Nihat AK-EGETELGRAF/ Yeniden Refah Partisi İzmir İl Başkanı Cemal Arıkan, 35. Paralel programında Ege Telgraf Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı ve gazeteci Cihad Taysi’nin sorularını yanıtladı. Kent siyasetinden belediyeciliğe, ekonomik sıkıntılardan partisinin İzmir hedeflerine kadar geniş bir çerçevede konuşan Arıkan, program boyunca “sahada olma, sorunu dinleme ve çözüm üretme” vurgusu yaptı.

KAZANACAĞIZ YA DA…
Arıkan, Yeniden Refah Partisi’nin sahadaki büyümesine dikkat çekerek İzmir’de de siyasi dengelerin değiştiğini savundu. Partisinin üye sayısındaki artışı ve gençlerden gördükleri ilgiyi örnek gösteren Arıkan, “Milli Görüş iktidarı geliyor” dedi. Önümüzdeki seçimlere ilişkin iddiasını yükselten Arıkan, “Ya kazanacağız ya da kazananı belirleyeceğiz. Bu pozisyondayız” ifadelerini kullandı.

“SAĞ-SOL KALIBI YETMİYOR”
Arıkan, partisinin siyasi konumunu anlatırken klasik sağ-sol tariflerinin bugünün seçmen davranışını ve siyasi tercihlerini açıklamakta yetersiz kaldığını söyledi. Atatürkçülük ya da muhafazakârlığın birkaç sembolik davranışa indirgenmesine karşı çıktığını belirten Arıkan, kendi çizgilerini “yerli ve milli olmak” ifadesiyle tarif etti. Parti teşkilatına katılacak isimler için de dini görünürlük yerine siyasi ahlak ve toplumsal karşılık ölçüsünü öne çıkardığını anlatan Arıkan; siyasete kişisel kazanç amacıyla girilmemesi, kişinin gelirinin yasal bir işten sağlanması ve yaşadığı çevrede güven duyulan biri olması gerektiğini söyledi. “Siyaseti ticaret olarak görmeyeceksiniz” diyen Arıkan, teşkilatlanmada bu kriterleri baştan ortaya koyduklarını ifade etti.
“İZMİR’İN DERDİYLE DERTLENİYORUZ”
Arıkan’ın programda en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri Kemeraltı oldu. Tarihi çarşının yalnızca bir alışveriş alanı olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arıkan, esnafı, çalışanları, tedarikçileri ve aileleriyle Kemeraltı’nın İzmir ekonomisinde geniş bir kesimi doğrudan etkilediğini söyledi.
Otopark, güvenlik, yağmur suyu, ulaşım ve altyapı sorunlarının yıllardır biriktiğini savunan Arıkan, siyasetçilerin çarşıya yalnızca ziyaret amacıyla değil, sorunları dinlemek için gitmesi gerektiğini belirterek, “Kahveni içip gitme kardeşim. Bir dinle bakalım. Kemeraltı’nda yağmur yağınca ne oluyor? Güvenlik sorunu nedir? Otopark alternatifleriniz nedir?” dedi.

“TRAFİK ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL”
İzmir trafiğinin temel probleminin kentin belli arterlerinde oluşan darboğazlar olduğunu savunan Arıkan; Altınyol, Kemalpaşa-Bornova girişi, Ege Üniversitesi kavşağı ve Yeşildere hattını örnek verdi. Geçmiş yerel seçimde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu hatırlatan Arıkan, o dönemde teşkilatıyla yaklaşık iki buçuk aylık çalışma yürüttüklerini anlattı. Parti üyeleri dışındaki yurttaşlara da “İzmir’in derdi nedir?” diye sorduklarını belirten Arıkan, elde edilen görüşlerle 100 maddelik proje dosyası oluşturduklarını söyledi. Projeler arasında Narlıdere-Mavişehir hattına uzanan kesintisiz bisiklet güzergâhı ile Bornova, Buca ve Karabağlar’dan ana hatta bağlanacak, motorlu trafikten ayrılmış yükseltilmiş bisiklet yollarının bulunduğunu anlatan Arıkan, mevcut bisiklet yollarının birçok noktada kesintiye uğradığını savundu. Ulaşımda her yıl belirli sayıda battı-çıktı ve yaya üst geçidi yapılmasını da öneren Arıkan, özellikle yaşlılar, engelliler ve hareket güçlüğü yaşayan yurttaşlar açısından asansörlü geçitlerin sürekli çalışır durumda tutulması gerektiğini söyledi.

