İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen LOGISTECH 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 9 Ekim’e kadar sürecek fuarın ilk gününde sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında lojistik sektörünün güncel sorunları, geleceğe yönelik beklentileri ve uluslararası pazarlardaki gelişmelere ilişkin oturumlar düzenlendi. İlk oturumda “Ticaret Bakanlığı Lojistik Sektör Destekleri ve Uluslararası Hizmet Ticaretinin Geliştirilmesine Yönelik Bakanlık Çalışmaları” başlığı ele alındı.

LOJİSTİK HİZMET İHRACATINDA İKİNCİ SIRADA

Oturumda konuşan T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yusuf Karakaş, lojistik sektörünün uluslararası hizmet ticaretindeki konumu ve Bakanlık tarafından sağlanan destek mekanizmaları hakkında bilgi verdi. Karakaş, lojistik sektörünün geçen yıl 42,4 milyar dolarlık hacimle Türkiye’nin hizmet ihracatında turizmin ardından ikinci sırada yer aldığını belirtti. Sektörün küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının önemine dikkat çeken Karakaş, firmaların yurt dışına açılmasına yönelik farklı destek mekanizmalarının bulunduğunu ifade etti.

“FARKLI ALANLARDA DESTEKLERİMİZ VAR”

Bakanlığın lojistik ve taşımacılık sektörüne yönelik desteklerinin farklı başlıklarda uygulandığını belirten Karakaş, “Firmalarımızın yurt dışına açılmasını ve uluslararası pazarlarda daha güçlü hale gelmesini destekliyoruz. Bu kapsamda marka tescil ve koruma giderlerinden pazara giriş belgelerine, yurt dışındaki birimlerden reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine kadar farklı alanlarda desteklerimiz bulunuyor” dedi. Uluslararası fuarlara katılım konusunda da bireysel ve milli katılım destekleri bulunduğunu aktaran Karakaş, Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YLDA) Programı ile küresel lojistik ağların oluşturulmasının, istihdamın desteklenmesinin ve lojistik altyapının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Karakaş, “Bakanlığımız Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YLDA) Programı ile küresel lojistik ağların kurulması, istihdamın desteklenmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi hedefleniyor” diye konuştu.

HEDEF ÜLKELERDE DESTEK ORANI YÜZDE 70

Yurt dışına yönelik ticaret heyetlerinin de Bakanlık tarafından desteklendiğini belirten Karakaş, heyetler kapsamında konaklama, uçak bileti ve B2B görüşmeleri gibi giderlerin desteklendiğini söyledi. Karakaş, hedef ülkelerde bazı destek oranlarının daha yüksek uygulandığını belirterek, “Yurt dışına götürülen heyetler kapsamında konaklama, uçak bileti ve B2B görüşmeleri gibi giderler destekleniyor. Bakanlığımızın belirlediği hedef ülkelerde ise bu destek oranları daha yüksek uygulanıyor. Normal destek oranının yüzde 50 olduğu bazı kalemlerde hedef ülkeler için destek oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor” şeklinde konuştu. 2026 yılı için 60 hedef ülke belirlendiğini aktaran Karakaş, bu ülkelerin Avrupa, Amerika, Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgelerine yayıldığını ifade etti. Karakaş, “Firmalarımızın hangi pazarlara yönelmeleri gerektiği konusunda hedef ülkeler önemli bir yol gösterici niteliğinde” dedi.

Konak’ta meme kanserine karşı bilinçlendirme: Uzman doktorlar kadınlarla buluşuyor
Konak’ta meme kanserine karşı bilinçlendirme: Uzman doktorlar kadınlarla buluşuyor
İçeriği Görüntüle

“PROJE BAŞI DESTEK ORANI 43 MİLYON TL”

Dr. Yusuf Karakaş, lojistik ve taşımacılık sektörüne yönelik 13 farklı destek kalemi bulunduğunu belirtti. Bu kapsamda acente komisyonu, belgelendirme, yurt dışı birim giderleri, reklam, tanıtım ve pazarlama, etkinlik katılımı, iş gücü geliştirme ve uluslararası kuruluşlara üyelik gibi alanlarda destek sağlandığını söyledi. Firmaların ihtiyaç analizi, eğitim, danışmanlık, istihdam, tanıtım ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin de desteklendiğini belirten Karakaş, söz konusu projelerde destek oranının yüzde 75’e, proje başına destek tutarının ise 43 milyon TL’ye kadar çıkabildiğini ifade etti. Desteklerin temel amacının Türk ürünlerinin hedef pazarlara doğru zamanda, doğru noktaya ve rekabetçi maliyetlerle ulaştırılmasını sağlamak olduğunu belirten Karakaş, firmaların uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılmasının da önemli olduğunu vurguladı.

