dönüştü. Festivalde sezonun öne çıkan tiyatro oyunları, konserler, atölyeler ve kent deneyimleri Bergama’nın tarihi dokusuyla bir araya getirildi.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bergama-uc-gun-boyunca-sahneye-donustu-festival-5-bini-askin-kisiyi-agirladi-2.jpg" alt="Bergama Üç Gün Boyunca Sahneye Dönüştü! Festival 5 Bini Aşkın Kişiyi Ağırladı (2)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>BİNLERCE SEYİRCİYİ AĞIRLADI</strong></h3><p>Festivalin ana etkinlik noktalarından biri olan 2 bin yıllık Asklepion Antik Tiyatrosu, üç gün boyunca farklı gösterilere ev sahipliği yaptı. Asklepion’daki program, compagnie dernière minute/Pierre Rigal imzalı RONDES performansıyla başladı. Programın ardından Gökhan Türkmen’in akustik açılış konseri gerçekleştirildi. Açılış gecesinde binlerce dinleyici konser sırasında şarkılara eşlik etti. Festivalin ikinci akşamında Semaver Kumpanya’nın Tansu Biçer yönetimindeki “Cimri” oyunu sahnelendi. Serkan Keskin ve Canan Ergüder’in başrollerini paylaştığı oyun, Asklepion’u dolduran seyirciyle buluştu. Kapanış gecesinde ise DasDas yapımı “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” sahnelendi. Mert Fırat, Didem Balçın ve geniş oyuncu kadrosunun yer aldığı oyun, Haldun Taner’in klasik metnini Asklepion’un tarihi atmosferinde seyirciyle buluşturdu.</p><h3><strong>ÜÇ GÜN BOYUNCA ETKİNLİKLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI</strong></h3><p>Festival yalnızca Asklepion Antik Tiyatrosu ile sınırlı kalmadı. Akropol, Arasta Meydanı, Odeon Pergamon, Kale Mahallesi, BerKM, Çamlıpark, Tonoz, Han Pergamon ve Bergama’nın farklı noktalarında tiyatro, performans ve çeşitli karşılaşmalar gerçekleştirildi. Festival Özel Seçkisi kapsamında Fransız Kültür’ün katkılarıyla sahnelenen Pierre Rigal imzalı R·ONDE·S, Asklepion’un tarihi dokusunda izleyiciyle buluştu. Selçuk Artut ve Nihal Saruhanlı’nın Akropol’de gerçekleştirdiği gün batımı performansı da programda yer aldı. Sezonun dikkat çeken yapımları arasında bulunan “Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş: Çerkes Rıdvan'ın Dolabı”, “Uyku Ölüm Dondurma Ülke” ve “Yıldız” da tarihi meydanlardan açık hava sahnelerine kadar farklı mekânlarda seyirciyle buluştu.</p><h3><strong>ÇOCUKLAR İÇİN DE FARKLI ETKİNLİKLER DÜZENLENDİ</strong></h3><p>Bergama Tiyatro Festivali’nin programında çocuklara ve ailelere yönelik etkinlikler de yer aldı. Ateş Wind Power ve BTF iş birliğiyle gerçekleştirilen “Baretler Kafaya, Çocuklar Sahaya”, Arasta Meydanı’nda çocukları sahnenin ortasına davet etti. Odeon Pergamon Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu’nun Shakespeare uyarlaması “Bir Yaz Gecesi Rüyası: Orman Karıştı”, genç seyircilerle buluştu. Yapım, telefonların çekmediği bir ormanda yaşanan özgürleştirici kaos üzerinden çocuklara yönelik bir tiyatro deneyimi sundu. S.O.S (Sosyal Oyun Sokakta) ekibinin 3 yaş ve üzerindeki herkese açık “Sosyal Clown Gösterisi” ise Zeytin Park’ta gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>BERGAMALI EKİPLER VE GENÇ SANATÇILAR SAHNE ALDI</strong></h3><p>Festivalin kuruluşundan bu yana önem verdiği yerel üretimleri ve genç sanatçıları destekleme yaklaşımı bu yılki programda da yer aldı. “Bergama'dan” başlığı altında kentte üretim yapan yerli ekiplerin çalışmalarına yer verildi. Sahne mi Sahne imzalı “Çingene Boksör”, 1920’lerin efsanevi şampiyonu Johann Wilhelm Trollmann’ın hayat hikâyesini Odeon Pergamon’da seyirciyle buluşturdu. BERKSAV Oda Tiyatrosu’nun romantik komedisi “İki Bekar” ile Egemen Yazıcı’nın Tonoz’da sahnelediği “Sıfır Ego” da Bergamalı üretimler arasında yer aldı.