ORTAK TÜNEL
Arıkan’ın dikkat çeken önerilerinden biri de kentin altyapısına yönelik oldu. Metro yapımında kullanılan tünel açma makinelerine benzer sistemlerle ana arterlerin altında ortak altyapı koridorları oluşturulabileceğini ileri süren Arıkan; elektrik, temiz su, atık su ve doğal gaz hatlarının aynı tünelde ayrı bölümlerde planlanabileceğini anlattı. Böyle bir sistemin yeni asfaltlanan yolların kısa süre sonra yeniden kazılmasının önüne geçebileceğini savundu.
1995 yılında üniversite eğitimi için İzmir’e geldiğini anlatan Arıkan, Göztepe’de yaşadığı yıllardan örnek vererek yeni asfaltlanan bir sokağın kısa süre sonra su hattındaki sorun nedeniyle yeniden kazıldığını söyledi. Kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluğun kamu kaynaklarını tükettiğini öne süren Arıkan, “Kendi paranı harcıyorsan istersen her hafta kaz. Milletin bütçesiyle bunu yapamazsın” sözleriyle planlama eksikliğine tepki gösterdi.
“HİZMET HER MAHALLEYE ULAŞMALI”
Belediyecilik anlayışını anlatırken hizmetin kentin yalnızca belli bölgelerinde yoğunlaşmasına karşı çıkan Arıkan, Mavişehir, Mithatpaşa, Toros, Gültepe ve Limontepe örneklerini verdi. Bir belediye başkanının hizmetinin kentin farklı sosyoekonomik kesimlerine ulaşması gerektiğini savunan Arıkan, su, ulaşım, yol ve altyapı gibi temel hizmetlerde mahalleler arasında ayrım oluşmaması gerektiğini söyledi.

GÜNLÜK HİZMETLER EKSİK
Günlük belediye hizmetlerinde eksikler bulunduğunu belirten Arıkan, yürüyen merdiven ve asansör arızalarının uzun süre giderilememesini örnek gösterdi. Kritik yedek parçaların belediyenin deposunda hazır tutulması gerektiğini söyleyen Arıkan, bir arıza yaşandıktan sonra sipariş verilmesini yeterli bulmadığını ifade etti. Milli Görüş belediyeciliği anlayışı konusunda bilgi ve proje paylaşmaya hazır olduklarını belirten Arıkan, siyasette seçmenden destek istemenin temel karşılığının somut hizmet olması gerektiğini söyledi.
“KALICI ESER” ÖLÇÜSÜ
Arıkan, İzmir’in geçmiş belediye başkanlarını anarken kent hafızasında kalıcı yatırımların önemine dikkat çekti. Asfalt Osman lakablı rahmetli Başkan Osman Kibar’ın asfalt çalışmaları ve geçmişte yapılan köprülü kavşakları örnek gösteren Arıkan, bugünün yöneticilerinin de görev süreleri sonunda hangi somut eserlerle hatırlanacaklarını düşünmeleri gerektiğini söyledi.
Konak Meydanı gibi görünür alanlardaki düzenlemeler yerine ulaşım, altyapı, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm gibi uzun vadeli sorunlara öncelik verilmesini isteyen Arıkan, belediyecilik açısından “Sonuç ne, ne başardın?” sorusunun esas alınması gerektiğini savundu.

