NİHAT AK-EGETELGRAF GAZETESİ/ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 19 yeni il ve 78 yeni ilçe hedefi, Ege’de hareketlilik başlattı. İzmir’de ise geçmişin belde belediyesi, bugünün sanayi merkezi Pınarbaşı, müstakil ilçe olma yolunda yeniden gündemin merkezine yerleşti. Ege Telgraf; MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Pınarbaşı Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Cezmi Çulhaoğlu, Bornova Sanayici ve İş İnsanları Platformu (BORSİAP) Başkanı Metin Aztekin ve yerel yönetimler uzmanı Mehmet Zeki Fidandal’ın değerlendirmeleriyle sürecin siyasi, ekonomik, hukuki ve toplumsal boyutlarını mercek altına aldı.

P I N A R B A Ş I

Aydın’da 5 ilçede elektrik kesintisi! 4 Kasım’da ilçelerde elektrik olmayacak? İşte ilçe ilçe kesinti saatleri
Aydın’da 5 ilçede elektrik kesintisi! 4 Kasım’da ilçelerde elektrik olmayacak? İşte ilçe ilçe kesinti saatleri
İçeriği Görüntüle

‘İRADEMİZİ ORTAYA KOYDUK!’

Pınarbaşı’nın ilçe olması için bir çalışma yaptıklarını vurgulayan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, “Pınarbaşı, İzmir’imizin sanayi, üretim ve istihdam bakımından stratejik öneme sahip bölgelerinden biridir. Geçmişte belde belediyesi olan Pınarbaşı’nın bugün yaklaşık 60 bin gece, 350 bin gündüz nüfusuna ulaşması, 350-400’ün üzerinde orta ve büyük ölçekli sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapması, idari yapısının yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Hemşerilerimizin bu yöndeki güçlü talebini karşılıksız bırakmadık. Pınarbaşı’nın ‘9 Eylül’ adıyla müstakil bir ilçe olması amacıyla kanun teklifi çalışması hazırladık. Bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızın 13 binin üzerindeki imzalı talebini İçişleri Bakanımıza ilettik. Önümüzdeki günlerde Bakanlığa konuyla ilgili resmi müracaatta bulunarak sürecin takipçisi olacağız. Amacımız yalnızca yeni bir idari sınır çizmek değildir. Vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı ulaşmasını, sanayimizin ihtiyaçlarının yerinde karşılanmasını ve bölgemizin gelişme potansiyelinin güçlendirilmesini istiyoruz. Elbette nihai karar ilgili kurumlarımızın değerlendirmeleri ve yasal süreçlerle şekillenecektir. Ancak biz Pınarbaşılı hemşerilerimizin iradesini ortaya koyduk. İzmir’imize yeni bir ilçe kazandırmak için başlattığımız bu çalışmanın kararlılıkla takipçisi olacağız” dedi.

İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu

YENİ BİR VİZYON KAZANDIRACAK!”

Kendi önceliklerinin, vatandaşların kamu hizmetlerine daha kolay ulaşması, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve gelişen yerleşim merkezlerimizin hak ettikleri idari imkânlara kavuşması olduğunu dile getiren Osmanağaoğlu “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ‘100 il, 1000 ilçe’ vizyonu, Türkiye’nin değişen nüfus yapısına, ekonomik gelişimine ve vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine erişim ihtiyaçlarına yönelik önemli bir çalışmadır. Bu kapsamda 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulması öngörülmektedir. Genel Başkanımızın grup toplantısında da bu çalışmanın ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmasını bekliyoruz. Türkiye’nin birçok bölgesinde ekonomik büyüklüğü, nüfusu ve coğrafi konumu itibarıyla mevcut idari statüsünün yeniden değerlendirilmesini gerektiren yerleşim merkezlerimiz bulunmaktadır. Örneğin Muğla’nın Fethiye ilçesi, şehir merkezine uzaklığı ve ulaştığı ekonomik büyüklükle dikkat çekmektedir. Manisa’nın Akhisar ilçesi de benzer şekilde önemli bir üretim ve ticaret merkezidir. İzmir’imizde ise Aliağa ve Bergama gibi gelişmiş ilçelerimizin idari yapılarına ilişkin değerlendirmeler gündeme gelebilecektir. Elbette bu çalışmaların tamamı merkezi idaremizin değerlendirmeleri ve yasal süreçler doğrultusunda şekillenecektir. Henüz kesinleşmiş bir durumdan söz etmiyoruz. Bizim önceliğimiz, vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha kolay ulaşması, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve gelişen yerleşim merkezlerimizin hak ettikleri idari imkânlara kavuşmasıdır. İzmir’imizin ve ülkemizin yararına olacak her çalışmanın takipçisi olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“PINARBAŞI SEVDASI BİZİ BİRLEŞTİRDİ!”