</p><h3><strong>ÜNİVERSİTE TOPLULUKLARI SEYİRCİYLE BULUŞTU</strong></h3><p>Haliç, Yeditepe, Muğla Sıtkı Koçman ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri de Üniversite Sahnesi kapsamında yeni üretimlerini festival izleyicisine sundu. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı’nın “Monologlar Müzesi #TBT” adlı çalışması Kale Mahallesi’nde sahnelendi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin “Ayı” ve Yeditepe Üniversitesi’nin “Madox ile Üç Gece” oyunları ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin savaş ve eril şiddeti sorgulayan “Yangınlar” adlı yapımı BerKM’de seyirciyle buluştu. Goethe Institut’ün katkılarıyla gerçekleştirilen “Türkland” ise Dilşad Budak Sarıoğlu’nun otobiyografik romanından uyarlandı. Çok kültürlü kimlik arayışını konu alan yapım, Odeon Pergamon’da sahnelendi.</p><h3><strong>30’U AŞKIN ETKİNLİK KENTİN FARKLI NOKTALARINA YAYILDI</strong></h3><p>Festival kapsamında çocuk gösterileri ve tiyatro oyunlarının yanı sıra atölyeler, müze turları, lezzet etkinlikleri ve kent yürüyüşleri de düzenlendi. Toplamda 30’u aşkın etkinlik, Bergama’nın sokaklarında ve kamusal alanlarında gerçekleştirildi. Böylece farklı yaş gruplarından katılımcılar festival programı kapsamında kentin çeşitli noktalarında bir araya geldi.</p><h3><strong>YEDİNCİ YILINDA DA BERGAMA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ</strong></h3><p>Yedi yıldır düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali, bu yıl da antik miras ile çağdaş sahne sanatlarını aynı programda buluşturdu. Türkiye’nin ve dünyanın farklı şehirlerinden gazeteciler, kültür sanat profesyonelleri ve seyircilerin katıldığı festival, üç günlük programın ardından sona erdi. Festival kapsamında farklı üretimler etrafında bir araya gelen katılımcılar, etkinliklerin ardından Bergama’dan ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/bergama-uc-gun-boyunca-sahneye-donustu-festival-5-bini-askin-kisiyi-agirladi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bergama-uc-gun-boyunca-sahneye-donustu-festival-5-bini-askin-kisiyi-agirladi-1.jpg" type="image/jpeg" length="35655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Romantika” İzmir’de kapılarını açıyor: Nazım Hikmet’in bilinmeyen yönleri bu sergide]]></title>
      <link>https://egetelgraf.com/romantika-izmirde-kapilarini-aciyor-nazim-hikmetin-bilinmeyen-yonleri-bu-sergide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://egetelgraf.com/romantika-izmirde-kapilarini-aciyor-nazim-hikmetin-bilinmeyen-yonleri-bu-sergide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nazım Hikmet’in yaşamını, eserlerini ve kültürel mirasını anlatan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, 5 Eylül’de İzmir’de kapılarını açacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” adlı Nâzım Hikmet sergisi, 5 Eylül 2026 tarihinde İzmir’de ziyarete açılacak. Bu yıl 95’incisi düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında açılacak sergi, şair Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserlerini ve bugün de yaşamaya devam eden kültürel mirasını çok katmanlı bir anlatıyla ele alacak.</p><h3><strong>SERGİ NEREDE?</strong></h3><p>İZFAŞ tarafından düzenlenen 95. İzmir Enternasyonal Fuarı, Nâzım Hikmet adına Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergiye ev sahipliği yapacak. Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve ev sahipliğinde hazırlanan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyaretçilerini ağırlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>SERGİNİN KONUSU</strong></h3><p>Küratörlüğünü Yüksek Mimar ve Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş’in, sergi tasarımını ise Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz’ın üstlendiği “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, Nâzım Hikmet’in yaşamını klasik bir biyografi anlayışının ötesinde ele alacak. Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil 15 salonda kurulacak sergide Türkiye ve yurt dışındaki çok sayıda kişi, kurum, arşiv ve koleksiyondan bir araya getirilen yüzlerce belge yer alacak. El yazmaları, Nâzım Hikmet’in kişisel eşyaları ve görsel-işitsel kayıtlar; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle buluşturulacak.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/romantika-izmirde-kapilarini-aciyor-nazim-hikmetin-bilinmeyen-yonleri-bu-sergide-1.jpeg"></p><h3><strong>SERGİNİN ADI NAZIM HİKMET’İN ROMANINDAN GELİYOR</strong></h3><p>Serginin adı, Nâzım Hikmet’in 1962 yılında tamamladığı ve otobiyografik nitelikler taşıyan son romanı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” için ilk olarak seçtiği “Romantika” adından geliyor. Romanın zaman örgüsünün İzmir’de başlayıp yine İzmir’de son bulması, serginin İzmir’de açılmasına da özel bir anlam kazandırıyor. Nâzım Hikmet’in 1925’teki İzmir günleri, “Güneşi İçenlerin Türküsü” ve “Kuvâyi Milliye” ile kurulan bağlar, İzmir’i serginin ana anlatı eksenlerinden biri haline getiriyor.</p><h3><strong>ÇOK SAYIDA ARŞİV SERGİ İÇİN KAPILARINI AÇIYOR</strong></h3><p>Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ve Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi arşivlerini sergi için açtı. Sergi, Vera Tulyakova Hikmet’in arşivi ve koleksiyoner Gürkan Us’taki eserlerin yanı sıra Nâzım Hikmet’in yaşamına bir şekilde dokunan Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın eserlerinden bir araya getirildi. Türk resim sanatının son dönem önde gelen genç temsilcilerinden Sedat Girgin de sergi için özel olarak bir eser hazırlıyor. Sergide ayrıca Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimler de yer alacak.</p><h3><strong>TUGAY SERGİNİN İZMİR İLE BAĞINI ANLATTI</strong></h3><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sergiye ilişkin değerlendirmesinde, “Tarihi boyunca pek çok ilke önderlik eden İzmir Enternasyonal Fuarı, 95’inci yıl gururunu yaşarken yine benzersiz bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Dünyanın dört yanında iz bırakan, edebiyata damga vuran büyük şairimiz, yazarımız Nâzım Hikmet adına Türkiye’nin en kapsamlı sergisini açmaktan mutluluk duyuyoruz. ‘Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi’ başlıklı sergi, İzmir mavisini Nâzım Hikmet’in özgürlük mavisiyle buluşturuyor. Büyük şairimizin yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan sergi, bir bakıma İzmir’e geri dönüş hikâyesi, bizim için bu açıdan da çok önemli. Sergiye adını veren ‘Romantika’, Türkçede ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adıyla basılan otobiyografik romanının ilk adı ve bu roman, yüz yıl kadar önce İzmir’de başlıyor. Böylece hikâye, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönmüş oluyor” diye konuştu.</p><h3><strong>BAŞKAN TUGAY'DAN TEŞEKKÜR MESAJI</strong></h3><p>Başkan Cemil Tugay, “Serginin yapımını üstlenen Folkart’a, emeği geçen tüm kurum ve kişilere, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza ve organizasyon ekibine teşekkür ediyorum. Sergi çok değerli koleksiyonları, kurumları ve kişileri bir araya getiriyor. ‘Dörtnala gelip Uzak Asya’dan’ dizelerinde anlattığı Anadolu’dan dünyaya sesleniyor. Bu serginin tüm coğrafyalara ulaşmasını umut ediyorum çünkü onun edebiyatı yüzyılları ve sınırları aştı, tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Nâzım Hikmet, ‘Çok yorgunum, beni bekleme kaptan’ diyordu ama biz okurları o ‘çınarlı, kubbeli, mavi liman’da şairi beklemeye devam ediyoruz. Herkesi, 15 Ocak 2027 akşamına kadar açık olacak sergimize, Kültürpark Atlas Pavyonu’na bekliyoruz” diye ekledi.