DEPREMDE “BEKLEMEYELİM”
İzmir’in öncelikli gündemlerinden birinin deprem olması gerektiğini belirten Arıkan, kentsel dönüşümün yalnızca deprem sonrasında yardım organizasyonu üzerinden ele alınamayacağını söyledi. Toros bölgesinde geçmişte anlattığı bir proje üzerinden belediyenin doğrudan rol üstleneceği ve hak sahiplerinin müteahhitlerle karşı karşıya bırakılmayacağı bir dönüşüm modeli öneren Arıkan, düşük katlı eski yapıların daha güvenli ve planlı yapılara dönüştürülebileceğini ileri sürdü. Ortaya çıkacak ilave bağımsız bölümlerin ve ticari alanların satışından sağlanacak gelirle dönüşüm maliyetinin karşılanabileceğini savunan Arıkan, “Bir daha beklemeyelim, yapalım” diyerek İzmir’in deprem gerçeğini gündeminden çıkarmaması gerektiğini söyledi.
“ÖNCE BELEDİYE MECLİSİ”
Yeniden Refah Partisi’nin İzmir’deki siyasi hedeflerinin sorulması üzerine Arıkan, ilk aşamadaki önceliklerini açık biçimde belediye meclislerinde temsil olarak tarif etti. Mecliste farklı bir siyasi sesin bulunmasının karar süreçlerinin kamuoyu önünde daha fazla tartışılmasını sağlayacağını savunan Arıkan, “Belediye meclis üyemiz olmalı. Belediyeyi alacağımız ilçelerimiz de inşallah olacak” dedi. Sonraki aşamada Kemalpaşa, Torbalı, Bergama ve Menemen gibi ilçelerde teşkilatlarını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı. Arıkan’ın programda verdiği parti içi verilere göre Yeniden Refah’ın İzmir’deki üye sayısı genel seçim sürecindeki yaklaşık bin 800’den, yerel seçim öncesinde 3 bine, bugün ise 9 binin üzerine çıktı. Arıkan, sahada genç kadrolarla çalıştıklarını belirterek üye artışını yüz yüze temas, sosyal medya ve yerel basındaki görünürlükle ilişkilendirdi.
GENÇ SEÇMENE PARANTEZ
Arıkan, genç seçmenlerin siyasi etiketlere daha mesafeli yaklaştığını ileri sürdü. Gençlerin merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın eski konuşmalarına sosyal medya aracılığıyla ulaştığını, ardından Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın açıklamalarını takip ettiğini söyleyen Arıkan, yeni kuşağın daha çok sorunun nasıl tanımlandığına ve hangi çözümün ortaya konulduğuna baktığını savundu. Fatih Erbakan’ın sakin konuşma biçiminin ve sorunları madde madde ele alma yönteminin gençler tarafından ilgi gördüğünü belirten Arıkan, Yeniden Refah’ın sahadaki çalışmalarında genç kuşakla doğrudan teması önemsediklerini anlattı.
“GEÇİM” VURGUSU
Programda ekonomik tabloya da değinen Arıkan, özellikle gençlerin konut ve otomobil sahibi olma beklentilerinin zayıfladığını, ailelerin yetişkin çocuklarına maddi destek vermek zorunda kaldığını savundu.
Konut, eğitim, kreş ve temel yaşam giderlerinin aile bütçeleri üzerindeki baskısına dikkat çeken Arıkan, insanların çalışarak temel ihtiyaçlarına ulaşabildiği ve gelecek endişesinin azaldığı bir ekonomik yapı gerektiğini söyledi. Necmettin Erbakan dönemini sık sık referans gösteren Arıkan, kamudaki faiz, israf ve ayrıcalıklı harcamaların azaltılmasıyla kaynakların ücretlilere, emeklilere, esnafa ve üreticiye aktarılabileceğini savundu.
“ESERE BAKALIM”
Arıkan, seçmenin siyasi kimlikler ve yaşam tarzları üzerinden yapılan sınıflandırmalar yerine icraat ve sonuç üzerinden değerlendirme yapması gerektiğini söyledi. “Senin icraatın ne, projen ne, eserin ne? Bana eserini göster” sözleriyle yerel ve merkezi yönetimin somut sonuçlar üzerinden değerlendirilmesini isteyen Arıkan, İzmir’de de ideolojik aidiyetlerin hizmet tartışmasının önüne geçmemesi gerektiğini savundu.
“UMUDUMUZ YEREL BASIN”
Ulusal medyada partilerine yeterince yer verilmediğini savunan Arıkan, yerel basın ve sosyal medyanın kendileri açısından özel önem taşıdığını söyledi. Yerel basının siyasetçinin kent sorunlarıyla ne ölçüde ilgilendiğini doğrudan gösterebildiğini belirten Arıkan, Kemeraltı gibi dosyalarda medyanın gündemi takip etmesinin sorunların kamuoyunda tartışılmasını sağladığını ifade etti. 35. Paralel’e davet edilmesini de bu açıdan önemsediklerini söyleyen Arıkan, seçmenle daha ayrıntılı iletişim kurmalarında yerel medyanın önemli bir alan oluşturduğunu dile getirdi.
“HERKES GÖREV ALSIN”
Parti teşkilatına da mesaj veren Arıkan, “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır” sözünü hatırlatarak her kademedeki partilinin aldığı görevin hakkını vermesi gerektiğini söyledi. Siyasetten uzak duran yurttaşlara da seslenen Arıkan, bu çağrıyı yalnız kendi partisiyle sınırlamadı. Yeniden Refah’ı dinleyip düşüncelerini benimsemeyenlerin de kendilerini yakın hissettikleri başka bir siyasi yapıda görev almasını isteyen Arıkan, “Beğendiğiniz bir yer bulun. Gidin orada görev alın. Bu ülke için çalışın” dedi.