Pınarbaşı’nın ilçe olması konusunda öne çıkan isim Pınarbaşı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Cezmi Çulhaoğlu, “Pınarbaşı’mızın ilçe statüsüne kavuşması yolunda yürüttüğümüz çalışmalara verdiği kıymetli desteklerden dolayı MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekilimiz Sayın Tamer Osmanağaoğlu’na şahsım ve Pınarbaşılı hemşerilerimiz adına gönülden teşekkür ediyorum. Bölgemizin taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıması, 13 bini aşkın hemşerimizin imzalarıyla ortaya koyduğu iradeye sahip çıkması ve ilçe olma sürecinin takipçisi olması bizler için son derece değerlidir. Ben her şeyden önce bir Pınarbaşı sevdalısıyım. Bu topraklarda yaşayan, ekmeğini kazanan, geleceğini burada gören herkesin ortak hayali, Pınarbaşı’nın hak ettiği ilçe statüsüne kavuşmasıdır. Bugün yurttaşlarımızın, esnafımızın, sanayicilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, spor camiamızın ve farklı siyasi görüşlerden hemşerilerimizin aynı hedef etrafında kenetlenmesi tesadüf değildir. Hepsi benim Pınarbaşı’na duyduğum sevgiyi, yıllardır verdiğim mücadeleyi ve bu konudaki kararlılığımı biliyor. Bu nedenle şahsımın etrafında değil, ortak Pınarbaşı sevdamızın etrafında birleşiyoruz. Bizim meselemiz, memleket meselesidir. Geçmişte belediyelik olan Pınarbaşı’nın bugün kendi kendini yönetebilecek güce kavuştuğuna inanıyoruz. Bu mücadelede kimseyi ötekileştirmeden, her görüşten insanımızı kucaklayarak ilerliyoruz. Pınarbaşı’nın geleceğini yine Pınarbaşı sevdalıları, omuz omuza vererek hep birlikte şekillendirecek” diye konuştu.

Pınarbaşı Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkanı Cezmi Çulhaoğlu

“PINARBAŞI KENDİNİ YÖNETMELİ!”

1982 yılına kadar belediye kimliğiyle yönetilen Pınarbaşı’mızın yeniden yerel yönetim gücüne kavuşmasını, bu kez müstakil bir ilçe olmasını istediklerini belirten Başkan Çulhaoğlu, “O dönemde bu döneme Pınarbaşı büyüdü, gelişti, ihtiyaçları çeşitlendi. Çimento fabrikaları, taş ocakları ve beton santrallerinin oluşturduğu çevre sorunlarına çözüm bulunmasını, çocuklarımızın daha sağlıklı bir çevrede büyümesini istiyoruz. Artan nüfusumuza hizmet verecek tam teşekküllü bir hastane, modern okullar, meslek liseleri, spor tesisleri ve kültür merkezleri talep ediyoruz. İmar ve tapu sorunlarımızın çözülmesini, kentsel dönüşümün hızlandırılmasını, kamu hizmetlerinin vatandaşımızın ayağına gelmesini bekliyoruz. Geleneksel festivallerimizi yaşatmak, zeytinliklerimizi, doğal güzelliklerimizi ve kültürel değerlerimizi korumak istiyoruz. Bornova’nın geniş hizmet coğrafyasında Pınarbaşı’nın ihtiyaçlarının yeterince karşılanamadığını düşünüyoruz. Biz ayrıcalık değil, yerinde ve etkin yönetim istiyoruz. İlçe olduğumuzda kendi belediye meclisimizde söz sahibi olmak, mahallelerimizin sorunlarına birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Bu talep yalnızca esnafımızın değil; yurttaşlarımızın, sanayicilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve Pınarbaşı sevdalılarının ortak iradesidir. Pınarbaşı artık kendi geleceğine yön vermelidir. Çünkü biz yalnızca bir ilçe değil, çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Pınarbaşı bırakmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bornova Sanayici Ve İş İnsanları Platformu (Borsi̇ap) Başkanı Metin Aztekin

“TAM DESTEK VERİYORUZ!”

Pınarbaşı’nın ilçe olma sürecine güç katacak çalışmalara destek olacaklarını belirten Bornova Sanayici ve İş İnsanları Platformu (BORSİAP) Başkanı Metin Aztekin, “Pınarbaşı, sanayi gücü, üretim kapasitesi ve istihdama katkısıyla İzmir ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bölgenin ilçe statüsüne kavuşması, ekonomik gelişimini hızlandıracak ve yerel hizmetlerin etkinliğini artıracaktır. Pınarbaşı Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanımız Cezmi Çulhaoğlu’nun bu yöndeki kararlı çalışmalarını gönülden destekliyoruz. BORSİAP olarak sanayicilerimiz ve iş insanlarımızla birlikte bu hedefe katkı sunmaya hazırız. Önümüzdeki günlerde Çulhaoğlu ile birlikte Pınarbaşı’nın ilçe olma sürecine güç katacak önemli çalışmaların startını vereceğiz. Ortak akılla, dayanışmayla ve güçlü bir birliktelikle Pınarbaşı’nın geleceğine sahip çıkacağız” dedi.