</p><h3><strong>İZMİR’DEN AÇILAN BİR KAPI</strong></h3><p>Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, yıllardır İzmir’in kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirterek, “Bir kentin kimliği yalnızca binalarıyla, yollarıyla ve meydanlarıyla oluşmuyor. Kentleri kalıcı kılan; hafızaları, sanatçıları, edebiyatçıları ve hikâyeleridir. Sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı, önemli kültürel mirasları görünür kılmayı ve özellikle genç kuşakların bu mirasla doğrudan ilişki kurmasını çok önemsiyoruz.” dedi.</p><h3><strong>"ÇOK ÖZEL BİR ANLAMI VAR"</strong></h3><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay başta olmak üzere, serginin hazırlanmasında emek veren herkese teşekkür eden Mesut Sancak,   “Romantika, Nâzım Hikmet’in son otobiyografik romanı ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ için ilk seçtiği isim. Bu ismin İzmir’de açılan bir Nâzım Hikmet sergisi için çok özel bir anlamı var. Çünkü roman İzmir’de, bir kulübede başlıyor. Nâzım Hikmet bizi yaklaşık yüz yıl önceki İzmir’e götürüyor; ardından o küçük kulübeden geriye doğru açılan hatıralarla koca bir ömrün içine giriyoruz. Yani İzmir’de açılan bir kapıdan, şairin bütün ömrüne doğru yolculuğa çıkıyoruz. Folkart olarak İzmir Enternasyonal Fuarı’nın çatısı altında onun böylesine değerli bir kültür mirasını İzmir’de yeniden görünür kılmaktan, genç kuşaklarla buluşturmaktan, kentimizin ve Türkiye’nin kültürel hafızasına kalıcı bir notla birlikte önemli bir katkı sunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.” diye aktardı.</p><h3><strong>KLASİK BİR BİYOGRAFİ OLMADIĞI VURGULANDI</strong></h3><p>Serginin küratörü Yüksek Mimar M. Melih Güneş, “Romantika”nın klasik bir yaşam öyküsü sergisi olmadığını vurgulayarak, “Bu sergide Nâzım Hikmet’in hayatını tarihler ve olaylar üzerinden eksiksiz bir kronoloji içinde anlatma iddiasında değiliz. Farklı koleksiyonlardan, oğlu Mehmet Hikmet’in Fransa’daki evinden ve Moskova’da yaşadığı evden gelen belgeler, kişisel eşyalar, el yazmaları, mektuplar ve sanat eserleri bize çok daha katmanlı bir Nâzım Hikmet anlatısı kurma imkânı veriyor. Her belge yalnızca bir yaşamın değil, bir düşüncenin, bir edebiyatın ve bir dönemin tanıklığını taşıyor. ‘Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi’ ile ölümle tamamlanmış bir hayatı değil; eserleri, kitapları ve kültürel mirasıyla bugün de yaşamaya devam eden bir ömrü anlatıyoruz.” diye konuştu.</p><h3><strong>SERGİ 5 EYLÜL’DE AÇILACAK</strong></h3><p>“Nâzım Hikmet Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi”, 5 Eylül’den itibaren 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. 5 Eylül 2026 tarihinde açılacak sergi, 15 Ocak 2027 tarihine kadar açık kalacak. Serginin yapım ve yönetimini Folkart üstlenirken iş birliği ve ev sahipliğini İzmir Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Serginin direktörlüğünü Ünal Ersözlü, küratörlüğünü M. Melih Güneş, sergi kimliklendirme ve tasarımını Ömer Durmaz, danışmanlığını ise Volkan Severcan yürütüyor. Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kurulacak sergi, Nâzım Hikmet’in yaşamından eserlerine, kişisel eşyalarından el yazmalarına ve farklı arşivlerden derlenen belgelere kadar geniş bir içeriği İzmir’de bir araya getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://egetelgraf.com/romantika-izmirde-kapilarini-aciyor-nazim-hikmetin-bilinmeyen-yonleri-bu-sergide</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/romantika-izmirde-kapilarini-aciyor-nazim-hikmetin-bilinmeyen-yonleri-bu-sergide.jpg" type="image/jpeg" length="76637"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