HAVA KARGO ENDÜSTRİSİNİN GELECEĞİ

LOGISTECH kapsamındaki ikinci oturumda ise “Değişen Küresel Dinamikler Karşısında Hava Kargo Endüstrisi: Dijitalleşme, Dayanıklılık ve Geleceğe Bakış” başlığı gündeme geldi. Lufthansa Cargo Türkiye, Romanya ve Moldova Genel Müdürü Hasan Hatipoğlu’nun moderatörlüğündeki oturumda küresel ticaretteki değişimlerin hava kargo sektörüne etkileri değerlendirildi. Dijitalleşmenin sektöre sunduğu fırsatlar, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve hava kargo taşımacılığının geleceği de oturumun başlıkları arasında yer aldı. Oturumda LOJİDER Yönetim Kurulu Üyesi Alp Tuğhan, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Havayolu Çalışma Grubu Başkanı Cenker Ural ile Türk Hava Yolları A.O. İzmir Kargo Müdürü Ozan Belge konuşmacı olarak yer aldı.

SEKTÖR E-TİCARETE EVRİLDİ

Türk Hava Yolları A.O. İzmir Kargo Müdürü Ozan Belge, hava kargo sektöründeki dönüşümün önemli unsurlarından birinin son 15 yılda küresel tedarik zincirlerinin güçlenmesi olduğunu belirtti. Sektörün e-ticaretin gelişmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Belge, “Bizi kalıcı olarak değiştiren en önemli dinamiklerden biri, son 15 yılda dünyada global tedarik zincirinin güçlenmesi oldu. Tedarik zincirinde hava kargo taşımacılığı daha fazla kullanılmaya başladı. Özellikle sektör e-ticarete doğru evrildi. Hava taşımacılığı, global ticaretin önemli bir parçası haline geldi” dedi.

“EN TEMEL DİNAMİĞİMİZ JEOPOLİTİK GELİŞMELER”

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Havayolu Çalışma Grubu Başkanı Cenker Ural, hava kargo sektöründeki dönüşümün temel dinamikleri arasında jeopolitik gelişmeler, e-ticaret ve teknolojinin bulunduğunu söyledi. Jeopolitik gelişmelerin havacılık ve hava kargo sektörüne etkisine değinen Ural, “En temel dinamiğimiz jeopolitik gelişmeler. Savaşlar kimi zaman olumlu, kimi zaman olumsuz etkiler yaratıyor. Ancak havacılık sektörü bundan hep olumlu etkileniyor” diye konuştu. E-ticaretin sektördeki değişimde önemli bir rol üstlendiğini belirten Ural, “İkinci aşamada e-ticaret var. İhtiyaçlar ve beklentiler çok değişti. Küçük paketler bile önemli hale geldi. Tüketicilerin ihtiyaçları çok arttı ve müşteri artık çok daha fazla sorguluyor. E-ticaret bizim için çok önemli” dedi. Teknoloji ve dijitalleşmenin de sektörün geleceğini belirleyen unsurlar arasında olduğunu vurgulayan Ural, “Üçüncü konu teknoloji ve dijitalleşme. Bu alanda çok önemli adımlarımız var. Bu teknolojileri süreçlerimize entegre etmek bizim önceliğimiz” ifadelerini kullandı.

“KENDİMİZİ SÜREKLİ GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

LOJİDER Yönetim Kurulu Üyesi Alp Tuğhan ise lojistik sektörünün değişen koşullara hızlı şekilde uyum sağlayabilmesinin ve alternatif çözümler geliştirmesinin önemine dikkat çekti. Sektörün yalnızca bir ürünün bir noktadan başka bir noktaya taşınmasından ibaret olmadığını belirten Tuğhan, “Kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. Bir ürünü bir yerden bir yere taşımaktan öte, bu ürünü taşırken kullandığımız araçta bir sorun yaşandığında buna hızlıca çözüm üretmek de bizde alternatifli bir zihin yarattı. Şu an bu altyapıyla çalışıyoruz” dedi. Lojistik sektöründe esnek düşünmenin önemine vurgu yapan Tuğhan, “Değiştiremeyeceğimiz tek şey alternatifli çözümler yaratmaktır. Bunun için de esnek düşünebilme donanımına sahip olmak çok önemli” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BÜLTEN