Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan değişimler, grip ve soğuk algınlığı şikayetlerinin daha sık görülmesine neden olmaya başladı. Hastalık döneminde özellikle boğaz ağrısı, öksürük ve burun tıkanıklığı gibi şikayetleri hafifletmek isteyenler ise evde hazırlanabilecek doğal içeceklere yöneldi. Evde kolayca hazırlanabilecek bitki çayları ve etkilerini bilerek tüketmek hem sağlığınıza hem de enerjinize fayda sağlayacaktır. Şikayetinize göre yapabileceğiniz bitki çayları ve etkileri...
Bitki çayları grip ve soğuk algınlığını doğrudan ortadan kaldıran bir tedavi olarak görülmese de sıvı tüketimini artırmak ve bazı şikayetleri hafifletmek amacıyla tercih edilebiliyor. Ihlamur, zencefil, adaçayı, ekinezya, nane-limon ve kuşburnu bu dönemde en çok tercih edilen bitki çayları arasında yer alıyor.
IHLAMURUN ETKİSİ
Soğuk havaların başlamasıyla birlikte evlerde en sık hazırlanan bitki çaylarından biri ıhlamur oluyor. Ihlamur, özellikle boğazın rahatlamasına ve öksürük kaynaklı rahatsızlığın hafiflemesine yardımcı olmak amacıyla tüketiliyor.
Solunumu rahatlatıcı ve balgamın atılmasına destek olabileceği belirtilen ıhlamur, grip ve soğuk algınlığı dönemlerinde sıcak içecek olarak tercih edilebiliyor.
ZENCEFİLİN ETKİSİ
Zencefil çayı da hastalık dönemlerinde tüketilen bitki çayları arasında bulunuyor. Zencefilin boğaz ağrısı ve öksürük gibi şikayetlerin hafiflemesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Taze zencefil dilimleri sıcak suda demlenerek hazırlanabilir. Çayın içerisine bal veya limon eklenecekse içeceğin çok sıcak olmamasına dikkat edilmesi öneriliyor.
ADAÇAYININ ETKİSİ
Adaçayı, özellikle boğaz şikayetleriyle birlikte anılan bitkilerden biri. Çay olarak tüketilmesinin yanı sıra ılık şekilde hazırlanarak gargara amacıyla da kullanılabiliyor.
Adaçayının boğaz salgılarını ve mukozadaki rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Ancak bitkisel ürünlerin aşırı tüketilmemesi ve özel sağlık durumlarında doktora danışılması gerekiyor.
EKİNEZYANIN ETKİSİ
Ekinezya çayı da grip ve soğuk algınlığı dönemlerinde tercih edilen bitkisel içeceklerden biri. Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanılan ekinezya, A, C ve E vitaminleriyle ilişkilendiriliyor.
Ancak ekinezyanın gribi tedavi ettiği düşünülmemeli. Bitki çayları hastalık sırasında tedavinin yerine geçmez.
NANE VE LİMON FERAHLIK SAĞLIYOR
Nane-limon, özellikle burun ve boğaz şikayetlerinin yaşandığı dönemlerde evlerde hazırlanan geleneksel içeceklerden biri olarak öne çıkıyor. Nane ferahlık hissi verirken sıcak içecek tüketimi de boğazın rahatlamasına yardımcı olabiliyor.
Nane-limon aynı zamanda mideyi rahatlatmak amacıyla da tercih edilebiliyor.
KUŞBURNUNUN ETKİSİ
Kuşburnu çayı, içerdiği C vitamini nedeniyle kış aylarında sık tüketilen bitki çayları arasında bulunuyor. Vücut direncini desteklemek amacıyla tercih edilen kuşburnu, sıcak içecek olarak tüketilebiliyor.
MEYAN KÖKÜNÜN ETKİSİ
Meyan kökü, geleneksel olarak öksürük ve ses kısıklığı gibi şikayetlerde kullanılan bitkiler arasında yer alıyor. Çay şeklinde hazırlanarak tüketilebiliyor.
Ancak meyan kökünün herkes için uygun olmadığı ve fazla tüketiminin bazı sağlık sorunlarına yol açabileceği göz önünde bulundurulmalı.
KEKİĞİN ETKİSİ
Kekik çayı da özellikle öksürük ve solunum yolu şikayetlerinde kullanılan bitkisel içecekler arasında bulunuyor. Geleneksel kullanımda bronşları rahatlatmak ve balgamın atılmasına yardımcı olmak amacıyla tercih ediliyor.
MÜRVERİN ETKİSİ
Mürver, geleneksel bitkisel uygulamalarda grip ve soğuk algınlığı dönemlerinde kullanılan bitkilerden biri olarak biliniyor. Terlemeye ve solunum yollarındaki salgıların atılmasına yardımcı olması amacıyla tercih edilebiliyor.
REZENE VE PAPATYA ÇAYININ ETKİSİ
Grip dışında bazı bitki çayları hastalık döneminde ortaya çıkabilen farklı şikayetlerin hafifletilmesi amacıyla da tüketiliyor. Rezene özellikle sindirim sistemini rahatlatmak ve gaz şikayetlerini azaltmak amacıyla kullanılırken, papatya çayı sakinleşmeye ve uykuya geçişe yardımcı olması için tercih ediliyor. Ebegümeci ise geleneksel olarak balgamın atılmasına ve göğsün yumuşamasına yardımcı olması amacıyla kullanılıyor.
Bitki çaylarının hazırlanmasında bitkinin doğrudan uzun süre kaynatılması yerine sıcak suda demlenmesi tercih ediliyor. Yaklaşık 80-90 derece sıcaklıktaki suda hazırlanan bitki çayları, birkaç dakika bekletildikten sonra tüketilebiliyor. Çay ılıdıktan sonra damak tadına göre limon veya bal eklenebiliyor. Özellikle balın çok sıcak içeceğe eklenmemesine dikkat edilmesi gerekiyor.
GRİP DÖNEMİNDE YAPILMASI GEREKENLER
Grip sırasında yalnızca bitki çaylarına güvenmek yerine yeterli sıvı tüketmek ve dinlenmek de önem taşıyor. Su, bitki çayları ve çorba gibi sıvılar günlük sıvı alımına katkı sağlayabiliyor.
Boğaz ağrısı için ılık tuzlu suyla gargara yapılması, burun tıkanıklığında ise ortamın uygun şekilde nemlendirilmesi gibi yöntemler de şikayetlerin hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Grip belirtileri ağırlaştığında, uzun süre devam ettiğinde veya yüksek ateş ve nefes darlığı gibi ciddi şikayetler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Bitkisel çayların ise doktor tarafından önerilen tedavilerin yerine kullanılmaması önem taşıyor. Herhangi bir etkide mutlaka doktora başvurmayı atlamayın.