Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, İstanbul’da yaşanan sel felaketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileyen Çelik, İstanbul’daki temel sorunun altyapıdan çok yapılaşma olduğunu savundu. Çelik, dere yataklarındaki konutların taşınması gerektiğini belirterek elektrik tellerinin yer altına alınmasına da karşı çıktı.
İSTANBUL’DAKİ SELİN NEDENİNİ AÇIKLADI
İstanbul’un altyapısının genel olarak iyi durumda olduğunu ve altyapıda bir sorun bulunmadığını belirten Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, kentin yedi tepe üzerine kurulması nedeniyle yüksek ve alçak bölgelerden oluştuğunu hatırlattı. Çelik, İstanbul’da iki temel hata yapıldığını öne sürdü. Bu hatalardan ilkinin dere yataklarındaki yapılaşma olduğunu ifade eden Çelik, dere yataklarının belirlenmesi, bu alanlardaki evlerin boşaltılması ve suyun akışının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
“DERE YATAKLARINDA YAŞAM OLMAMASI LAZIM”
Dere yataklarına yapılan konutların sel riskini artırdığını savunan Fahri Çelik, yağışın olağan düzeyde olduğunu belirterek, "İstanbul'da yapılan iki hata görünüyor. Birinci hata, altyapı yapıldığı zaman ya da evler ve konutlar yapıldığı zaman derelere çok dikkat edilmedi ve dere boyunca evler ve konutlar ve şehirler yapıldı. Bu dere yerlerinin kesinlikle tespit edilmesi lazım ve bu dere yataklarında bulunan evlerin acil bir şekilde boşaltılması ve derelerin önünün açılması lazım. Orada yağan yağmur normal bir yağmurdu. Yani şu anda çok yağmur yağdı diyemeyiz. Doğa güzel bir şekilde yağmurunu yağdırdı, barajlarımızı doldurdu, yer altı suyunu doldurdu. Ama dere yataklarında ev yapıldığı için şu anda böyle bir sıkıntımız var. Dere yataklarında kesinlikle ev yapılmaması lazım, dere yataklarında yaşam olmaması lazım ve dere yatakları özgür bir şekilde akmaları lazım" dedi. Dere yataklarının bilimsel çalışmalarla 15-20 gün içinde belirlenebileceğini söyleyen Çelik, bu tespitlerin rakımlar dikkate alınarak yapılabileceğini ifade etti.
“BİR MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR” UYARISI
İstanbul’un önemine dikkat çeken Çelik, dere yataklarındaki yapılaşmanın kaldırılmasının olası felaketlerin önüne geçilmesi açısından gerekli olduğunu savundu. Çelik, "Dünyanın başkenti hangi şehir diye sorarsanız ben İstanbul derim. İstanbul büyük bir şehirdir, İstanbul güzel, İstanbul medeniyet şehridir ve İstanbul'da bir daha bu sorunlar yaşanmamak isteniyorsa dere yataklarında kesinlikle evleri taşımamız lazım ve nerede dere yatağı geçiyorsa onun önünü açmak lazım. Orası büyük bir felaket olursa Allah korusun bir milyon insan ölebilir. Onun için kesinlikle dere yataklarının önünü açmamız lazım. Bunu unutmamak lazım. Eğer bir dere yatağı bir arabayı taşıyorsa, 20 arabayı taşıyorsa 10 katlı binayı da taşır, 20 katlı binayı da taşır. Onun için biz diyoruz ki dere yataklarından kesinlikle taşınmamız lazım." diye konuştu.
ELEKTRİK TELLERİNİN YER ALTINA ALINMASINA KARŞI ÇIKTI
İstanbul’da gördüğü ikinci hatanın elektrik altyapısı olduğunu belirten Çelik, elektrik tellerinin yer altına alınmaması gerektiğini savundu. Yer altındaki elektrik hatlarının elektrik akımına kapılma riski oluşturabileceğini öne süren Çelik, deprem, sel veya heyelan durumlarında da bu sistemlerin sorun yaratabileceğini ifade etti. Çelik, konuya ilişkin, "İkinci yaptığımız hata da kesinlikle elektrik tellerini yer altına çekmememiz lazım. Yer altına çekilen elektrik telleri hem elektrik akımına kapılma ihtimali olabilir hem de muhtemel bir deprem, sel ya da heyelan olayı olduğu zaman bu elektrik bizim başımıza bela olabilir. Onun için elektrik sistemini eski sistemine göre direklerden çekmek, yer altına çekmek uygun değil. Direklerle üstten çekmek daha uygundur diye düşünüyorum." diyerek uyardı.
YENİ YERLEŞİM ALANLARI OLUŞTURULMASINI ÖNERDİ
İstanbul’daki yerleşim alanlarının toplam alan içindeki oranının yaklaşık yüzde 26-27 olduğunu belirten Fahri Çelik, kalıcı çözüm için yeni yerleşim alanları oluşturulması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin yüzölçümüyle ilgili değerlendirmesinde, ülkenin tamamına iki veya üç katlı evler yapılması halinde oluşacak yerleşim alanının Muş’un yüzölçümüne karşılık geleceğini ifade eden Çelik, insanların dere yataklarından uzak alanlara yerleşebilmesi için yeni bölgelerin kullanıma açılmasını önerdi.
“ORMAN VASFINI KAYBETMİŞ ARAZİLER İMARA AÇILSIN”
Çelik, yeni yerleşim alanları oluşturulması için orman vasfını kaybetmiş arazilerin, meraların ve dağlık, taşlık alanların imara açılması gerektiğini savundu. Bu alanların halkın kullanımına sunulmasının, dere yataklarındaki yerleşimlerden uzaklaşılmasına yardımcı olacağını belirten Çelik, "Şu anda İstanbul'a baktığımız zaman yerleşim alanı yaklaşık yüzde 26-27'ye tekabül ediyor. Türkiye'nin yüzölçümüne baktığımız zaman bütün Türkiye'de şu anda 2 katlı ya da 3 katlı evler yapsak, hepsini yerleştirsek bir Muş alanı yüzölçümüne tekabül eder. Onun için biz diyoruz ki milletimiz, halkımız refah içinde, mutluluk içinde yaşasın diye gerek orman vasfını kaybetmiş yerlerin imara açılması lazım, gerek meraların imara açılması lazım, gerek dağlık, taşlık olan yerlerin devlet tarafından halkımıza imara açılması lazım ki halkımız gitsin orada yerleşsin, dere yatağından çıksın. Çünkü orada bir felaket olursa dere yatağında hem can gider hem mal gider. Onun için devletten ricam, orman vasfını kaybetmiş arazileri ve mera, dağlık ve taşlık alanları halkın hizmetine sunmasıdır" diyerek sözlerini noktaladı.




