Norveç'in Svalbard takımadalarında bulunan Longyearbyen kasabası, küresel ortalamanın çok üzerinde bir hızla ısınırken iklim değişikliği içme suyu kaynaklarını da etkiliyor. Artan sıcaklıklar, uzun yıllardır donmuş halde bulunan permafrost tabakasının çözülmesine neden oluyor. Bu süreçte kayaçlardan açığa çıkan ağır metaller, kasabanın temel içme suyu kaynağı olan Isdammen Gölü'ne ulaşıyor. Bilim insanları, kirliliğin başlıca nedenleri arasında permafrostun çözülmesini ve bölgenin geçmişte madencilik yapılan jeolojik yapısını gösteriyor. Pirit içeren kayaçların su ve oksijenle temas etmesi sonucu oluşan asit, ağır metallerin suya karışmasını kolaylaştırıyor. Eylül 2025'te yapılan ölçümlerde sudaki manganez miktarının, Norveç Halk Sağlığı Enstitüsünün litre başına 50 mikrogram olarak belirlediği tavsiye edilen sınırın 25 katına ulaştığı tespit edildi. Yüksek miktarda manganeze uzun süre maruz kalmanın, özellikle bebeklerde ve çocuklarda nörolojik sağlık sorunları riski oluşturabileceği belirtiliyor. Kirliliğin belirlenmesinin ardından yaklaşık 2 bin 600 kişinin yaşadığı kasabada musluk suyunun içilmemesi yönünde uyarı yapıldı. Temiz su, yerel bir fabrikanın filtreleme sistemi aracılığıyla sağlanarak halka ücretsiz dağıtılmaya başlandı.

Kanada’da Wainwright Askeri Üssü’nde yangın! 4 asker hayatını kaybetti
Kanada’da Wainwright Askeri Üssü’nde yangın! 4 asker hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

NİKEL VE SÜLFAT DEĞERLERİ

Manganez seviyelerinin daha sonra düşmesine rağmen 2026'nın başlarında yapılan ölçümlerde sülfat ve nikel miktarlarının da tavsiye edilen sınırları aştığı görüldü. Bu nedenle kasabadaki içme suyu uyarısı yürürlükte kaldı. The Guardian'da yer alan habere göre Belediye Başkanı Terje Aunevik, sorunun kalıcı olarak çözülmesi için yeni bir su şebekesi kurulmasının gerekebileceğini belirtti. Değerlendirilen seçenekler arasında Isdammen Gölü'ne filtreleme sistemi kurulması ve alternatif bir kaynak olarak tuzdan arındırma tesisi inşa edilmesi bulunuyor. Ancak projelerin yüksek maliyetli olması ve bölgedeki sert iklim koşulları, çözüm çalışmalarını zorlaştırıyor.

DİĞER YERLEŞİMLER DE RİSK ALTINDA

Bilim insanları, Longyearbyen'de yaşanan su kirliliğinin Kuzey Kutbu'ndaki diğer yerleşimler açısından da uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor. Benzer jeolojik özelliklere ve donmuş toprak yapılarına sahip Kanada'nın kuzeyi ile Alaska'da da iklim değişikliğine bağlı su kirliliği riski bulunuyor. Uzmanlara göre permafrostun çözülmesi yalnızca doğal çevreyi değil, insanların temel içme suyu kaynaklarını da tehdit edebilir. Longyearbyen'deki gelişmeler, iklim değişikliğinin su altyapısı ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin önemini ortaya koyarken, bölgedeki kirliliğin kalıcı olarak giderilmesi için yeni altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyulabileceğine işaret ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