Günlük yaşamın yoğun temposu, stres ve düzensiz uyku birçok kişinin yorgunluk yaşamasına neden olabiliyor. Ancak dinlenmeye rağmen devam eden halsizlik ve enerji kaybı, vücudun verdiği önemli sinyallerden biri olabiliyor.
Medical Point Gaziantep Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, özellikle uzun süren yorgunluğun bazı hormonal ve metabolik hastalıkların ilk belirtileri arasında yer alabileceğine dikkat çekerek, uzun süre devam eden şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Yorgunluğun toplumda sık görülen ancak çoğu zaman göz ardı edilen şikâyetlerden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli dinlenmeye rağmen devam eden yorgunluğun araştırılması gerektiğini ifade etti.
Çınkır, yoğun çalışma temposu, stres ve uyku düzensizliğinin yorgunluğa yol açabileceğini ancak sürekli halsizlik ve enerji kaybının farklı nedenlerinin de bulunabileceğini belirterek şöyle konuştu: "Yoğun çalışma temposu, stres ve uyku düzensizliği elbette yorgunluğa neden olabilir. Ancak kişi yeterli uyumasına ve dinlenmesine rağmen kendisini sürekli halsiz ve enerjisiz hissediyorsa bu durumun altında farklı bir neden olup olmadığı değerlendirilmelidir. Her yorgunluğu günlük yaşamın yoğunluğuna bağlamamak gerekiyor"
TİROİD HASTALIKLARI VE DİYABET YORGUNLUKLA KENDİNİ GÖSTEREBİLİR
Endokrinolojik hastalıkların bazı durumlarda belirgin şikâyetler ortaya çıkmadan ilerleyebildiğini belirten Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yorgunluğun da bu hastalıklarda görülebilen belirtilerden biri olduğunu söyledi.
Tiroid bezinin çalışma düzeyindeki değişikliklerin enerji seviyesi ve günlük yaşam üzerinde etkili olabileceğini belirten Çınkır, kan şekeri yüksekliğinin de bazı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Uzm. Dr. Çınkır: "Tiroid bezinin az veya fazla çalışması kişinin enerji düzeyini ve günlük yaşamını etkileyebilir. Halsizlik, enerji kaybı, kilo değişiklikleri, üşüme, terleme, çarpıntı ve uyku düzenindeki değişiklikler tiroid fonksiyonlarıyla ilişkili olabilir. Bunun yanında kan şekeri yüksekliği de halsizlik, sık susama ve sık idrara çıkma gibi belirtilerle kendini gösterebilir" dedi.
YORGUNLUĞUN TEK BİR NEDENİ YOK
Yorgunluğun yalnızca hormonal hastalıklarla ilişkilendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Çınkır, farklı sağlık sorunlarının da benzer şikâyetlere neden olabileceğini kaydetti.
Kansızlık, uyku bozuklukları, enfeksiyonlar, beslenme yetersizlikleri ve stresin de yorgunluk ve halsizliğe yol açabileceğini belirten Çınkır, değerlendirme yapılırken kişinin genel sağlık durumunun ve eşlik eden belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Uzm. Dr. Ümit Çınkır: "Yorgunluk tek başına belirli bir hastalığı göstermez. Kansızlık, uyku bozuklukları, enfeksiyonlar, beslenme yetersizlikleri, stres ve başka birçok sağlık sorunu da benzer yakınmalara neden olabilir. Bu nedenle değerlendirme kişinin genel sağlık durumu, şikâyetleri ve eşlik eden belirtileri dikkate alınarak yapılmalıdır" dedi.
VÜCUDUN VERDİĞİ SİNYALLER İHMAL EDİLMEMELİ
Özellikle uzun süre devam eden ve kişinin günlük aktivitelerini etkileyen yorgunluğun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ümit Çınkır, erken değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.
Dinlenmeye rağmen geçmeyen, zaman içerisinde artan veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen yorgunluk şikâyetlerinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Çınkır, muayene ve gerekli görülen tetkiklerle altta yatan nedenin araştırılabileceğini söyledi.
Uzm. Dr. Ümit Çınkır: "Dinlenmeye rağmen geçmeyen, giderek artan veya günlük yaşamı etkileyen yorgunluk şikayeti varsa kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Yapılacak muayene ve gerekli görülen tetkiklerle altta yatan neden araştırılabilir. Önemli olan, vücudun verdiği sinyalleri görmezden gelmemektir" dedi.