Yerel Yönetimler Uzmanı Mehmet Zeki Fidandal,

BİR MALİYETİ VAR

MHP Lideri Bahçeli’nin çıkışının iki açıdan değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yerel Yönetimler Uzmanı Mehmet Zeki Fidandal, “Sayın Devlet Bahçeli'nin 100 il, 1000 ilçe önerisini duyduğumda ilk aklıma gelen şu oldu: Türkiye'nin bugünkü şartlarında gerçekten böyle bir idari yapılanmaya ihtiyaç var mı? Yoksa bu önerinin arkasında, kamuoyuna açıklanan gerekçelerin ötesinde başka siyasi ve toplumsal hesaplar da mı bulunuyor? Nüfus hareketleri, büyükşehirlerin büyümesi, ekonomik faaliyetlerin farklı bölgelere yayılması ve ulaşım imkânlarının gelişmesi, eski idari yapının bazı yerlerde yetersiz kalmasına neden oldu.

Bugün nüfusu yüz binleri aşan, ekonomik hareketliliği birçok il merkezinden daha yüksek olan ilçelerimiz var. Örneğin Alanya, Bandırma, Fethiye, Tarsus, Ereğli ve Lüleburgaz gibi yerleşim yerleri yalnızca bağlı oldukları ilin bir ilçesi olarak değerlendirilemeyecek kadar büyük bir ekonomik ve sosyal merkez haline gelmiş durumda. Ancak işin bir de ekonomik boyutu bulunuyor. Bir ilçenin il yapılması yalnızca tabelasının değişmesi demek değil. Valilik, emniyet, il müdürlükleri, adli teşkilat, kamu binaları, personel, araç, lojman ve diğer idari ihtiyaçlar ortaya çıkacak. Bunların tamamının bir maliyeti var. Bugün kamu harcamalarının, bütçe disiplininin ve kaynak kullanımının bu kadar önemli olduğu bir dönemde, yeni illerin kurulmasının getireceği yükün de hesaplanması gerekir. Zaten kamuda harcamalar bir türlü kontrol altına alınamadı. Belediyelerde ise durum daha vahim. Türkiye'de il olmak, yalnızca idari bir statü kazanmak değildir. Aynı zamanda bir şehrin kimliğinin güçlenmesi, ekonomik beklentilerinin yükselmesi ve siyasi ağırlığının yeniden şekillenmesi anlamına gelir. İl olan bir yerleşimde yeni bir belediye yönetimi, yeni bir belediye meclisi, yeni kamu kurumları ve yeni yönetici kadroları oluşacaktır” dedi.

H A R İ T A A

‘İYİ BİR İDARİ REFORM’

Asıl meselenin önemli olan tarafının siyasi sonuçları olduğunu dile getiren Fidandal, “ İktidar bu öneriyle önümüzde ki seçimleri garantiye mi almak istiyor? Garantisi var mı acaba? Yeni iller kurulmasıyla yeni belediye başkanlıkları, belediye meclisleri ve siyasi temsil alanları ortaya çıkacak. Yeni il teşkilatları ve yerel siyasi örgütlenmeler oluşacak. Siyasi partiler açısından yeni çalışma alanları ve yeni seçmen ilişkileri doğacak. Ayrıca işin bir başka boyutu da milletvekili sayısı ne olacağıdır. Bugün 600 milletvekili var ve vatandaşlarımızın genel kanısı sayının çok olduğu. Bence de fazla. Örneğin ABD nüfusu 337 milyon. Parlamenter sayısı 435 temsilciler meclisi, 100 senato olmak üzere toplam 535. Rusya nüfus 150 milyon, Devlet Duma üye sayısı 450…Kıyaslamaya bakılırsa bizde fazla… Nitekim Sayın Bahçeli de açıklamasında yeni belediyelerin kurulması ve milletvekili dağılımındaki değişikliklerin siyaset alanını genişleteceğini özellikle ifade etti. Bu açıklama, önerinin yalnızca idari bir düzenleme olarak düşünülmediğini gösteriyor. Bence bu konu geniş kesimler tarafından tartışmaya açılmalı ve artıları ve eksileri ile değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra Büyükşehir ve Belediye Kanunları, Belediye Gelirleri, İmar, İhale ve Devlet Memurları kanunları da yeniden ele alınmalıdır. Reformlar her zaman iyi sonuçlar vermez. Ancak iyi bir idari reform, sadece haritayı değiştirmez; vatandaşın hayatını kolaylaştırır” sözleriyle farklı bir değerlendirmede bulundu.

Kaynak: EGETELGRAF